S.Nur

Tabiatla haşır neşir olmaksa fitri bir ihtiyaçtır. Zira tabiat kudret-i ilahiyyenin nakışlarıyla doludur. Onu müdekkik bir nazarla incelemek insanoğluna "tahkîkî iman"a yükselme şansı verir..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cenâb-ı Hak, erkeğe haricî hayat mücadelesini, kadına ise ev dâhilindeki işleri ve evlât yetiştirmeyi takdir buyurduğundan erkeğin vücüdunu, kadının ise his dünyasını kuvvetli kılmıştır. Beşerî plânlamada bu ilâhî tâyine riâyet etmemenin neticesinin nasıl bir hüsran olduğunu görmek için etrafımıza şöyle bir nazar etmemiz kâfidir
Önce kısaca şunu söyleyelim ki, İslâm'ı dâvâ halinde yaşamak mevkiinde bulunan vasıflı bir gencin sadece "ilmin efdali olan mârifetullâh"a vakıf olması yetmez. Bununla birlikte din ve dünya hakkında yüklendiği vazîfeyi lâyıkıyla îfâya medâr olacak derecede ilâhiyât, dil ,edebiyat ve tarih bilgisine de sahip olmalıdır. Bu demektir ki, vasıflı bir hayat yaşamak için gerekli olan hususlardan biri de "ilmî kifayet"tir..
Ahmet Bin hanbel buyurur ki: "Allah'ı rüyamda gördüm ve Allah'ım sana ne ile yaklaşmak daha faziletlidir ?" sordum .Cenabı Allah'tan cevap geldi ve buyuruldu ki : "Kur'an okumakla ." Dedim ki: "Manasını anlayarak mı, anlamayarak mı?" Cevabında buyruldu ki: " İster anlayarak, ister anlamayarak."
Arzu ve isteklere uymak insanın helak sebebidir. İnsanın şeriat izniyle değil de kendi ihtiyarıyla yaptığı her şey arzularına uymak olur ,kul muamelesi olmaz . Halbuki onun saadeti kulluktadır.