Ama Hibbard Amerika'nın aydınlık karşıtı fundamentalizm eğilimi ve kültizm bağımlılığında ilk günah bezirganı değildi,ne yazık ki sonuncusu da olmayacaktı.
"Bu çok eski,ama gene de etkili bir hiledir: Öbür adamın işi çaktığını gördüğün zaman, yalancı olduğunu kabul ederek dürüstmüş gibi gözükme umuduyla yalan söylediğini itiraf etmek."
"Sen kendi ülkenin vicdan esnekliğini yabana atma.Petrol ambargosundan bu yana oldukça belirgin bir dönüş yaptılar.Amerika'nın onur kavramı,kalorifere duyduğun ihtiyacın yoğunluğuna göre değişir.Bir Amerikalı'nın en tipik yanı, cesaretinin ve fedakarlığının kısacık süreler için geçerli olmasıdır.Bu yüzden savaşta iyidirler de, Barış sorumluluğunu taşımakta yetersizdirler.Tehlikeye dayanıklı olmakla birlikte, rahatsızlığa dayanıklı değildirler. Sivrisinekleri öldürmek için kendi havalarını zehirler,elektrikli ekmek dilimleme aletleriyle de enerji kaynaklarını tüketirler. Unutma ki Vietnam'daki askerler hiçbir zaman Coca Cola'sız bırakılmadı.
Günümüzde yerkürenin bütünü bir panaptikon durumuna doğru gelişme gösteriyor.Panoptikonun dışı diye bir şey mevcut değil .Bir topyekünlük söz konusu.İçerisini dışarıdan ayıran bir duvar yok .Kendilerini özgürlük alanları olarak sunan Google ve sosyal ağlar panoptik biçimlere bürünüyorlar.Bugün gözetleme,genelleme sanıldığı şekliyle özgürlüğe saldırı şeklinde gerçekleşmiyor.İnsanlar kendilerini daha ziyade gönüllü olarak teslim ediyor panoptik bakışa.Kendilerini soyarak ve teşhir ederek dijital panoptikonun oluşuna bilerek katkıda bulunuyorlar.Dijital panoptikondaki mahkûm aynı zamanda hem kurban hem faildir.Özgürlüğün diyalektiği işte budur.Özgürlüğün kontrol olduğu ortaya çıkıyor.
(Panoptikon metaforu, İngiliz filozof ve sosyal teorisyen Jeremy Bentham tarafından 18. yüzyılda tasarlanan bir gözetim modeline dayanıyor. Model, merkezi bir kulede bulunan bir gözetmenin, etrafında dairesel olarak düzenlenmiş hücrelerdeki mahkumları sürekli olarak gözlemlemesine dayanıyor.)