Kar Kokusu
7/10
·296 syf.··
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 21:02
Başarılı yazarın 1998 tarihli kitabı ilk yazdığı romanlarından biri. Rusya'da geçen polisiye hikaye alışık olduğumuz Ahmet Ümit kitaplarına oranla biraz zayıf kalmış. Yazarın ilk eserlerinden biri olduğu için böyle olduğunu düşünüyorum. Yinede hemen hemen her kitabını okumuş biri olarak bu kitabını da kütüphaneme kattığım için mutluyum.
Duygu ve Düşünce
Kar KokusuAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20199,4bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 04:47
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Hakkında · Kitap Adı: Çöl Çiçeği · Orijinal Adı: Desert Flower · Yazar: Waris Dirie · Kitap Puanım: 10 / 10 · Çevirmen: H. Gülru Yüksel · Yayınevi: Bilge Kültür Sanat · Sayfa Sayısı: 256 · Kitap İncelemem: Bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum açıkçası. Yani bazen bir kitabı kapatıyorsunuz, "güzeldi" diyorsunuz ve devam ediyorsunuz hayata. Bu kitapta öyle olmadı. Kapattım, yerime çakılıp kaldım. Başucu kitaplığımın en özel köşesine koydum, orası artık onun. Çöl Çiçeği sadece bir anı kitabı değil. Bir uyanış çığlığı bu. 1998'de yayınlandığında 20 dile çevrilmiş, yalnızca Almanya'da 1 milyondan fazla satmış. Bunları söylerken "global etki" falan demek istemiyorum aslında, şunu demek istiyorum: bu kitap insanların içine işlemiş. Benim de işledi. Ne Anlatıyor? Waris Dirie, Somali çölünde göçebe bir ailenin 12 çocuğundan biri. Kadın olmak orada, daha başından bir acıyla başlıyor. Henüz 5 yaşındayken kadın sünneti (FGM) denen şeye maruz kalıyor. İşkence diyorum buna, başka kelime bulamıyorum. Hijyen yok, sterilizasyon yok, sadece ilkel bir alet ve ardından gelen bir ömür boyu yük. Sonra 13 yaşına geliyor ve babası onu 60 yaşında bir adama 5 deve karşılığında satmak istiyor. Waris o gece kaçıyor. Çöle, karanlığa, hiçliğe doğru. O kaçış onu Londra'ya, oradan modelliğe, oradan BM Özel Elçiliği'ne taşıyor. Bunu yazarken bile tuhaf hissediyorum, çünkü bu bir roman kurgusu değil. Gerçek.
1000Kitap
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Reklam
Birlikte Yaşam ?
Puan vermedi·472 syf.··
2026 21. kitabı
Ilan Pappe kendisini tanımladığı şekilde aktarırsak İsrail Devleti kurulduktan sonra o topraklarda doğan ve siyonist Yahudi fikrine muhalif olan bir tarihçi, akademisyendir. Ilan Pappe aslında bu kitabını biraz inandığı bir teoremi desteklemek için yazmış olduğunu görüyoruz. Gerçi haksızlık etmek istemem; belki de elde ettiği bulgular sonucunda teoreminin tek çıkış yolu olduğunu da düşünüyor olabilir. Bu nedir aslında sol bir dünya görüşü etrafında bu topraklar üzerinde Filistin ve Yahudi halkları barışçıl bir şekilde yaşabilirler. Buna engel olan şeyler Filistin tarafındaki radikal paramiliter gruplar, İsrail tarafında da siyonizmdir. Gerçi cımbızla tek bir şey çekip konuşmak doğru olmaz; ama Ilan Pappe İsrail için "birlikte yaşanması mümkün olmayan" tanımlaması da yapmaktadır. Modern Filistin tarihi incelemesine 17.-18. yy'daki bazı verileri kullanarak başlıyor Ilan Pappe. Bu dönemde yerli halk arasında Müslümanlar, Hristiyanlar, Arap Yahudiler, Dürzüler ve diğer etnik gruplar mevcutlar. Aralarında Arapça konuşuyorlar. Osmanlı Devleti'nin yönetiminde çok merkezi bir idarecilik olmazsa da işler aşiretler üzerinden ilerlemektedir. Mahalli hukuk mevcuttur yani. 20 yy'a gelindiğinde başta Avrupa'da olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde Yahudiler'e, Hrıstiyan zulmü mevcuttur. Birinci dünya savaşının sonrasında 50.000 kadar Siyonist Filistin'e yerleşiyor ve mülkiyet arayışına giriyorlar. Bu mülkiyet arayışına karşı aslında en çok mücadeleyi veren grup; öncesinde Filistin topraklarında bulunan Arap Yahudilerdir. Çünkü Siyonistler, Siyonist olmayan Yahudilere de zulmederler. Cemal el-Hüseyni (1912) yılında fiili olarak Osmanlı Devleti'nin Filistin üzerindeki hakimiyetini ortadan kaldırıyor ve bir şekilde Filistin'in İngiliz mandasına hazırlanmasına neden oluyor bu
Modern Filistin TarihiIlan Pappé · Phoenix Yayınevi · 200728 okunma
Puan vermedi·139 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:26
José Saramago (1922-2010) 1998 Nobel ödüllü Portekizli yazar Eser yayin tarihi; 2009 Bazı kitaplar insana huzur vermek için değil, insanın içindeki soruları uyandırmak için yazılır. Kabil da biraz öyle bir kitap. Kabil, düz bir dini roman değil, ateist propaganda da değil daha çok büyük bir varoluş tartışması. Saramago: kutsal metinleri yeniden yorumluyor, ama bunu sadece “karşı çıkmak” için değil, kötülük, adalet, merhamet ve kader meselelerini sorgulamak için yapıyor. Kabil, kardeşi Habil’i öldürdükten sonra dünyada dolaşmaya başlıyor. Ama bu sıradan bir yolculuk değil. Roman boyunca: farklı zamanlara gider, * Tevrat’taki olayların içine girer, * Hz. İbrahim, Nuh, Babil Kulesi gibi sahnelere tanık olur Saramago’nun anlatımında sık sık şöyle bir his vardır: İnsanlar bir şey yapıyor gibi görünür ama daha büyük bir düzen çoktan sonucu biliyordur. Kutsal anlatıda Kabil kardeşi Habil’i öldürdükten sonra Tanrı onu tamamen yok etmez; ona bir “işaret” koyar ve başkalarının onu öldürmesini yasaklar. Bu çok tuhaf bir durumdur: * suçlu cezalandırılır, * ama aynı zamanda korunur da. aynı ipte iki keçi İnsan ya da hayvan fark etmez, bazı varlıklar sınırları bozmak, bağlarını koparmak ister. Saramago’nun eleştirileri dinî bir Yahudi düşmanlığına değil, daha çok politik ve devlet politikalarına yöneliktir.
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Veronika Ölmek İstiyor / Paulo Coelho
6/10
·216 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 16:22
Veronika Ölmek İstiyor, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho tarafından 1998 yılında yayımlanan, yaşamın anlamı, delilik, toplumun dayattığı normlar ve varoluş üzerine derin sorgulamalar içeren sarsıcı bir romandır. Hikaye, Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da yaşayan 24 yaşındaki güzel ve genç bir kadın olan Veronika’nın etrafında döner. Veronika'nın dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatı vardır: İyi bir işi, arkadaşları, talipleri ve onu seven bir ailesi... Ancak o, hayatın monotonluğundan, her günün birbirinin tekrarı olmasından ve geleceğin ona yeni hiçbir şey sunmayacağına inanmasından dolayı derin bir boşluk hissetmektedir. ​Bu varoluşsal sancı neticesinde Veronika, yüksek dozda uyku hapı alarak intihar etmeye karar verir. ​Ancak planı başarısız olur ve gözlerini Villette adında, akıl hastalarının kaldığı ünlü bir psikiyatri kliniğinde açar. Doktoru, aldığı ilaçların kalbinde geri dönüşü olmayan bir hasar bıraktığını ve yalnızca birkaç günlük ömrü kaldığını söyler. Öleceği günü beklerken Veronika, klinikteki diğer hastalarla (özellikle şizofreni teşhisi konmuş ama aslında sadece toplumun kalıplarına uymayan Eduard, panik atak hastası Mari ve depresyonla mücadele eden Zedka) vakit geçirmeye başlar.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2026 357. kitabı
Atatürk olmak mümkün değil ama Atatürk gibi düşünmek mümkündü.. Celal Bayar Atatürk'ün Devlet değerlendirmesi; Devletin, toplumu yönetip, yönlendirdiği gerçeğine dayanır. Demokrasi'yi. -Batı gibi- toplumun Devleti oluşturup yönetmesi biçiminde değil; Devletin, halkın rızası ile (seçim) toplumu yönetmesi biçiminde algılamıştır. Gerçi bu düşünce, Batı'nın Demokrasiye koyduğu modele uymaz ama, sınıfsız Doğu toplumlarının tamamına uygun düşer! Bugün, (1998) içinde çırpındığımız sosyal ve politik çalkantının kaynağı, Türkiye'de uygulanan "çoğulcu ve katılımcı Demokrasi" modelidir. Sınıfsız bir sosyal ortamda, sınıflı toplum modelinin işleme konulması, kargaşadan başka bir sonuç vermesi beklenemez! Atatürk Gibi Düşünmek Dün olduğu gibi bugün de sıkıntımız, Atatürk Metodolojisinden uzak düşmemizdir! Köprüden geçeceğimize, körfezi dolaşıyoruz. Tarih severler buyurun Atatürk Gibi Düşünmek
Araştırma-İnceleme Tarih
Atatürk Gibi DüşünmekCelal Bayar · Truva Yayınları · 200998 okunma
Reklam
Reklam