Ve zamanı geldiğinde, - Rabbin sana (kalbindekini) verecek, seni hoşnut kılacak.." - Duha Sûresi Ayet/5 18.06.2026
Erken Cumhuriyet rejimi döneminin ulus-devlet inşa süreçlerindeki milletleri homojenleştirme pratikleri, uzun yıllar süren kültürel inkâr politikaları ve özellikle 1984 sonrasındaki sıcak çatışma sarmalı, tüm devlet mekanizmasının tek bir amaca kilitlendiği bir "beka" anlatısını çok güçlü şekilde besledi. Cumhuriyet elitlerinin en büyük yapısal korkusu, ülkede bir sosyalist devrim olmasıydı. Erken Cumhuriyet'in temel iktisadi misyonu bir "milli burjuvazi" yaratmaktı. Bunun ana yakıtı da 1915 tehciri ve 1923 mübadelesinden kalan gayrimüslim mülkleriydi (Emval-i Metruke). 1942'deki Varlık Vergisi de bu sermaye transferinin zirve noktasıydı. Eğer Türkiye Sovyet blokuna dahil olsaydı ya da içeride bir sosyalist dönüşüm yaşansaydı, özel mülkiyet tasfiye edilecek, kamulaştırma yapılacak ve o mülklerin üzerine oturan yeni zengin yerli burjuvazi yok olacaktı. Dolayısıyla antikomünizm, vatan savunmasından ziyade bir sınıfsal mülkiyet savunmasıydı. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı boyunca izlediği "aktif tarafsızlık" politikasının Nazi Almanyası ile olan ekonomik ve diplomatik işbirliği boyutu tarihsel bir vakadır. Krom Ticareti ve 1941 Paktı: Türkiye, Nazi Almanyası'nın savaş sanayisi için hayati olan kromu Almanya'ya satmaya devam etti (Clodius Anlaşması). Hatta Barbarossa Harekatı'ndan sadece birkaç gün önce, 18 Haziran 1941'de Berlin ile bir Dostluk ve Saldırmazlık Paktı imzaladı. 1936 Montrö ve Sovyet Desteği: Sovyet Dışişleri Bakanı Litvinov’un Montrö’de Türkiye’ye verdiği destek hayatiydi. Çünkü Moskova, İngiliz ve Fransız donanmalarının Karadeniz’e serbestçe girmesini engellemek için Boğazlar kontrolünün (uluslararası bir komisyonda kalmasındansa) Türkiye’ye verilmesini kendi güvenliği için daha doğru buluyordu. Selim Sarper’in o meşhur 7 Haziran 1945 Moskova
Tarih
Reklam
ÇANAKKALE'Lİ BÜTÜN YAZARLAR ULUSLARARASI TROYA FESTİVALİ'NDE KİTAP İMZA GÜNÜ TERTİP EDEBİLECEK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR ''ULUSLARARASI TROYA FESTİVALİ'' kapsamında ve Çanakkale Belediyesi-Türkiye Yazarlar Sendikası Çanakkale Temsilciliği işbirliği ile 10-11-12 Ağustos 2026 tarihlerinde, saat 18.00-21.00 saatleri arasında Çanakkale Valiliği önünde bulunan ''TRUVA ATI'' önünde ''KİTAP İMZA GÜNLERİ'' düzenlenecektir. Stantlarımız, Çanakkale'de yaşayan tüm yazarlara açıktır. Duyurunun ilgili herkese ulaştırılmasını ve katılacak kişilerin isimlerini 0-530-935 49 88 telefondan Mehmet Kılıç arkadaşımıza veya WhatsApp Grubumuza bildirmesini önemle rica ederim. (17 Haziran 2026 Çarşamba) HAYRETTİN GEÇKİN TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI (TYS) ÇANAKKALE TEMSİLCİLİĞİ
BİZ NİYE EVDE (BEKÂR) KALDIK?..
Allah selâmet versin. "Mustafa" isminde bir arkadaşım var. Kendisi şimdilerde evlidir. Maşaallah. Fakat bundan yıllar önce iki bekâr "Biz niye evde kaldık?" muhabbetini döndürürken şöyle bir şey söylemişti: "Bu işler akılla olmaz. Akılla hareket eden evlenemez. Gençken teşebbüs etseydik o cahillikle, cür'etle, cesaretle kolayca içinden çıkabilirdik. Şimdi çok düşünüyoruz. "Armudun sapı, üzümün çöpü..." diyoruz. Bu kadar düşünmekle de işin tadı kaçıyor. İllâ kusurlar görünür oluyor. "Olmazlar" daha çok göze batıyor. İnsan hareket etmeye korkuyor." Benzer bir şeyi, çok nâmlı bir üniversiteden pazarlama eğitimi almış, "Özgür" ismindeki bir arkadaşımdan da duymuştum. O da ticarette başarılı olmak için "cahil cesareti" sahibi olmak gerektiğini söylerdi. Kendisinin başarısızlığını da "o cahillikten kurtarılmış olmasına" bağlardı. Ona göre, teşebbüs etmeden önce çok düşünmek, teşebbüsü öldürüyordu. Modern eğitim ise "raporlama yapmaktan" ticaret yapmaya zaman bırakmıyordu. Kendisi gibiler evraklarla boğuşurken ilkokul mezunu "Anadolu Kaplanları" hızla paranın gözüne basıveriyordu. Onların bu sözleri, bana, Efendimiz Aleyhissalâtuvesselâmın "gençleri erkenden evlendirmek" konulu hadîslerini hatırlatmıştı. Hani hem Buharî hem Müslim'de yer alan birisinde buyuruyor: "Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin. Çünkü evlilik, gözü haramdan sakındırmak ve iffeti korumak için en etkili yoldur. Kimin de evlenmeye gücü yetmiyorsa, oruç tutsun; çünkü oruç, onun için bir kalkandır (şehveti kıran bir engeldir)." (Buhârî, Nikâh 3; Müslim, Nikâh 1) Yine Tirmizî'de geçen bir başkasında da diyor ki: “Üç şeyi geciktirmeyin. Vakti gelince namazı, hazır olunca cenâzeyi ve denk birini bulunca bekârı evlendirmeyi.” (Tirmizî, Salât, 13/171) __Bunlara
Tefekkürât
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
YAZAR ÖZAY SAĞLAM ANKARA'DA OKUYUCULARI İÇİN KİTAPLARINI İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 20 Haziran 2026 Cumartesi günü, saat.14.00-18.00 arasında; İzan ve Bahar Yayınları-Meşrutiyet Caddesi, Konur Sokak, No.26/4 Kızılay-Ankara Tel.0-535-7737879 adresinde, yazar Özay Sağlam En Büyük Oğul-Allah'ın Adamı-Mecnunsuz Leyla-Sarı Kafkas Kartalı Gerdankes-Kanadı Kırık Güvercin-Sürgün-Adı Gül Tendi isimli kitaplarını okuyucuları için imzalayacaktır. İzan ve Bahar işbirliği ile düzenlenen 47.Okur Yazar Buluşmasıdır. İlgilenenlere, önemle duyurulur. **************************************************************************************************** YAZAR ZEKERİYE ÇAVUŞOĞLU SAMSUN'DA YENİ ÇIKAN KİTABI İÇİN İMZA GÜNÜ TERTİP ETTİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 27 Haziran 2026 Cuma günü, saat.15.00-18.00 arasında;Eflatun Kitap Cafe-Körfez, Atatürk 5.Kısım Bulvarı, No.163 Atakum-Samsun Tel.0-362-5055520adresinde, şiir-müzik söyleşisi ve imza günü yapılacaktır. yazar Zekeriya Çavuşoğlu Eflatun Kitaplar arasında yayınlanan ''Hey Gidi O Eski Samsun Hey'' isimli kitabını okuyucuları için imzalayacak ve söyleşi de bulunacaktır, proğramın şiir bölümünde ise Kaan Eminoğlu-Hatice Tarkan Doğanay-Latife Çavuşoğlu-Salih Temiz-Mehmet Zeki Akay ve Fikret Damar sahneye çıkarak şiirlerini seslendireceklerdir. **************************************************************************************************** GÖRELE ŞAİR VE YAZARLAR DERNEĞİ YÖNETİCİLERİ ŞEBİNKARAHİSAR-SUŞEHRİ-ZARA VE SİVAS GEZİSİ DÜZENLEDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR · Görele Şair ve Yazarlar Derneği Başkanı Nihat Öztürk her yıl düzenledikleri ''Kültür Gezileri Programı'' kapsamında Sivas'a gezi düzenlediklerini açıkladı, gezi 28 Haziran 2026 Pazar günü. Sabah, saat 05.00'de Görele'den
17 Ağustos Depremi: Eski Statükonun Enkazı 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Türkiye’nin kurucu Rumeli sermayesinin ve sanayisinin kalbini vururken, 90’ların hantal devlet bürokrasisinin ve mevcut merkez-sağ/merkez-sol siyasi statüko meşruiyetinin fiziksel, lojistik ve ekonomik olarak enkaz altında kalmasına yol açtı. AGİT ve Helsinki Zirveleri: Yapısal Çapa Kasım - Aralık 1999 18-19 Kasım 1999: İstanbul’da toplanan AGİT Zirvesi ile bölgesel güvenlik ve enerji hatları (Bakü-Tiflis-Ceyhan) tescillendi. 10-11 Aralık 1999: AB Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’ye resmi adaylık statüsü verildi. Fiziksel ve ekonomik olarak sarsılan devlet, uluslararası hukuki ve finansal çerçevelere (Kopenhag kriterleri/Anchor) sıkı sıkıya bağlanarak yeni dönemin kurumsal altyapısını hazırladı.
Tarih
Reklam
Reklam