Hiçbir şey söylemeden öylece duvarı yumruklayarak birbirimize Söylemek istediklerimizi düşünüyoruz. Hafız Mahmut'a, şedit sana ne söylüyor diye soruyor; Mahmut da bizim Sohbetimiz doyumsuz cevabını veriyor.
Manayı değil ama sesi paylaşacağım bir sürü insan var. Manalar paylaşılmadan ölüyor.
.
.
.
Sükutu paylaşacağım birini bulmalıyım. İçimdeki çocuk canlı kalır belki.