Boxer İsyanı'ndan (1889-1901) sonra muzaffer Avrupalı güçler, zayıf Çin hükümetine sert yaptırımlar uyguladılar. 1909' da Başkan Theodore Roosevelt, Amerika Birleşik Devletleri'nde okumak isteyen Çinli öğrencileri desteklemek için tazminatının önemli bir kısmının Çin'e iade edilmesini önerdi. Sonuç olarak (o zamanlar ki) Tsinghua Koleji, 1911'de Pekin'de kuruldu. Üniversite, II. Dünya Savaşı ve Kültür Devrimi ile çalkantılı bir tarihe sahipti, ancak hayatta kaldı ve dünyanın en büyük bilimsel kurumları arasında yerini aldı.
Sayfa 202 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
Siyonistler
"Siyonist temsilciler çeşitli imparatorluk iktidarlarıyla görüşmeler yaptılar, 1988'de Alman Kayseriyle, 1901'de Osmanlı Sultanıyla görüştüler. 1903'te İngiltere hükümeti Siyonistlere Uganda'yı önerdi. Öneri altıncı kongrede kabul edildi fakat sonradan reddedildi."
Sayfa 35 - Alan Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Eberhardt Şeriat'ın koyduğu yasaklar konusunda olmasa da, Sufi uygulamaları yerine getirme konusunda oldukça ciddiydi. Kadiriyye ve Rahmaniyye olmak üzere, iki farklı Sufi tarikatla bağlantı halindeydi. Eberhardt 1899 ya da 1900 yılında, Cezayir'e varışından iki yıl sonra Kadiriyye tarikatina katıldı ve 1901 yılında, Katolik mezhebindeki benzerinden biraz farklı bir Sufi uygulama olan halvete girdi.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Lin Zexu, Kraliçe Victoria'ya (saltanatı 1837-1901) ahla­ki vurgu içeren bir mektup da yazarak, kraliçenin tebaasını Çin halkına büyük bir kötülük yapmakla suçladı ve şöyle tanımladı: ... afyon imal edip, satmak üzere kaçak olarak ülkeye sokan ve ahmak halkımızı kandırarak bedenlerine zarar veren ve bundan kar elde eden hain barbarlar zümresi. Afyon içenlerin sayısı önceleri azdı, ama son zamanlarda bu zehirli madde yayıldı ve akıttığı zehir günbegün artı­yor . . . . Kendi afyon içmemek, ama Orta Krallık'ın ahmak yığınlarını ayartmak için afyon hazırlayıp satmaya cüret etmek: İşte bu, kendi hayatını korurken, başkalarını ölü­me sürüklemektir, kendin kazanç sağlarken, başkalarına zarar vermektir. Böyle bir davranış, insan duygularına ay­kırıdır ve Tanrı inancı bunu hoş görmez . . . . Elbette, bu dilekler hiçbir zaman Victoria'ya ulaşmadı ve İngilizler, o dönemin çok tipik özelliği olan "gambot diplo­masisi" yaklaşımıyla Çin'e savaş açarak, Birinci Afyon Savaşı diye bilinen savaşı başlattılar.
İNGİLTERE, orta çağlardan itibaren yaşadığı siyasi iniş çıkışlara ve ça­tışmalara rağmen erken dönemlerde hak ve özgürlükleri hukuki gü­vence altına alan bir ülke olmuştu. Bu nedenle de demokrasinin beşiği olarak tarihe geçti. 1215 yılında imzalanan Magna Carta sözleşmesi "mutlak otoriteyi" sınırlandıran demokrasi sürecinin ilk somut ör­neklerinden biri olarak kabul edilir. 1649'da Oliwer Cromwell'in Cumhuriyet ilan etmesi, Batı toplumlarında ve özellikle Fransa'da krallık rejiminin kaldırılabileceğine olan inancı artırdı. Her ne kadar Cromwell sonrasında krallık rejimi tekrar tercih edilen yönetim biçi­mi durumuna gelse de kısa süreli Cumhuriyet uygulamasının ortaya çıkardığı düşünce yapısı insan hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik kanunlaştırma çalışmalarının hız kazanmasında etkili oldu. Güçlü Parlamento ve kanunlardan üstün olmayan bir krallık yöneti­mi ortaya çıktı. Parlamentonun güçlenmesi partileri de önemli hale getirdi ve zaman içinde iki tanesi ön plana çıktı. Muhafazakar politi­kaları destekleyen Toryler ve liberal politikaları destekleyen Whigler. Bu iki siyasi parti uzun yıllar varlıklarını korudular fakat 19. yüzyıla gelindiğinde temel düşünceleri aynı kalmak şartıyla iki parti de işim değişikliğine gittiler. 1830 yılından sonra Toryler Conservative Party (Muhafazakar Parti) adını alırken, Whigler 1859 yılından sonra Liberal Parti'ye dönüştüler. 19. yüzyıl İngiltere'sinin siyasal açıdan diğer bir özelliği de tahta çı­kan Kraliçe Victoria'nın 1837'den 1901' e kadar devam eden uzun süre yönetimde kalmasıdır. Kraliçe'nin iktidarda bulunduğu sürede sırasıyla Il. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz ve Il. Abdülhamid Osmanlı İm­paratorluğu'nu yönettiler. Bu denli uzun süren iktidar, doğal olarak dö­neme adını verdi ve Kraliçe'nin tahtta kaldığı yıllar
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Vehbi Koç (1901-). Ankara’da bir Müslüman tüccarın oğlu. Babasının işleri I. Dünya Savaşı yıllarında ittihatçıların himayeci politikaları sonucunda büyük bir gelişme gösterdi. Vehbi Koç 1926’da işlerin başına geçli. 1937’de firma Limited şirkete dönüştürülerek merkezi İstanbul’a taşındı. 1930’larda firma devlet için büyük müteahhitlik işleri gerçekleştirdi. 1940’lann sonundan itibaren sanayi ürünleri ithalatına ve yabancı lisansla tüketici ürünleri üretimine başladı. 1963’te Koç grubunun firmaları Türkiye’nin en büyük topluluğunu oluşturan bir holding bünyesinde toplandı.