Belki de Selim olduğu zamanlar bu odanın bir büyüsü vardı. ve onlarda büyüyü hissettiler efendimiz.Belkide gördüğü rüyaya onları da inandırdı o zamanlar. Bütün rüyalar artık birbirine karışıyor Olric. Düş ve gerçek arasındaki çizgi siliniyor.
Ben kendimi seninle tanıdım, ne kadar çok sevebileceğimi sen öğrettin bana. Çok şey öğrettin aslında... Kimsenin sana benim kadar güzel bakamayacağını biliyorum mesela... Bildiğim birkaç şey daha var. Adını biliyorum, kokunu biliyorum, gülüşündeki çocuğu ve gözlerini kaçırışını biliyorum. Başka da bir şey bilmiyorum, bilmeyi de istemem zaten...Vapur denize, martılar gökyüzüne, güneş gülüşüne ve sen en çok benim yanıma yakışırsın. ;)
Yatak Hikayelerin çoğalıyor, değersizleşiyorsun. İnsan çok fazla kişiye ait olmamalı; ki ait olduğunda sonu gelmez çoğu zaman, doyumsuzlaşırsın, kimseyle yetinemezsin. Yüzünün güzelliği kimseye yetmez zamanla, gülüşünün masumluğu gider, bildiğin kirlenirsin. O zaman ne yaparsan yap olmaz. Birini seversin ve belki hayatının aşkıdır o. Her an hayal ettiğin insanı aslında çok eski yatak hikayelerinde kaybetmişsindir. Orgazm sigaraları niyetine hayallerini yakmışsındır.
İnsan unutmak istediklerini değil, hayatın ona unutturduklarını unutur...