Ben bir hayalperestim; gerçek yaşamla bağım o kadar az ki, bunun gibi, şimdiki gibi çok nadide saydığım anları düşlerimde yine yaşamadan edemem. Bütün akşam sizi düşleyeceğim, bütün hafta, bütün yıl.
İlk defa o zaman sana yürekten saygı duymuştum. Gönlümün derinliklerinde yaşayan o canı, haddini bilmez bir şekilde bulma azmini gösterdiğin için. Kalbimi yarıp ılık ılık akan o kanı içmeye niyetlendiğin için. O zamanlar henüz yaşıyordum. Ölmek istemiyordum. O yüzden "Başka bir güne" diye söz verdim ve isteğini reddettim. Şimdiyse kendi elimle kendi kalbimi yarıp çıkan kanı senin yüzüne bulaştırmaya çalışıyorum. Kalbimin atışları durduğunda senin gönlünde yeni bir can doğarsa içim rahat edecek.
Gerçeği söylemek gerekirse o sırada, ne yapmam gerektiğine dair kafamın çok karışık olduğu bir noktadaydım. İnsanların arasında bu şekilde bir mumya gibi kalıp var olmaya devam etsem mi, yoksa... O anki hâlimle "yoksa" kısmını içimden her tekrar edişimde ürperiyordum. Doludizgin uçurumun dibine kadar gidip birdenbire dibi görünmeyen o vadiye bakakalan biri gibi. Korkaktım.