Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·216 syf.··
2021 5. kitabı
"Bu kadınlar yüce birer varlık gibi sevilmesi gereken kadınlardı, birer hizmetçi gibi değil. Bu kadınlar evcil hayvan değildi. Bu kadınlar hizmetkâr da değildi. Ne çekingen, tecrübesiz ne de zayıftı onlar." Kim mi bu kadınlar? Bahsedeyim: Anlatıcımız Van ve 2 arkadaşının keşif için bir araya gelişi, hikâyenin de başlangıcı aslında. Her birinin ortak noktası bilimle uğraşmak olan 3 kafadarın yolu Kadınlar Ülkesi diye anılan bir coğrafyaya düşer. Burası zamanında ordusu olan, gemilerle ticaret yapılan, çift cinsiyetli bir ırkmış. Sonrasında savaşlarla kırılmış, erkeklerin çoğu savaşta ölmüş ve dağların ardına çekilmişler. Dış dünyayla olan tek geçitleri de volkanik bir patlamayla kapanmış. Hiçbir yere kaçamamışlar ve yeni bir yaşam alanı yaratmışlar. Topraklarını sürüp ekmişler. 2 bin yıldır yalnızca kadınların yaşadığı, sadece kız bebeklerinin doğduğu bu ülkede her şey o kadar sıra dışıymış ki, bizim 3 arkadaş da şaşkınlık içindeymiş. Jeoloji, antropoloji, tarih gibi konularda bilgisiz dahi olsalar, astronomi, matematik, fizyoloji konularında olağanüstü yetenekli olan bu kadınların en kutsal gördükleri durum ise ANNELİKMİŞ. İnsan yaratmak olarak gördükleri annelik bu kadınlar için adeta bir dinmiş. Büyüklüğü Hollanda toprakları kadar olan, yaklaşık 3 milyon nüfusu bulunan, evleriyle, ormanlarıyla, sokaklarıyla, -dış dünyaya kapalı olmalarına rağmen - oldukça medeni olan bu ülkede herkes birbirine kardeşçesine o kadar iyi bakıyormuş ki, hastalık denen şeyin adını bile bilmiyorlarmış. Hiç düşmanları yokmuş. Eğitim alanında kusursuz bilgileri sayesinde çocuklar o kadar iyi yetişiyormuş ki, okudukça hayıflanmamak elde değil. Günün sonunda, kadınları sadece dişi varlıklar olarak değil, insan olarak görmeyi öğrenen, 1 yılı aşkın kadınların ülkesinde kalan 3 erkeğin neler
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.··
2021 5. kitabı
Charlotte Perkins Gilman
7.3/10 · 19,8bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2021 4. kitabı
"Hiçbir şeyi unutmak istememiştim ben. Hep hatırlamak, hep hatırlamak! Bellek, o ne güzel, ne müthiş sözcük. Ama bellek, beden yazısı, bedenime kayıtlı ve sınırlı, ne yazık ki, evrenin ve insanın tüm tarihini kapsayamayacak kadar sınırlı!" Işık Ergüden'in, "Hiçbir Şeyi Unutmak İstememiştim Ben" diye başlayan, kitapta da bulunan mektubundan bir alıntıyla başlamak istedim. Bir şeyleri unutmak amacıyla bir araya toplanmış insanların buluştuğu yer Unutma Bahçesi. İmkânı sunan kişi Şeref. Şeref kim mi? Eskiden nükleer santralde mühendis olarak çalışan, varlıklı bir ailenin çocuğu. Unutma çiftliği kurmaya karar verir. Mimari projesini arkadaşı Sadık çizecektir. Amacı: insanların unutma biçimleri üzerine kafa yorması, yeni fikirlerin ortaya çıkması. Zamanla da Unutma Enstitüsü kurarak, dünyanın unutma merkezi olması. Şerif, bu bahçede yaşayacak kişilerin toprağı işleyip nasıl para kazanacağına da kafa yorduğundan, ilk yıllarda adına Unutma Çiftliği demiş. Burada mülkiyet hakkı olmadığını da belirtmeliyim. Sadece yaşam hakkı var. Şeref için bile geçerli olan.❤ Bahçe, karayla bağı kopmamış bir adada. Buraya gelenler, web sitesinden paylaşılan bilgiler doğrultusunda geliyorlar: "Sahibi tarafından yasal düzenlemeler yapılarak, başka insanların kullanımına açılmış bir toprak parçası" olduğu, toplumsal oyunları reddetmiş insanlar oldukları, burada yaşamak isteyenlerin kimliklerinden sıyrılması gerektiği, sözü olup dillendirememiş, eserini yaratıp ortaya çıkaramamış... vs. kişilerin, "toplum içinde kendilerine bir yer edinme çabasına son vermeleri koşuluyla burada var olabilecekleri" belirtiliyor. Yapılmaya çalışılan şey aslında sonuna kadar unutmak ya da unutturmak değil. Başvuruda bulunan kişiler bu bahçeye, geçmişlerine ait "bir şeyleri" unutmaya geliyorlar. Geldikleri gibi
Unutma BahçesiLatife Tekin · Can Yayınları · 2019902 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2021 3. kitabı
Seher... Karlı bir kış günü, "seni gelip alacağım" diyen, ama bir daha hiç görmediği annenin kızı Seher... Yaşarken, öksüz bırakmış babanın kızı Seher... Dedesinin yanında büyümüş, 5 yaşında dedesini kaybedince de, il il gezerek (Seher'in deyimiyle Türkü Türkü Türkiyem dönemi), yakın akrabalarının yanında, hiçbir yere ait olmaksızın -bir resim karesine bile- büyümüş Seher... Üniversite çağında tek başınadır artık. Kendine ait düzenini kurma telaşesinde tanışırlar Kader'le. Yakın dostu olur Seher'in. Kader'in en büyük dileği, günün birinde, birlikte Hristiyanların hac yolu olan Camino de Santiago'ya yürütmektir. Ancak, Kader'in zamansız ölümüyle, bu yolculuğu arkadaşı Ogo'yla ve yolda peşlerine takılan, Şerbet adını verdikleri sevimli mi sevimli köpecikle gerçekleştirir. Aslında Seher, yürüyüşü tamamlayıp, dünyanın sonu olarak tabir edilen yere, Finisterra’ya gitme niyetindedir. Seher, Ogo ve Şerbet sarı okları takip ede ede hedefe ulaşmak için yürüyedururken, Seher'in geçmişe dönük izlerini de terapi seanslarından öğreniyoruz, Nermin Yıldırım'ın gene zekice kurgusuyla. Böylelikle Seher'i daha da içselleştiriyoruz: yürüyüşündeki adımlarına bizim de adımlarımız ekleniyor. Bu adımlara daha kimler katılmıyor ki? Hele Yakup Nasıl da şaşırttın bizi? Kahkahalarla güldüm şaşkınlığım arasında... Ogo zaten unutamayacağım bir adam oldu.❤ Herkesin hayatında bir Ogo olmalı dedirten cinsinden bir adam hem de.❤ Satırların arasında politik eleştirilerin olduğu da bir kitap Ev. Kadın cinayetleri, tecavüzleri, mülteciler... vb. konulara da göz kırpıyor. Belleğimizi dün bugün kavramlarındaki geçişlerle şöyle bir yokluyor. Seher'in derdini dinlerken, ekrandaki bir bot görseli, bize mültecilerin unutulmaması gereken dramını tekrar hatırlatıyor mesela. Ya Kader'in ölümü? Yok yok,
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma