Kadere inanıp inanmamanız gelip tek bir noktaya dayanır: bir şeyler yolunda gitmediğinde kimi suçladığınıza. Bunun kendi hatanız olduğunu mu düşünürsünüz? Daha fazla çabalasaydınız ya da daha çok çalışsaydınız bunun meydana gelmeyeceğini mi düşünürsünüz? Ya da doğrudan şartların doğurduğu bir sonuç olarak mı görürsünüz?
Allah'ın rahmeti gazabına galiptir...
"Allah yaratmayı tamamlayınca, yanında bulunan kitabına şöyle yazdı; Muhakkak ki benim rahmetim gazabıma galiptir."(Buhari, Bed'u'l-halk, 1) Allah'ın hakim özelliği merhametidir. Kur'an'da bu özelliği 150 defadan fazla,gazabı ise 19 defa zikredilir. Bunun da ötesinde Allah'ı tanıtan, zatını insanlığa tarif eden 99 isim vardır. Fakat ben yıllarca bunlardan ikisine odaklanmıştım. Bunu derinlemesine düşündüğümde fark ettim ki Allah'a bakışım ve anlayışım çok sınırlı.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tüm hayatınızı başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğüne odaklanarak geçirirseniz gerçekte kim olduğunuzu unutur muydunuz? Ya dünyaya gösterdiğiniz yüz, bir maskeden ibaretse... ve altında hiçbir şey yoksa?
19. yüzyıl boyunca ve özellikle ikinci yarısı boyunca, dünyada milliyetçilik konusunda büyük gelişmeler yaşandı. Bütün insanlar doğası gereği partizan ve yurtseverdir ancak 19. yüzyıldaki insanların doğal kabileciliği doğal olmayan bir şekilde abartılmış, yıpranmış, aşırı uyarılmış, alevlendiriilmiş ve milliyetçi kalıba sokulmuştur. Milliyetçilik okullarda öğretiliyor, gazeteler tarafından vurgulanıyor, vaaz ediliyor, alay ediliyor ve insanlara şarkıları söyletiliyordu. İnsanlar, kalabalık bir toplantıda kıyafetleri olmadan oldukları kadar, bir milliyet olmadan da uygunsuz olduklarını hissetmeye başladılar. Daha önce milliyet kavramını hiç duymamış olan doğulu halklar, batının sigara ve melon şapkalarını benimsedikleri gibi, bunu da benimsediler.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Fransa bugün bile Napolyon’un giydirdiği bir 19. yüzyıl başı deli gömleğinin içinde sıkışıp kalmıştır. Kadınların statüsünü, işçilerin statüsünü, köylülerin statüsünü sabitledi; hepsi bugün onun katı tanımlarının ağında mücadele etmektedir.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Sence en büyük zaman kaybı nedir kendini başkalarıyla karşılaştırmak dedi köstebek “İşin doğrusu hep resim olsun istiyorum, birer ada gibiler, sözcüklerin denizinde onlara sığınabiliriz.” (s.8) “Tilki genellikle sessiz ve hayat onu incittiği için temkinli.” (s.9) “Maceraları baharda, bir an kar yağarken öbür an güneşin çıktığı bir zamanda geçiyor, hayat da biraz böyle – bir anda değişebiliyor.” (s.10) “‘Aslında herkes el yordamıyla ilerliyor.’ O yüzden ben derim ki kanatlarınızı açın ve hayallerinizin peşinden gidin.” (s.11) “‘Başarı ne sence?’ diye sordu çocuk. ‘Sevmek,’ dedi köstebek.” (s.19) “‘Çok sevdiğin bir söz var mı?’ diye sordu çocuk.Evet,’ dedi köstebek.Neymiş?’ ‘Başta başaramazsan biraz pasta ye.’ ‘Anladım, işe yarıyor mı peki?’ ‘Her seferinde.'” (s.21) “‘Sence en büyük zaman kaybı nedir?’ ‘Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,’ dedi köstebek.” (s.24) “‘Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?'” (s.25) “‘Tanıdığım yaşlı köstebeklerin çoğu, keşke korkularımızı daha az dinleseydik, hayallerimize daha çok kulak verseydik diyor.'” (s.27) “‘Daha az korksak nasıl olurduk bir düşünsene.'” (s.29) “‘Sahip olduğumuz en büyük özgürlüklerden biri, olaylara nasıl tepki verdiğimiz.'” (s.35) “‘Anda nasıl yaşanacağını öğrendim.’
Duygu ve Düşünce