10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:04
#SonGün içerisinde kendi hikayesi de bulunan @ozancan_de ın derlediği, edebiyatımızın güçlü kalemlerinin bir araya geldiği ve son gün temalı hikayelerinin bulunduğu bir öykü seçkisidir. Her yazar son günü kendine göre yorumlarken okura da birbirinden güzel ve farklı türde okuma şöleni sunmuş. 19 yazar ve öyküleri kısaca; - Hizmet ettiği aileyi gerçekten sahiplenen bir yapay zekanın aile huzurunu bozan bireye bulduğu çözüm. - Herşeyi unutmadan önceki son günü sahnede karşılamak isteyen oyuncu. - Yaptığı leziz patatesli böreğe atılan iftiranın intikamını son Altın gününde alan ev hanımı. - İkizlerin bedenen birbirlerinden ayrılmadan önceki son anlarını - Son gün temalı öyküsüne yazacak ilhamı arayan ve tekrara düşen bir yazar. - ️Kaybettiği kız arkadaşı ile yaşama sebebini de kaybeden bir erkeği. - Kabul görmemiş, benimsenmemiş aile üyesinin son günü - ️İyi hissetme üzerine kurulu bir toplumda yasak olan duyguya kapılan bireyin son seansı. - Tedaviye başlamadan önce unutmak istenmeyen arkadaşa yazılan son mektup - Hastanede izine ayrılmak için son mesai bitimini bekleyen doktor ve kalmak ile gitmek arasında kalan hastanın son dakikaları - Bir annenin doğmamış bebeğinin son gününü ilk gününe çevirmesi - Balkan Harbinde Rumeli'de bulunan bir gazetecinin katıldığı son vampir avı - Nazi Almanyasında bir diktatör ve sevgilisinin son günü - Yıllar önce bulunan bir gömü ve lanetin son sürprizi - İlk düellosundan kaçan Cem'in son düellosunda yaşadıkları - İdama mahkum arkadaşını kurtarmak isteyen acemi dedektifin son saatleri - Adını ve yaşamı sorgularken Dünyanın son gününü yaşayan Songün'ü. - İçindeki boşluğu sanal ortamda doldurmaya çalışırken kayboluşun güncesini tutanı. - Doğup büyüdüğü asteroitte son gününe uyanan madenci ve kaybettiği anne yadigarı kolyenin sırrı Eğer
Son GünKolektif · Doğan Kitap · 20268 okunma
9/10
·664 syf.··
2026 21. kitabı
Merhaba kitapseverler dostlarım. Sizlere @yavaslakitapkulubu ile okuduğum #janeeyre ile buradayım. Yıllardır gözümü korkutan bu eseri iyi ki birlikte okuduk. Gelelim kadere… Gelelim yaşanılanlara… Gelelim Jane Eyre’ye… Annesi ve babasını küçük yaşta kaybetmiş,dayısı ve yengesine emanet edilmiş, dayısı ölürken de eşinden hayatının sonuna kadar Jane’ye göz kulak olması ve büyütmesi için söz almış. Yengesi ise Jane’i yatılı okula göndermiş. Altı yıl öğrenci iki yıl öğretmen olarak kaldığı bu yurttan kendine yeni bir yol çizerek ayrılmış. Bu yolda yaşadıklarını büyük bir merakla okuduk. Yeri geldi sevindik yeri geldi büyük bir üzüntü duyduk. Bütün kitabı size yazmak isterdim ama bu kadarı kafii :) Hala okumadıysanız bir şans verin. Siz de iyi ki okumuşum diyeceksiniz. biraz yazardan biraz da kitabımızın türünden bahsedip yorumuma son vereceğim. Jane Eyre 19. yüzyıl İngiltere’sinde her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen #janeeyre bir çoklarca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilir. yazar ise İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Charlotte Bronte’dir. dönemin ön yargılarından kaçınmak için ilk etapta Currel Bell erkek ismi ile yayımlamıştır. Edebi tarzı ise kendi ayakları üzerinde durabilen, özgür kadın karakter yaratarak erken dönem #feministedebiyatı klasikleri arasında yer almıştır. #sedosokudu
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Oblomov, ilk bakışta tembellik üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de aslında insanın hayat karşısındaki kararsızlığını, alışkanlıklarının esiri oluşunu ve hayallerle gerçekler arasındaki uçurumu anlatan çok güçlü bir eserdir. Romanın yazarı Ivan Gonçarov, yalnızca bir karakter yaratmaz; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da gözler önüne serer. Romanın başkahramanı İlya İlyiç Oblomov, günlerinin büyük bölümünü yatağında geçiren, sürekli planlar kuran ama bunları hayata geçirmeyen bir aristokrattır. Yapılması gereken işleri bilir, hatta çoğu zaman doğru olanı da görür; fakat harekete geçmek konusunda büyük bir isteksizlik içindedir. Bu nedenle Oblomov yalnızca bir karakter değil, zamanla bir kavrama dönüşmüştür. Rusçada "Oblomovluk" denilen durum, insanın düşüncelerle yaşayıp eyleme geçememesini ifade eder. Kitabı okurken insan zaman zaman Oblomov'a kızıyor. Çünkü önünde fırsatlar var, onu seven insanlar var, hayatını değiştirebilecek imkânlar var. Buna rağmen sürekli erteliyor, bekliyor ve oyalanıyor. Fakat roman ilerledikçe ona kızmaktan çok acımaya başlıyorsunuz. Çünkü aslında Oblomov kötü biri değil; aksine dürüst, temiz kalpli ve kimseye zarar vermeyen bir insan. Onun asıl sorunu, yaşamın akışına katılacak enerjiyi ve iradeyi kendinde bulamaması. Romandaki en dikkat çekici karakterlerden biri de Oblomov'un arkadaşı Andrey Stolz'dur. Stolz çalışkanlığı, hareketliliği ve hayata bağlılığı temsil eder. Oblomov ise durağanlığı ve pasifliği temsil eder. Yazar bu iki karakter üzerinden iki farklı yaşam anlayışını karşı karşıya getirir. Bir tarafta sürekli üreten ve ilerleyen insan, diğer tarafta huzur arayan ama bu huzuru giderek atalete dönüştüren insan vardır. Romanın duygusal yönünü ise Oblomov ile Olga Sergeyevna arasındaki ilişki oluşturur. Olga, Oblomov'un
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
~Bu bir denemedir~
6/10
·656 syf.··
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:05
Tam 14 gün sürdü. 14. Günün sabahı son otuz sayfayı da okudum, kitabı kenara koydum. Oh be! dedim, nihayet bitti. Steinbeck dedim, sana laflar hazırladım. Sevdiğim bir okuma grubu bu ay bu kitabı okuyor. Çok övüldü, bari ben de okuyayım dedim. Havalı da bir adı var hani, şöyle Saramago romanları ile yarışır cinsten. Aldım elime kitabı, 20 sayfa falan okudum, bi durdum, az buz değil 650 sayfa, yahu dedim sen bu yolu yürüyebilecek misin? Zaten sosyal medyada gezmekten sabır mabır kalmamış, dikkat yeteneği desen hak getire. Bak sıkılırsan bırakması da zor gelir, vicdan falan, yol yakınken geri dön. Kenara bıraktım kitabı. Ertesi gün, beni hangi güç iteledi hiç bilmiyorum, başladım yeniden okumaya, başlayış o başlayış. Böyle anlatınca elimden bırakmadan bir solukta okudum sanacaksınız muhtemelen, hoş 14 gün detayını çoktan verdim yukarıda da neyse, ama öyle olmadı. Yani başka türlü bir şey oldu, anlatayım. Bu kitabı okurken edebiyata dair bazı sorgulamalara giriştim. Son zamanlarda bir soru çalınıyor kulağıma; “eski kurgu eserleri hala okumak zorunda mıyız?” Bağışlayın, biraz tuhaf bir aktarım oldu ama kast edilen şu; okullarda bize ısrarla tavsiye edilen, çoğu 19. Yüzyıla ait klasiklerin hala aynı öneme sahip olup olmadıklarına dair bir sorgulama. Bu senenin başında Balzac’ın Albay Machbet’ini okurken bir anda şu soruyu sorarken bulmuştum kendimi; “Edebiyatta bugünün insanlığına açılan onlarca pencere varken ben iki yüz sene önce Paris’de bir hukuk bürosunda neler olduğunu bilmeli miyim? Bir kaç ay öncesine daha sarıyorum filmi ve Casterbridge Başkanı’nı okuduğum güne gidiyorum. Hatırladığım tek şey her sabah bir dizinin başına oturur gibi heyecanla kitabın başına oturup karısını ve çocuğunu bir panayırda satmış olan Michael Henchard’ın maceralarını okuduğumdu ve
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·583 syf.··
2026 4. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:33
Muhteşem bir kitaptı. Yazar, aşkın farklı yüzlerini anatomik bir titizlikle incelemiş. Stendhal’in kadın karakterleri yaratmadaki ustalığı hayranlık verici. Madame de Rênal’in şefkatli, suçluluk duygusuyla kavrulan ama bir o kadar da saf aşkı ile Mathilde de la Mole’ün aristokratik, gururlu, bir tiyatro sahnesini andıran entelektüel tutkusu arasındaki kontrast muhteşemdi. Veee  Julien Sorel, yükselmek için dünyanın en ikiyüzlü insanı olmaya çalışan ama ruhunun derinliklerindeki gurur, saflık ve tutku yüzünden bu ikiyüzlülüğü sonuna kadar götüremeyen trajik bir kahraman. Tam da bu kusurları ve yenilgisi, onu edebiyat tarihinin en kusursuz karakteri yapar. Kırmızı ve Siyah", sadece 19. yüzyıl Fransa’sının bir eleştirisi değil; insanın sınıf atlama çabasının, güç arzusunun ve sevgiye olan açlığının zamansız bir destanı. Stendhal’in ironik, mesafeli ama bir o kadar da keskin üslubu, bu romanı bir kez bitirdikten sonra bile zihnimizde yaşatmaya devam edecek. Edebiyatın insanı dönüştürme gücüne inanan herkesin, bu şehesere hayran kalmaması imkansızdır.
Kırmızı ve SiyahStendhal · Kum Saati Yayıncılık · 201812,7bin okunma
Gece Yarısı Treni - Mart Haig
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:08
Kitaplar ruhun aynasıdır. Birinin ruhunu bir an için bile görebilirsen,ona hangi aynanın uyacağını anlarsın. Tek Yön Gece Yarısı Treni Kalkış Saati:00.01,19 Nisan Pazar Hayatının en kötü anını görüp,durdurmak için hiçbir şey yapamamak nasıl bir şey biliyor musun? Wilbur Budd bir gün piyano kursundan eve dönerken bir telefon alıyor. Uzun zamandır duymadığı bir kişinin sesini duyuyor ve çok duygulanıyor. Daha sonra ise Wilbur'un kalbi daha fazla dayanmıyor ve kalp krizi geçiriyor. Ondan sonra ise Wilbur'un gece yarısı treni ile yolculuğu başlıyor. Bu yazarın daha önce Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumuştum . O yüzden kalemini sevdiğim için de bu kitabını da çok heyecanlı bir şekilde okudum. Wilbur'un her tren hareket ettiğinde geçmişte bir anısına gitmesi ve o an yaşadığı duygu hissiyatını çok beğendim. Maggie'nin yazmış olduğu mektup çok duygusal ve anlamlıydı. Wilbur her anısında yaptığı hataları ve yapamadığı ya da söylemediği sözlerin pişmanlığını yaşamaya başlıyor. Hayatın yoğunluğundan dolayı çoğu şeyi farkında olmadan gözümüzden kaçıyor. Ve bazı şeyleri fark ettiğimizde ise çok geç olabiliyor. Özellikle de ölüm gibi durumlarda. Hayatta bir şeyleri değiştirmek için bir şans verilseydi değiştirir miydiniz? Şu anki durumuma göre iş anlamında kesinlikle değiştirmek istediğim olaylar olurdu. Kitabın sonu da beni tatmin etti. İkinci şans veya mucize diyebileceğimiz bir olayı görüyoruz. Severek ve keyifle okuduğum bir kitap oldu. Kitap alt metin anlamında dolu yazılmış. Yer yer düşündüren ve yüreğe dokunan sahneler de vardı. Bölümler kısa oldutgu için rahatlıkla okunabilen bir kitap olduğunu düşünüyorum . Kitaba puanım :9/10
1000Kitap
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026241 okunma