18. yüzyılda hüküm süren Osmanlı padişahlarından Üçüncu Mustafa, İstanbul'da üç cami yaptırmış olmasına rağmen hiçbirine adını verememiş olan şanssız bir hükümdardı.
Üsküdar'daki Ayazma, Láleli ve bugünkü Fatih Camileri Üçüncü Mustafa tarafından inşa ettirilmişti ama çeşitli sebepler yüzünden hep başka isimler aldılar.
Üçüncü Mustafa, Osmanlı tarihinin en şanssız padişahlarındandı. Onun iktidarında, 1768'de başlayıp altı sene devam eden Rus savaşında imparatorluğun büyük bir mağlubiyete uğramasının yanısıra, padişahın işleri kültürel alanlarda ve günlük hayatta da rast gitmemişti. Birçok hükümdar tek bir cami bile yaptırmazken Üçüncü Mustafa üç cami inşa ettirmiş ama hiç birine adını vermeyi başaramamıştı.
Padişahlar savaşlarda kazandıkları zaferlerin yanısıra arkalarında bıraktıkları mimari eserlerle de isimlerini ölümsüzleştirmişlerdi. Meselá, Süleymaniye ve Fatih camileri, iki muzaffer padişahın eseriydi.
Osmanlı tahtına 1757'de çıkan Üçüncü Mustafa, 29 Mart 1758'de, annesi Mihrişah Emine Sultan ile ağabeyi Şehzade Süleyman'ın hatırasına Üsküdar'da bir cami inşa ettirmeye başladı. Salacak sırtlarında Ayazma Sarayı'nın bulunduğu yere yaptırılan cami 1761 Ocak'ında bitirildi. Giriş kapısındaki tarih manzumesi dönemin sadrazamı ve Osmanlı edebiyat tarihinin de önemli isimlerinden olan Ragıb Mehmed Paşa'ya, kitabe ise dönemin şeyhülislamı ve ünlü hattatı olan Veliyüddin Efendi'ya aitti.
Herşey güzel gitmiş, inşaat başarıyla tamamlanmıştı ama cami, yaptıran padişahın adı ile değil, yaptırıldığı yerde bulunan ve Ortodokslar tarafından kutsal sayılan sudan dolayı ‘Ayazma’ adıyla anıldı.
Üsküdar'daki inşaat devam ederken, Üçüncü Mustafa bir başka caminin inşaatını başlattı. Yeni cami, o dönem İstanbul'unun en işlek yerlerinden olan Láleli'de yapılıyordu ve 1759'da