Rabbimiz!
Bizi evine kabul et. Dünyaya sıkışmış kalbimizi merhametinle genişlet ve nefesimize nefes kat.
Ne gidecek yerimiz var, ne yardım isteyecek birileri... Kimsesizliğimizle, yoksulluğumuzla, çaresizliğimizle, evinin önünde bekliyoruz...
Karmakarışık bir ruhumuz var, yolunu kaybetmiş... Ruhumuzdaki düğümü çözebilmek için, yüreğimizdeki derin kırışıklıkları açabilmek için, bir namaz ferahlığı bulabilmek için evinin önündeyiz işte...
Her yanımızda bir pişmanlık izi var.
Her yanımızda bir utanç izi var.
Bizi evine kabul et...
Varlığımızı, onurumuzu, geleceğimizi, umutlarımızı yeniden dirilt.
Ellerimizi tut.
Ellerimizde derman kalmadı. Biz bıraksak da sen tut.
Bizi kendimize bile bırakma Rabbimiz!
Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir...
Anlıyorum ki, değilmiş...
yollar görünmez kayalarla doluymuş...