S.Nur

İnsanlar kendilerine benzeyenleri severler. Bunu anlamak için dostluk veya düşmanlık vâkî olacak kimselerle münasebetlerde akıl, yani hesap işe karışmadan önce eski tâbirle vehle-i ülâda yani ilk bakış, ilk karşılaşma anında kalpte bir muhabbet husûle geliyorsa, muhatab bu muhabbete fâil olan kimse ile o muhabbetteki şiddet nisbetinde aynıyyet keyfiyeti taşır. Aksine husûmet vâkî oluyorsa bu da karşılaşan o iki şahıs arasındaki zıddıyyeti ifade eder. Hakikaten hemen herkesin hayatında vâkî olmuş bir gerçektir ki, bazen ilk defa karşılaşılan bir kimseye kalbde aklen izahı imkânsız bir muhabbet husûle gelir. Bu, şahsiyetlerin özü itibarıyla aynıyyetlerinden zuhûr eder..
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Meslek seçiminde fıtrî temâyülleri öne almanın değeri en fazla islâmî temâyülü olan gençlerimiz için ehemmiyet arz etmektedir.
Dindar insan, kalbi kafasından önde giden bir kimse demektir..
Diyorum ki, aşağıdaki sıfatları haiz bir ahlâkı benimseyen insanları kimse teslim alamaz. Şudur: El emeği-göz nuru-alın terine dayanan, tabiata dost, aza kanaat eden, komşusu aç iken kendisi tok yatmayan, 72 millete bir göz ile bakan, bu sebeple "öteki" kavramını barındırmayan, dünya hayatını "gölgelikte bir lahza dinlenme" kabul eden, ebedî olan öte dünya inancını esas alan, yaradandan ötürü yaradılmış her şeyi seven, dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldim diyebilen, insaf, merhamet, af, bereket, feraset, basiret, mürüvvet, hürmet, hizmet, sadakat, ehliyet, liyakat, fazilet, feragat, hürriyet, sabır, şükür, teşekkür, tefekkür, tevazu, cesaret, şecaat, hamaset, cömertlik, infak, ikram, izzet, iffet, letafet, nezaket, zerafet, ahde vefa, uhuvvet, sükunet, hamiyet, nihayet "adalet"e dayanan bir ahlâk. Bu ahlâka sahip olan insanlar elbette akl-ı selim, zevk-i selim, zihn-i selim sahibidirler. Parayı, bilimi, teknolojiyi, sanayii (onların esiri olmadan) nasıl kullanacaklarını bilirler.
Bir kimseye muhatab olan bir şahısa karşı vehleten vâkî olabilecek muhabbet veya husumetin varlık sebebi fâilin kendi nefsine duyduğu muhabbet, yani egoizmdir. Vehleten : Durup düşünmeden