Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami
Gerçekten çok akıl almaz bir romandı. İlk başları aşırı eğlenceliydi, özellikle bir adamın kadın kılığına girerek sevdiği kızla iletişim kurması ve örgü nakış öğrenmesi o zamanlarda nasıl aklınıza geldiyse aşırı tatlı bir şey. Sanki koreliler bu fikirleri Şemseddin abiden çalmışlar gibi (espiri yapıyorum). Ama sonrasında roman insanı saçma sapan bir yere soktu, hem Fitnat'ın evlendiği kişinin aslında babası olması hemde Talat'ın Fitnat'ın öldüğünü öğrenince yataklara düşüp aynı şekilde ölmesi, yani aslında ortada dramatikleştirecek bir şey yokken ikisi de aniden büyük bir engel yaşamış gibi ölmeye karar vermişler. Ancak tabii ki bu çok eski bir roman hatta Türk edebiyatının ilk eseri, o yüzden bu tarz ani olay gelişimleri yazılabilir, yılına göre çok tatlı ve gençleri yormayacak bir kitap. Ben bunu lisede edebiyat sınavı için okumuştum, bence o yaşta ki herkesin hayatında bir kez olsun okuması gereken romanlardan biri, en azından gençleri Türk edebiyatı klasiklerine çekebilecek bir eser.
(SPOİLER !!!!)
Bu kitabı sınıftan bir dostum vermişti. Başta sıkılarak okusam bile sonlara doğru nefesimi tutarak okuduğum bir kitap oldu. Bu kitap da Oyun’a benziyor aslında biraz hatta bayağı benziyor hem kılık değiştirerek birbirleriyle bir araya gelmeleri olsun hem ilk görüşte aşık olmaları olsun bu kitabı okuyan kesinlikle oyun’u okusun kısa,tadında biten bir kitap asla sıkmaz bir oturuşta okursunuz bu kitaba dönecek olursam kitap öyle bir ters köşe yaptı ki sonda gözlerim yuvalarından fırladı tek saçma bulduğum şey talatın kılık değiştirip fitnatın yanına gittiğinde sesinden vs. Erkek olduğunu anlamaması biraz garipti onun dışında bu kitap da kötü sonlu bitti herkesin tek tek ölmesi beni çok üzdü fakat diğer kitaplarım bittiğinde günün birinde mutlaka buna döneceğim Şemseddin SamiTaaşşuk-ı Talat ve FitnatEren Çelik
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami
Roman insanlığın henüz masum zamanlarında, Osmanlının sonlarında, İstanbul'da geçmektedir. Roman'a, günün sosyal ve kültürel yapısını tanıtarak bizim yolculuk ettiğimiz zamana götüren yazarımız kahramanlarımızla empati yapmanın yanısıra dönemin kimliğine de ışık tutmuş oluyor. Geçmiş yüzyılın genç kızlarının masumane tavırlarını ele alırken günümüzde olduğu gibi salt bir feminizme yönelecek kadar alçalmıyor. Velhasıl o günün sosyal sorunlarını ele alarak görücü usulü ve gönül rızası olmayan evliliklerin Nasıl faciaları doğurabileceğine ayna tutuyor yazarımız. Fitnat'a sevdalanan Talat'ın onun aşkı için kadın kılığına girip Fitnat'la yakından hasbihal etmesi ve devamında serüvenlerin hüsrana doğru aldığı yolu ustaca işlerken birbirlerine olan sadakatlerinden hiçbir şey kaybetmezler. Galiba edebeyiyatımızın çıkış noktasının genel sorunu; sosyal sıkıntılar, acı dolu yaşamlar, eskiden kurtulma veyahut bir geçiş ve elbette etkileyicilik. İşte Talat'ın Fitnat'a Taaşşuk'u ancak usta bir kalemin elinden yoğrularak çarpıcı olabilirdi.
Bu hikâyede; aşkları hüsranla biten iki sevdalı gence mi, yoksa kaderin yüzüne bir türlü gülmediği Ali Bey’e mi üzüleyim bilemedim.
Hele nakış hocası… Kardeşim sen niye üstüne vazife olmayan işlere karışıyorsun dersini ver paranı al. #Çöpçatanteyzelerkapatılsın!
Şemseddin Sami ‘nin, edebiyat derslerimizden aşina olduğumuz ve "ilk Türk romanı" olarak bildiğimiz Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat eseri; yazıldığı dönem ve şartlar göz önüne alındığında, devrin insanlarının yaşadığı zorluklara ve aşklarının ne denli muazzam olduğuna tanıklık etmenizi sağlıyor. Kitabı değerlendirirken günümüz eserleriyle kıyaslamamak gerektiğini düşünüyorum.
Bir makale yazdığınızda ertesi sabah Fizan’a sürülme haberinizin gelmesinin muhtemel olduğu bir zamanda, böyle bir eser ortaya koymak gerçekten takdireşayan bir durum. :)
Fitnat ile Talat
Fitnat, dünyaya geldiğinde henüz annesini tanıyacak yaşa gelmeden onu kaybetmiştir. Annesinin sonradan evlendiği üvey babası (Hacı Mustafa) ve yetişmesinde emeği olan Emine Hanım ile yaşamaktadır. Tütün işiyle uğraşan üvey babası, dönemin dar ahlak yargılarına dayanarak bir kadının evden dışarı çıkmaması gerektiğini düşündüğü için Fitnat’ın 15 yaşına kadar dış dünyayı görmesine asla izin vermemiştir.
Kader; babasının dükkânından tütün almaya gelen Talat Bey ile Fitnat’ın göz göze gelmesiyle, her ikisinin de dünyasında aşk ateşinin tutuşmasına sebep olur. Talat Bey, 19 yaşlarında genç bir delikanlıdır. Babası o küçükken vefat etmiş olsa da annesi Saliha Hanım sayesinde güzel bir terbiye ve eğitim almıştır.
Fitnat Hanım’ı görmesiyle başlayan bu serüvende; iki tarafın da imkânsızlıklar içinde birbirleri için yaptıkları fedakârlıkları ve duydukları sadakati gördükçe etkilenmemek elde değil. Bir de Ali Bey var ki; çektiği derdin terazide bir karşılığı olamaz...
Severek ama büyük bir
Açıkcası o dönemin evlilik kültürünü her ne kadar doğru bulmuyor olsam da kitabı çok beğendim.
Tabi ara ara sinir krizi geçirdiğim yerler de oldu
Ama Talat'ın annesinin ve babasının anlatıldığı kısım beni o kadar etkilemişti ki Talat'ın hikayesinin de öyle olacağını ve klasik bir şekilde mutlu sonla biteceğini beklerken bambaşka, okuyucuyu resmen şoka uğratacak şeylerin yaşanması...
Sonlara doğru Yok artık dedirten bir hayat hikayesi
Sonunda çok üzülmüştüm hiç beklenmedik bir sonla karşılaştım.
Fitnatı kandırıp ,zorla nişanlamaları ve o adamın babası çıkması kısmı ayrı bi mide bulandırıcıydı bu arada. Zaten kitabın işlendiği dönem çok kötü kadınlara değer verilmemesi, isteyen kişinin kim olduğuna, kaç yaşında olduğuna bakılmadan eşya gibi verilmesi...
Sinir bozuyor evet.
Ama değişikti yani başka bir dünyaya gidip geldim.
Ve bazı kısımları etkileyiciydi o zamanların tek güzel yönü gerçek sevginin var olduğunu ve gerçek sevginin insana neler yaptırabilrceğini anlatıyor. Şemseddin Sami
Edebiyatımızın ilklerinden biridir ve şahane bir eserdir herkesin okumasını isterim kısaca kitabın konusunu anlatmak gerekirse: Şemseddin Sami Talat ve Fitnat’ın hikâyesi sadece bir aşk değil; geleneklerin, suskunlukların ve toplum baskısının arasında ezilen iki masum kalbin trajedisi.
Fitnat, kendi kaderine yön veremeyen ama içinde sevgiyle dolu bir genç kız; Tal’at ise aşkına sahip çıkmaya çalışan bir yürek.
Ancak dönemin katı kuralları, onların yollarını ayırır ve sonunda gerçeği en acı biçimde öğrenen Tal’at’ın kalbi dayanamaz.
Şemsettin Sami, bu eserde hem bir dönemin kadınlarını hem de susturulmuş duyguları anlatır.