Siyah çerçeveli ciddi bir ilân: bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır. Sizlere hizmetten şeref duyan yayınevimiz iftiharla sunar: Tutunamayanlar. Belli başlı bütün kitapçılarda bulunur.. (S.559)
Kitabın reklamını da yaptığıma göre (ki buna hiç gerek yok) bu kıymetli şaheser için birkaç satır da ben yazmak istedim. Bu kitap hakkında söylenenler, söylenecekler, yazılanlar ve yazılacaklar kitabın sayfalarından çok daha fazla, ve olmaya da devam edecektir.
Kitap, Turgut Özben'in arkadaşı Selim Işık'ın intiharından sonra Turgut'un arkadaşının ölümünü kabullenmekte zorlanmasını ve daha sonra arkadaşının hayatını, hayatından geçmiş insanlarla görüşüp arkadaşının ölüm nedenini çözmeye ve onu anlamaya çalışmasını anlatır. Selim dış dünyayla örtüşmeyen karakteri yüzünden içine kapanır. İçinde bulunduğu düzenle uyum sağlayamayan, toplumun dışında kalan, durmadan kendisiyle hesaplaşan, kitaplara sığınan bir tutunamayandır. Turgut, Selim'in hayatını araştırırken, bu araştırmalarla beraber kendi hayatını, kendi benliğini de sorgulamaya ve tanımaya başlamıştır. Turgut, Selim'i araştırdıkça, arkadaşlarından onu dinledikçe, kendi bilmediği Selim'i öğrendikçe kendisi de giderek Selimleşir ve kendisinin de bir tutunamayan olduğunu fark eder.
Bu kitap hakkında hissettiklerimi anlatmam mümkün değil çünkü ne söylersem söyleyeyim yetersiz kalacak. Muhteşem ötesi bir eser fakat anlaşılması da bir o kadar zor bir eser. Kitabı daha iyi anlayabilmek için belli bir altyapı oluşturmak lazım ve ben bunu sağladıktan sonra okudum ve gerçekten hiç sıkılmadım. Neredeyse okuduğum her cümlenin altını çizdim ve o cümleyi tekrar tekrar düşündüm. Çokta araştırdığım kısımlar oldu. Yeni