Büyük tüccâr ve sarrâfların, gayrimüslimlerden oldukları, Müslümanların yalnız askerlik ve idare alanını seçtikleri savı yanlıştır ve burada düzeltmek gerekir. Bu sav, 18. yüzyıldan sonraki bir gelişmeyi, geçmiş yüzyıllara aktarmaktan doğmaktadır. Kesinlikle söylenebilir ki, 18. yüzyıla kadar bu alanlarda Müslümanlar gayrimüslimler kadar, hatta onlardan çok aktif ve kalabalık idiler. Müslüman tüccârın 16. ve 17. yüzyılda, Avrupa'da dahi doğrudan doğruya ticarî yatırımlarda bulunduğu bir gerçektir. Fakat Batı ile ilişkilerde Yahudiler, Ermeniler ve diğer gayrimüslimler, kuşkusuz daha kalabalık ve aktif idiler. Onların sonraları imparatorluk ekonomisinde üstün duruma gelmesi olgusu ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğu ile ticaretinin önemini kaybetmesi ve Batı ile ticâretin üstün hale gelmesi arasında kesin bir ilişki vardır.