Müslüman olduğumuz zaman, kendi aklımızla karar verdiğimiz hususların ancak Allah’ın iradesiyle uyuştuğu kadarının doğru olduğunu kabul etmek aşamasına gelmişiz demektir.
İnsan kanaatkâr değildir. İnsan, ölümü ile metafizik hakikat olmaksızın temas edemez. İnsan, eğer ölmeden önce salih bir hayatı seçmek isterse, önüne son derece kolay yürünecek bir yol açılır.
yürüsem parçalanmış bir ceset tazeliğinde
yürüsem beynimde kıpkızıl bir serinlik
sonra denizler devirebilirim dudaklarımdan
sonra aşk, sonra dirlik: partizan
Kâfirleri kayırmak ile kendisine yaşam güvencesi verilmiş gayr-i müslimin hayatını kayırmak arasında çok ciddi bir fark var. Müslüman olmanın özelliklerinden birisi de bu farkı kavrayabilmektir.