İbrahim Alparslan

İbrahim Alparslan
@1basyuce_
Sancak yine salınsın o burçta, Devir putların çağın bir vuruşta! BD-İBDA
Daimî Talebe
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
20 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
FİKİR, UZUN VADEDE GÜÇLÜ BİR SİLAHTIR;
Alman şairi Heine çalışma odasına kapanmış, sessiz sessiz çalışan felsefecilerin kulak ardı edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Felsefeciler çok güçlü ve yaman kişiler olabilirler: onları zararsız, önemsiz şeylerle uğraşan ve bilgiçlik taslayan kişiler olarak görmek, güçlerini anlamamak demektir. Eğer Kant akılcı dinbilimcilerin tanrılarını yıkmasaydı, Robespierre kralın başını istemeyebilirdi. O zaman aralarında yaşadığı Fransızlara, Heine, Alman idealist metafizikçilerinin - Fichte, Schelling gibilerinin izleyicilerinin - yobaz müminler olduklarını korku veya haz sevgisinin onları bir gün Batı uygarlığının bütün anıtlarını yerle bir etmekten alıkoyamayacağını söylemiştir. Bu metafizik çılgınlığın Avrupa'yı savaşa sürüklemesi karşısında Fransız Devriminin bir çocuk oyunu gibi kalacağını öne sürmüştür. Heine'nın, kendisinde çok iyi anladığı felsefi ve metafizik düşüncenin (örneğin derslerini izlediği Hegel'in) sahip olduğu güçten hiç kuşkusu yoktu. Bu güç, dolaylı fakat geniş kapsamlı olabilir. Heine filozofların zararsız laf ebeleri olmadıklarını, tersine, iyilik veya kötülük yönünde güçlü etkileri olduklarını ve insanlığın en yaman ve görünmeyen yasamacıları olduklarını biliyordu.
Sayfa 12 - MİLLÎ EĞİTİM BASIMEVİ
Reklam
ALLAH'I UZAYDA ARAYAN MARKSİSTLER ve BİLİM(!) :)
Materyalizmin, zaman ve mekan içinde varolan bir maddi dünya teorisi, zaman ve mekanın dışında olan tanrısal bir varlığın bulunduğunu ileri süren kilisenin yargılarını sıfıra indirmiştir. Teoloji, tanrının doğanın yaradılışından önce varolduğunu, doğayı yarattıktan sonra da kimbilir nasıl, her yerde varolduğunu öğretir. Doğanın mekan içinde olduğu halde, yalnız tanrının sonsuz büyüklüğünü ve sonsuza kadar varolacağını savunur. Bilim, çürütülemez biçimde bu görüşlerin tutarsızlığını kanıtlar. Bilimin ortaya koyduğu dünya görüşünde tanrıya yer yoktur. Daha XVIII. yüzyılda, Astronom Lalande bütün göğü «incelediğini», fakat tanrıyı bulamadığını söylüyordu.
Sayfa 45 - Yar Yayınları
MODERN ZAMANIN OTORİTE VE İDEOLOJİSİ : BİLİM;
Bilim, özellikle modern dönemde sorgulanamaz ve reddedilemez bir bilgi kaynağı olarak öne sürülmüştür. Gerçekte ise, Orta Çağ'da din üzerinden sağlanan otorite, Aydınlanma sonrasında bilim eliyle gerçekleştirilmek istenmiştir. Böylece kimi teoriler, bilimsel bir tez olarak öne sürülmüş ve bir anlamda bunlara kesin olarak inanılması istenmiştir. Önceleri kendisini Homeros ve Hristiyan geleneğinden mülhem “çoban-kral” metaforuyla otorite olarak ortaya çıkaran dinî söylem/gelenek ve din adamları modern dönemde yerini “bilim”e terk etmiştir. Pastoral dönemde nasıl insanlar din adamlarına samimiyet ve sadakat ile bir bağlılık ilişkisi kuruyorlarsa modern dönemde de epistemik cemaate yani akademik camiaya/bilim çevrelerine benzer unsurlarla bu bağlılığı sürdürmeleri beklenmektedir. Modern dönemde hâkim olan paradigmanın doğal bir sonucu olarak, Hristiyan öğretinin yerine dünyayı esas alan seküler aydınlanmacı düşünce kriter alınmıştır. Nasslardan sonuç çıkarmayı esas alan “tümdengelim” yerini gözlemlerden sonuçlara ulaşan “tümevarım”a bırakmıştır.
Sayfa 106 - Milel Nihal Yayınları

İbrahim Alparslan

, bir kitap okudu
10/10
·126 syf.·
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Salih Mirzabeyoğlu
9.3/10 · 72 okunma
durmak şöyle dursun duraksamak geçmez er yüreğinden
Sayfa 83 - GÖY - Gönüldaş Yayınları·Kitabı okudu
Reklam