Bir insanı kendisi için yetiştirmek yerine, başkaları için yetiştirmek istendiğinde ne yapmalı? O zaman uyuşma olanaksızdır. Doğayla ya da toplumsal kurumlarla savaşmak zorunda kalındığında, bir insan ya da bir yurttaş oluşturma arasında bir seçim yapmak gerekir: Çünkü ikisini aynı zamanda oluşturamayız.
İnsan büyük ve güçlü doğsaydı, boyunun ve gücünün, bunları kullanmayı öğreninceye kadar ona bir yararı olmazdı. Bunlar, başkalarının ona yardım etmeyi düşünmesini engelleyerek, onun için zararlı olurlardı ve o, kendi kendine bırakılmış olarak, gereksinimlerini öğrenmeden önce sefaletten ölürdü. Çocukluk durumundan yakınılıyor; ama eğer insan çocuk olarak yaşama başlamasadyı, insan ırkı yok olurdu.
Ben geçmişimdeki bir sebepten ötürü insanlara şüpheyle yaklaşıyorum. Bu yüzden aslına bakarsan senden de şüpheleniyorum. Ama insanlar arasında istisnasın, bir tek senden şüphelenmek istemiyorum. Sen şüphelenmemi gerektirmeyecek kadar safsın. Ölmeden önce tek bir kişiye olsun güvenmek isterdim. Sen o tek bir kişi olabilir misin? Bunu benim için yapar mısın? Dürüstlüğün ta yüreğinden mi?
"...Ancak hâlâ intikamımı almış değilim. Şöyle bir düşününce, aslında bireysel intikamın çok üstünde bir şey yaptığım sonucuna varıyorum. Yalnızca onlardan nefret etmiyorum; onların temsil ettiği insanoğlu denilen varlıktan, tamamından nefret etmeyi öğrendim. Bu da yeter de artar sanırım."
Teselli edecek tek bir laf bile edemedim.
Vaktiyle bir insanın önünde diz çöktüğün gerçeğinin hatırası, zamanla o insana tepeden bakmaya yöneltir kişiyi. Ben ileride senden böyle bir hakaret görmemek adına şu an gösterdiğin bu hürmeti reddediyorum. Hâlihazırdaki yalnızlığıma dayanmayı, sonradan çok daha ağır olacak yalnızlığıma dayanmaya tercih ediyorum. Özgürlük, bağımsızlık ve bencillikle dolu bu devirde doğmanın bedelini yalnızlıkla ödüyoruz.