Düşün bir kere, Allah seni affetmezse, sen İzzet ve kudret sahibi Allah'tan gazabını işitmiş ve O seni, aşağılatıcı ve kuvvetli pençeleriyle zebanilere havale etmişken, sen ensen ve boynundan onların pençelerinin şiddetli dokunuşlarından başka bir şey duymazsın. Sen zebanilerin elinde, yüzün kara olarak cehenneme götürülürken, helak olduğuna kesin olarak inanmış ve perişan bir vaziyette cehenneme doğru sürüklenirken kendini bir tahayyül et! Kararmış yüzünle, kitabın sol elinde, yaratıkların arasında feryat ve figan ederek geçip gidiyorsun....
Cehennemin iç çekiş ve kükreyişi esnasında mahlukatın birbirine karışan ağlama sesini bir düşün! Zalimler feryat ve figan ederek yok olup gitmeyi dilerler. Her bir seçkin, Sıddık, şehid, kısaca bütün halk: "Nefsî, Nefsî!" diye bağırır. Düşün bir kere: Mahlukatın peygamberlere çağıran seslerini! Onlardan her kul: "Nefsî, Nefsî!" diye seslenir. Sen de aynı şeyi söylersin. Sen de mahlukatla birlikte şiddetli tehlikeler ve yürek ürperten korkular içerisindeyken, bir de bakarsın ki cehennem ikinci bir kez haykırmıştır...