"Terzi Hayrettin her Cuma günü bıkmadan hep aynı hanegine (şakasına) devam etti. Bedros'un bakır ibrikle eline döktüğü suyla abdest alırken 'Ula Bedros Cumaya niye gelmisen, bag cehennemde yanarsan ha.' Bedros da gülerek, 'Hreddin Abe vallah abdestim yohtur, bir dahaki Cumaya inşaallah. Ama bir şartım var. Sen de Pazar günü Surp Giragos kilisesine gel, vaftizin yapalım.' Terzi Hayrettin düşündü. 'Bah bu fena fikir degil, iki tarafa da çalışah, çift dikişle işi sağlama alah.' Bu tatlı atışmaya şahit olan Keldani, Türk, Süryani, Kürt, Zaza, Arap tüm Buğday Pazarı esnafı kahkahalarla gülerken, bir gün kaderin onları dünyanın dört bir tarafına savuracağından habersizdiler."