Mesele (1997): Necaset (pislik) yiyen tavuk, etindeki o pis koku gidinceye kadar üç gün boyunca (temiz gıdayla beslenmesi için) hapsedilir, ardından kesilir. Bu süreden önce (bekletilmeden) kesilmesi ve yenmesi ise mekruhtur.
Merhaba kitapseverler   #MübadeleAşkları#GülsümÖzHayat#Aşk#ozlemli_kitaplar#okudumbitti#alıntı “Aşk yalnız iki insan arasında değil; toprağa , dile , belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık” 1923 yılındaki mübadelenin ardından sınırların bölünmesiyle değişen hayatları , evinden, ,dillerinden ,kokularından savrulan bir bavula sığınmak zorunda kalan hayatlar ve bir gemiye bindirilen yüklü hatıralar 1997 yılında Selanik’ ten koparılmış,Türkiye’ye savrulan biri selanikli Türk ailesi ile İstanbullu Rum ailesi ve torunların hikayesi Ateş ile Aleyna … Bazı aşklar sadece iki kalbin değil, iki ülkenin, iki kültürün iki dünyanın arasında doğar… Ailenin torunlarının ,Atalarının geçmişindeki o derin izlerdeki saklı kalmış gizemleri çözerken acıları , kırgınlıkları ,umutlarını ve geçmişlerindeki yükleri omuzunda taşıyan genç kuşağın romantik hikayesinde saklı Bu türü sevenlere alın okuyun diyorum…Sağlıcakla, kitapla kalın @elpisyayınları @aylininkitapları
Reklam
28 Şubat süreci: Sancılı restorasyon
Bu koşullar altında toplanan Millî Güvenlik Kurulu'nda askerler, "anti-laik hareketlere karşı alınmasını istedikleri 18 maddelik önlem paketini" Erbakan'a imzalattırdıklarında tarih 28 Şubat 1997'yi gösteriyordu. Artık "post-modern darbe", "28 Şubat Süreci", "Batı Çalışma Grubu" gibi ifadeler gündemdeki yerlerini alacaklardı. Kısa bir süre sonra Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, "Demokrasiye balans ayarı yaptık" diyerek durumu kendince özetledi.
Sayfa 431·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
İşgalci Kuklası Tâğutilerin Sahte İslâm ile Uyutma Gayretleri
(Enteresandır ki, 1997 yılında Türkiye'de devletin talimatıyla, 6 profesörden oluşan bir ilim heyetine "Gerçek İslam" isimli bir kitap yazdırılması ve bununla devletin kabul edebileceği bir İslam'ın topluma empoze edilme gayesinin hedeflenmesi, çok cılız ve havada kalan bir çalışma olsa da, Ekber Şah devrinin tutumunu andırmaktadır.)
Sayfa 64·Kitabı okudu
İslâm Dini
Bitmedi, sürüyor
1980'lere ve 1990'lara cumhuri­yet tarihinde eşi görülmemiş yolsuzluk dalgaları damgası­nı vurmuştu. Cumhuriyetin ilk dönemindeki klientalist iliş­kilerin yerini iktidardaki siyasetçilerin yasadışı kazançları­nı içeren pratikler almıştı. 1980'lerde ANAP iktidarının iyi Özal dönemindeki gelişmeler bilinen skandallarından birisi dönemin Başbakanı Turgut Özal ve ailesini içeriyordu. Daha sonra bu tarz yolsuzluklar 1989'da yerel seçimleri kazanan merkez sol Sosyal Demok­rat Halkçı Parti'den (SHP) politikacılara, DYP'ye ve RP'ye de yayıldı. 1996'dan 1997'ye kadar başbakan olan Necmed­din Erbakan daha sonra yolsuzluktan yargılandı ve ev hap­sine mahkum edildi.
Sayfa 90 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dalkavuk Sahte Hocalar
Enteresandır ki, o zaman ki yönetimin bu tavrı, bu gelişmeler, İslam'a ve müslümanlara karşı alınan bu engelleyici, köstekleyici, kahredici ve topyekün imhaya yönelik tedbirler, içinde bulunduğumuz ortama da tıpatıp uymaktadır. Özellikle cumhuriyet dönemi ve yakın tarih siyaseti ve 1997 sonrası yıllardaki resmi uygulamalar, Ekber Şah devri yönetimini andırmaktadır. Her ikisi de tam bir resmi ideoloji, baskı, zulüm ve dayatma siyasetidir. İşte, sözünü ettiğimiz o yönetim, birçok ulemayı da yanına almış ve desteklerini sağlamış iken, İmam-ı Rabbanî'yi karşısında buldu. İmam-ı Rabbanî ki, dalkavuk, tavizci ve batıl ideolojiler yanlısı olmadığı gibi "Allah'ın dininin aziz kılınmasından ve yüceltilmesinden başka bir gayesi ve onun aşağılanmasından başka bir korkusu" olmayan bir kimse idi.
Sayfa 48·Kitabı okudu
İslâm Dini
Reklam
Reklam