Yazı yazmak çin okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı danseder gibi hareketler yapan birini görür. Biraz yaklaşınca bir gencin, sahile vuran deniz yıldızlarını birer birer alıp okyanusa fırtallığını farkeder. Genç adama yaklaşır ve sorar.
- Neden bu deniz yıldızlarını okyanusa atıyorsun? Genç adan şöyle cevap verir: - Birazdan güneş yükselip sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler.
Bunun üzerine yazar: - Kilometrelerce sahil, binlerce deniz yıldızı var. Bunların hepsini nasıl kurtaracaksın? Ne farkeder ki der.
Genç adam eğilip yerden birdeniz yıldızı daha alır, okyanusa fırlatır.
- Onun için farketti ama.
"Cenaze memurları az önce geldiler. Gelip tabutun kapağını kapamalarını söyleyeceğim, daha önce annenizi son bir kez görmek ister misiniz?" dedi. "Hayır," diye karşılık verdim
Kalktılar. Ölünün başı ucunda bu rahatsız bekleyişten yüzleri kül gibi olmuştu. Çıkarken, hepsi elimi sıktı. Şaşırıp kaldım. Bir çift söz söylemeden geçirdiğimiz bu gece, sanki aramızdaki bağlılığı arttırmıştı.
Anneniz sanırım, dinsel törenle gömülmek istediğini arkadaşlarına sık sık söylermiş. Gereken şeyleri yapmayı üzerime aldım. Yalnız, haberiniz olsun istiyordum," dedi. Kendisine teşekkür ettim. Anacığım, dinsiz olmamakla birlikte, sağlığında hiç de dini aklına getirmiş değildi.
"Kendinizi haklı çıkarmanıza gerek yok yavrum. Annenizin dosyasını okudum. Gereksinimlerini karşılayamıyormuşsunuz. Ona göz kulak olacak biri gerekliydi. Sizin ücretinizse azmış. Hem aslını ararsanız, o burada daha mutluydu," dedi. Ben de, "Evet müdür bey," diye karşılık verdim.