"Louis-Ferdinand Céline yirminci yüzyıl Fransız edebiyatının önde gelen yenilikçilerinden. Öfkeli ve dağınık üslubuyla dürüstlük, güzellik ve her türlü değerden yoksun dünyaları kasvetli bir hava içinde betimlemede usta bir yazar.
"1 Temmuz 1961), Fransız yazar ve doktor. Céline, yazarın büyükannesinin ismidir. Yeni yazı tarzı ile Fransız ve Dünya edebiyatını geliştirmiştir. 20. yüzyılın en etkili yazarlarından biri olarak kabul edilir."
Umutsuzluk, ahlak dışılık, şiddet ve pornografik öğelerle dolu yapıtlarında dünyaya ve insanlara duyduğu öfkesi her satırda hissedilir."
Kahramanı Ferdinand Bardamu aracılığıyla savaşın anlamsızlığını, sömürünün dehşetini, insanın kendi varlığı karşısındaki şaşkınlığını anlatır. Céline'in dili sert, doğrudan ve sarsıcıdır. Cümleleri kısa, ritmik ve duygusal bir yoğunluk taşır.
"Bir ara benimsediği Yahudi karşıtı tutumu ve Nazilerle işbirliği yaptığı için cezaevinde kalması 1930’lardaki saygınlığını azaltmıştır azaltmasına ama bu durum Céline’in pek de umurunda değildir zaten.
"Louis-Ferdinand Céline, Yahudiler arasında ayrım yapılmasına da karşı çıkmaktaydı. Her ne kadar yer yer hedefinde sermayeyi, daha doğrusu gücü elinde tuttuğuna inandığı Yahudiler varmış gibi gösterse de, niyetinin bu olmadığı başka satırlarına yansıyacaktı: “Her Yahudi şeytanın altınlarının bir görevlisidir. Büyük ya da küçük Yahudi! Hiçbir ayrım yok!”
“Edebiyatla tıp arasında seçebilecek olsaydım tıbbı seçerdim” diyen ve bu sözleri ile on yıllar sonra Türkçe çevirmeni Yiğit Bener tarafından “hekimliğinden vazgeçemeyen bir yazar” olarak nitelenecek Céline, bu yönünü Naziler gibi bir “ırk hijyencisi” olarak da"
Fransa, 1,750,000 maktul verdi. Büyük Harp’te ölen Fransız Yahudileri ise 1350 kişiden ibarettir. Demek ki harpte 1300 Fransız ölüsüne mukabil 1