2/10
·176 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 12:41
Hayatım boyunca okuduğum en çok tekrara düşen eserlerden biri oldu. Kitabı okuma kulübümüzle birlikte okuduğumuz için, sorumluluk bilinciyle sonuna kadar sürdürebildim. Aslında 10 sayfada rahatlıkla anlatılabilecek bir konu, ne yazık ki 170 sayfaya yayılmış. "Bağımlılık" gibi son derece önemli ve derinlikli bir konunun bu denli kısır bir döngü içinde işlenmesi beni gerçekten çok yordu. Kitap boyunca sürekli aynı cümleler kurulmuş, aynı örnekler verilmiş. Başlıklar her ne kadar farklı görünse de altındaki içerik hep aynı kalıyor.
Bir Kereden Bir Şey OlurAhmet Yılmaz · Cezve Kitap · 202633 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:45
ABI COK IYI GERCEKTEN COK IYI ben abi ya kitabi yaaa bizden gecti gencler eglensin diye basladim ve sifir saka ilk 300 sayfada sadece bir bucuk kere oha demisimdir. sonra son 170 ish sayfada oyle bi sardi ki altima sictim resmen yazar su elinde alevli kalemle sekilde yazan gif var ya ona donusmus sifir saka. ikinci kitabi hmn okumam biraz zaman gecer ama july okucagim ilk kitap ikinci kitap. alakasiz ama rowan hallenmeler bagirtti hmmmmmm haberdar edersin canim
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024970 okunma
Reklam
Şimal'e Doğru ☆
7/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 76. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:41
Oğuz Yılmaz'ın Şimal Yıldızı adlı eseri, kıyamet sonrası bir dünyada umudu, direnişi ve insan olmanın anlamını sorgulayan etkileyici bir kurgu sunuyor. Toza dönüşmüş bir dünyanın gerisinde kalan insanların yaşadığı bu hikâyede; acı, nefret, sevinç ve mutluluk gibi insana ait tüm duyguların hafızalardan silinmeye çalışıldığı, yerlerine ise sistemin şekillendirdiği ruhsuz bedenlerin bırakıldığı bir düzen anlatılıyor. Kitap boyunca en çok etkilendiğim noktalardan biri, Şimal'in Leke'yi yalnızca bir deney olarak kullanması ve sevgiyi bu kadar basite indirgemesiydi. Leke'nin yaşadığı hayal kırıklığı ve gerçekleri bu şekilde öğrenmesi gerçekten içimi burktu. Onun çektiği acıyı zaman zaman kalbimde hissettim. Leke'nin yolculuğunda ona eşlik eden Gölge'ye duyduğu bağlılık, ona "kızım" diye seslenişi, birlikte umut etmeleri ve tüm zorluklara rağmen başarmaları ise kitabın benim için en özel ve en dokunaklı bölümleriydi. Hikâyenin karanlık atmosferi içinde bu bağ, okuyucuya umut ışığı sunuyor. Küçük bir eleştiri yapacak olursam, kitabın yaklaşık ilk 170 sayfası yoğun benzetmeler ve yabancı sözcüklerin fazlalığı nedeniyle benim için biraz yorucuydu. Bu durum zaman zaman anlatımı karmaşık hale getirdi ve hikâyenin asıl can alıcı noktalarına ulaşana kadar sayfaları çevirmekte zorlandım. Ancak sonrasında anlatımın akıcılığı artıyor ve kurgu kendini çok daha güçlü hissettiriyor. Her şeye rağmen büyük bir emek ve özenle hazırlanmış bir eser olduğunu düşünüyorum. Güçlü betimlemeleri, merak uyandıran atmosferi ve verdiği mesajlarla okuru düşündüren, etkileyici bir kitap oldu benim için. Elbette efendim , tavsiyedir .. ♡ Oğuz Yılmaz Şimal Yıldızı
İnceleme
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202647 okunma
10/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:05
Şehmus Diken, Mehmed Uzun için, "Hayat, düşler ve sözler; onun Dicle'ye Yakarış'ında dörtnala giden rahvan atlar gibidir. Bir kez sayfalarının arasında koşturmaya başladılar mı durdurabilene aşk olsun," der. Okuduğum her eserinden sonra bu sözün o derin etkileyiciliğini daha iyi anlıyorum. Ruhun Gökkuşağı Mehmed Uzun'un otobiyografik anlatı türünde yazmış olduğu, yazarla henüz tanışmamış olanların yazarı ve eserlerini daha iyi anlaması için tavsiye edebileceğim en uygun eser. Mehmed Uzun; çocukluğundan başlayarak yaşamış olduğu baskıları, dışlanmışlığı, ezilmişliği, haksızlığı, unutturulmuş olan kültürünün ve dilinin tarihini gün yüzüne çıkarmak için bu zorluklarla nasıl boğuştuğunu ve bu kitabında da özgün edebi bir dille yaratmış olduğu eserlerle bunlarla nasıl mücadele ettiğini anlatıyor. Yasaklı dil, yasaklı roman, yasaklı yazar... Ve bu yasaklara kendi ana diliyle yaratmış olduğu eserlerle başkaldıran bir isim. Üstelik sürgünün yaratmış olduğu zorluk ve karamsarlığa rağmen. Son olarak kitabın isminden de yola çıkarak gökkuşağının farklı renklerle oluşturduğu o güzellik gibi farklı dil, din ve kültürlerin de hayatımızı daha güzel ve anlamlı kılacağını düşünüyorum. Dünyaya bu bakış açısıyla baktığımızda eminim ki hayat daha yaşanılır bir hale gelecek... Keyifli okumalar :)
Edebiyat
Ruhun GökkuşağıMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 2013907 okunma
Hûrgilî 1
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2026 83. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 10:05
"min hest pê kir ku trên dê her tim wek alaveke biyanî û bidestneketî bo me bimîne" (170). Weşanxaneya ciwan Pall Weşan, ji roja ewil ta îro karekî pak û paqij kiriye, gelek berhemên bi qîmet çap kiriye. Li gel çîrok, roman, helbest, rojnivîsk û teoriyê îcar dest bi çapkirina xebatên kolektîf kiriye, di bin navê "Hûrgilî"yê da. Heta niha bi vî awayî du heb berhem çap kirine, edîtorê weşanxaneyê wer tîne ziman ku ew dixwazin ji pirtûkên bi vî rengî koleksîyonekî çêbikin, Trêna li Stasyona Xwe Digere berhema ewil a vê koleksîyonê ye. Ji navê xwe jî diyar e, mijara pirtûkê "trên" e. Ji bo vê xebatê 17 nivîskaran zendên xwe badane, her yekî li ser "trên"ê metneke serkeftî amade kiriye. Nivîs giş ne yek cure ne, teorî heye, bîranîn heye, çîrokên hûnandî hene.. û li gel zaravayê kurmancî, bi zaravayê soranî û zazakî jî du metnan di berhemê da cihê xwe girtine. Bi vî awayî hem ji aliyê naverokê ve hem jî ji aliyê teşeyê ve xebateke têr û tije derketiye holê. Heta çûyîna zanîngehê jî min qet ne trên ne jî rêya hesinî dîtibû. Behsa trênê her tim du tişt dianî bîra min: fîlmên Yilmaz Guney û pirtûka Antranik Dzarugyan. Wekî din wateyeke wê tune bû bo min. Lêbelê vê berhemê wisa kir ku ez bi çavekî din li trênê binêrim, bi awayekî cidî li ser vê alava hesinî û li ser hebûna wê ya li welatê xwe bifikirim. Di destpêka berhemê da em bîranîneke Nûredîn Zaza dixwînin ku ew çawa ji trênê reviyaye. Piştre Rohat Alakom ji me ra behsa xeta trênê ya li Kurdistanê dike ku ji aliyê Skandînaviyan ve hatiye çêkirin. Ev nivîs agahiyên balkêş dide mirov, ji bo min metneke sûdwer bû ya rastî. Nivîsa sêyem jî ya mamoste Serdar Şengul e. Ji ber ku ez mamoste nas dikim û xebatên wî ji nêz ve dişopînim, min bi meraq dest pê kir û bi kêfxweşî qedand metna wî û gelekî jê hez kir. Mamoste Serdar behsa
Trêna li Stasyona Xwe DigereKolektif · Pall Weşan · 202410 okunma
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:00
Belçikalı tarihçi Henri Pirenne bu kitapta, Ortaçağ Avrupa şehirlerini siyasi, dini, iktisadi, idari ve sosyal açıdan incelemiş. Kitap 170 sayfalık olması sebebiyle kolay okunabilir ve aynı zamanda yüzeysel. Kitap, Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra deniz ticaretinin sekteye uğraması ve Avrupa'nın karasal bir tarım ekonomisine dönmesiyle beraber kıta şehirlerinin aldığı şekli tasvir etmektedir. Bu tasvirler yazarın Belçikalı olmasından ötürü daha çok Batı Avrupa şehirlerini kapsamaktadır. Ortaçağ Avrupa dünyasına ve şehirlerine ilgi duyanların okuyabileceği bir kitap.
Orta Çağ ŞehirleriHenri Pirenne · Dorlion Yayınları · 2022223 okunma
Reklam
Reklam