Eمine

Eمine
وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا
طالبت العلم
İlim ve istikamet
Misafirhane-i dünya
Kâlu belâ
34 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Bütün yalnızlar gibi özgür bütün özgürler kadar yalnızız..
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
“Ferec”i okurken öyle duygular yaşadım ki, kelimelere dökmek gerçekten zor. Başta sadece meraktan başlamıştım, adını bile tam anlamıyla bilmeden. Ama daha ilk sayfalarda fark ettim ki bu kitap sıradan bir hikâye değil. Hüseyin Tunç’un kalemi çok sade ama aynı zamanda kalbe dokunan bir tarafı var. Anlatımı ne süslü ne de karmaşık, tam kararında. Sanki yanına oturmuş bir arkadaşın sessizce yaşadıklarını anlatıyor gibi. Kitapta sürekli bir içsel arayış, bir huzur isteği var. Karakterlerin yaşadığı o gelgitleri, karanlıkla aydınlık arasındaki mücadeleyi öyle güzel yansıtmış ki, kendimi bazı yerlerde onların yerine koydum. Özellikle o umutsuzluk anlarında, satırların arasında o kadar derin bir sessizlik hissediliyor ki, okurken gerçekten içim sıkıştı. Ama aynı zamanda o “Ferec” hissi — yani ferahlık, kurtuluş, bir şekilde yeniden doğmak — satır aralarından hep geliyor. Kitap adının hakkını tam anlamıyla veriyor bence. Bazı bölümlerde cümleleri iki kere üç kere okudum çünkü yazarın anlatmak istediği duygu bir anda kalbime dokundu. Özellikle insanın kendiyle, geçmişiyle ve kaderiyle hesaplaştığı kısımlar bana çok tanıdık geldi. Sanki yazar benim içimden geçenleri bir şekilde yakalamış gibi hissettim. Her sayfada bir burukluk, ama aynı zamanda küçücük bir umut var. Bu dengeyi kurmak kolay değil ama Hüseyin Tunç bunu çok ustaca yapmış. Ferec’i okurken bazen gözlerim doldu, bazen de içimden “evet, tam da böyle hissediyorum” dedim. Kitabın dili çok akıcı, ama derinliği de elden bırakmıyor. Bazen sessizce insanın içine işleyen kitaplar olur ya, işte bu da onlardan biri. Bitirdiğimde içimde bir huzur ama aynı zamanda bir boşluk kaldı. Böyle kitaplar çok az bulunuyor çünkü seni sadece düşündürmüyor, aynı zamanda hissettiriyor. Hayata, insanlara, kendi iç dünyana biraz daha farklı
FerecHüseyin Tunç · Profil Yayıncılık · 201517 okunma
Ayçöreği/zeynep sahra
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 77. kitabı
insan ilişkilerinin kırılganlığını, yanlış anlaşılmaların nasıl bir sevgiyi yavaş yavaş tüketebildiğini anlatan duygusal bir hikâye. Kitap boyunca yazar, duyguları öyle sade ama etkili bir dille veriyor ki, bazı cümlelerde kendi yaşadıklarını görüyorsun. Romanın merkezinde iki güçlü karakter var: Ahmet ve Sahra. İlk bakışta hikâye Sahra’nın kırgınlığı üzerinden ilerliyor. O, kendince haklı; çünkü sevdiği adamdan ilgi, anlayış ve açık bir sevgi bekliyor. Fakat sayfalar ilerledikçe anlıyorsun ki, Ahmet aslında o kadar da haksız değil. Ahmet’in suskunluğu, ilgisizliğinden değil; daha çok, duygularını ifade etmeyi bilmemesinden kaynaklanıyor. O, seven ama sessiz bir karakter. Bazı yerlerde Sahra’nın duygusal tepkileri, Ahmet’in geri çekilmesine neden oluyor. İletişimsizlik büyüyor, gurur araya giriyor ve sonunda iki taraf da birbirini sevmesine rağmen uzaklaşıyor. Yazar burada çok gerçek bir şeyi anlatıyor: “İnsan bazen haklı olduğu halde, suskun kaldığı için haksız görünür.” İşte Ayçöreği tam da bu noktada etkileyici. Ahmet’in sessizliği, Sahra’nın beklentisiyle çarpışıyor. Ve bu çatışmanın sonunda, okuyucu olarak Ahmet’in iç dünyasını anlayınca, aslında duygusal olarak en olgun tarafın o olduğunu fark ediyorsun. Zeynep Sahra, ilişkilerde “haklı” olmanın tek başına yetmediğini, karşındakini anlamaya da çaba göstermek gerektiğini sade bir dille vurguluyor. Kitabın isminin “Ayçöreği” olması da boşuna değil: Tatlı ama içinde buruk bir dolgu var. Tıpkı Ahmet ile Sahra’nın ilişkisi gibi — dışarıdan güzel, ama içinde geçmişin gölgesi saklı. Sonuç olarak, Ayçöreği sadece bir aşk hikâyesi değil; susmanın, yanlış anlamanın ve geç kalmış fark edişlerin romanı. Ve evet, bana göre bu hikâyede Ahmet haklı. Çünkü o sevmeyi biliyor, ama gösterebilmeyi öğrenememiş.
AyçöreğiZeynep Sahra · Ren Kitap · 202011,4bin okunma
İnsan yarası yarasına denk geleni severmiş..

Eمine

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 77. kitabı
Zeynep Sahra
8/10 · 11,4bin okunma