Esra Acar

Puan vermedi·280 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 09:06
“Çiftlikte yaşayan Güney Afrikalı bir ailenin dağılma hikayesi”… kitabın arkasında böyle yazıyordu… bir ailenin dağılma hikayesi. Aile hikayeleri beni hep çok etkilemiştir. Baştan sona bir ailenin geldiği noktayı görmek buna tanık olmak insana farklı bakış açıları kazandırıyor. Yanlışın nerede olduğunu neler değişseydi her şey daha farklı olurdu net bir şekilde görebiliyorsun. Kitabı bitirdikten sonra kendimi hep aynı şeyleri düşünürken buluyorum; birbirleriyle konuşabilseydiler, birbirlerini anlayabilseydiler, daha şeffaf olabilseydiler bir şeyler değişir miydi? Dertleşebilecek, danışabilecek birilerine ihtiyaçları vardı ve bunu hiçbir zaman bulamadılar. Herkes kendisi için yaşadı ve kendisi için tek başına ölüp gitti. Ben burada yanlış inançların da etkili olduğunu düşünüyorum aslında. Hiçbir şeye inanmıyor olmak ya da yanlış bir şeylere inanıyor olmak insanı daha büyük bir çıkmaza sürüklüyor. Eğer iman etmiş olsalardı her şey bu kadar trajik olmayabilirdi. Benim fikrim En son Anton’un yaşadığı farkındalık çok gerçekti aslında ellili yaşlarında ‘ömrünü ziyan ettiğini’ farkettiği o an. “günün birinde yapacağından bir zamanlar emin olduğu şeylerin hiçbirini yapamayacaktı.” İnsan gençleşmiyor tabii. Hepimiz ellili yaşlara doğru ilerliyoruz ve bu yaşlara geldiğimde Anton gibi bir farkındalık yaşamamak için elimden geleni yapmam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Ömrümüzü ziyan etmeye hakkımız yok… Kitabı sevdim. Yazarın iğneleyici üslubu hoşuma gitti. Özellikle kiliseleri, rahipleri ve siyasetçileri iğnelemesineyse bayıldım. ‘Hepinizin ne mal olduğunu biliyoruz’ dilini çok yerinde kullanmış. Anlayana..
VaatDamon Galgut · Delidolu Yayınları · 2022730 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu kitap beni zorbaladı resmen. Daha fazla dayanamayacağım. Bir insanın tamamen hayvani içgüdülerle yaşaması ve bu yaşamın kutsal bir yaşammış gibi özenti bir şekilde anlatılması beni irite etti. “Kadın başka bir şeydir kadın başka bir şeydir” diye diye abazalık hikayelerini güzellemesi de ayrı konu. Ahlaki değerleri olan biriyseniz kendinizden bir şeyler bulmanız zor. ‘Okuyarak öğrenen alim ve yaşayarak öğrenen cahilin -cahil demiş ama asıl gerçek alimin o olduğunu söylemiş ki ben burada koptum zaten- dostlukları ve paylaşımları’ şeklinde bir yorum gördüm ama ben ilk 100 sayfada yaşayarak tam olarak ne öğrenilmiş çözemedim. Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Otur sıfır.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2024 09:50
Kahramanın beyinsizliği o kadar rahatsız edici ki beyinli bir insan olarak okurken kaldırmakta zorlanabilirsiniz. Office dizisinde Michael Scott un Türk versiyonu gibi bir şey. Yer yer insanı cringe komasına sokuyor. Kitabın güldürecek bölümleri vardı ama gülebilmem için bu kitabı 20li yaşlarda okumam gerekiyordu 30lu yaşlara çok komik gelmeyebilir. Twitter kullanıyorsanız ve bazı kalıp esprilere alışıksanız fazla gülmeyeceksinizdir. R harfini söyleyemeyen çocuğun r harflerini söyleyemeyişinin yazıya dökülmesi okurken biraz yorucu geldi bana. Ben r leri söyleyerek okudum (küçük bi tavsiye). Bir kitabı okurken kahramanını sevmediysem kitabı da sevemiyorum maalesef. Öyle bir şey yaşandı bu kitapla aramda. Kurtulmak ister gibi okudum. Üzgünüm…
Beyinsiz Adam Yazıklar OlsunHakim Türkmen · Timaş Yayınları · 2014363 okunma
Puan vermedi·227 syf.··
2024 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2024 09:05
Üçlemenin ilk romanıymış. Üzüldüm. Çünkü muhtemelen devam kitaplarını okumayacağım. Ağıtçı kadının rüyasının peşinden gittiği şehirlerde karşılaştığı cenazelerin hikayeleri bize ne anlatmak ne vermek istemiştir anlayamadım. Mesela Konya Bursa Erzurum gibi manevi yönü yüksek şehirlerde hep şarapçı içkici tayfanın acıklı(!) hikayelerine denk gelmesi manidar. Diyarbakır’da ilkokul öğretmenine kızıp dağa giden çocuk güzellemesiyse apayrı bir olay. Dili güzel zaten yazar da şairmiş o belli. Ama kurgu zayıf verilmek istenen mesaj da bana hitap etmedi. Elendi.
Ucunda Ölüm VarKemal Varol · İletişim Yayınları · 20162,873 okunma
7/10
·136 syf.··
2024 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2024 09:41
Bütün öykülerin ortak noktası sanırım yaşlılık buhranlarıydı. İnsan yaşlanınca neden garipleşir? Ben en çok evden kaçan kadının öyküsünü sevdim “çok kalabalıktınız” deyişi “evde, sokaklarda, dükkanlarda, dolaplarda… Günün birinde kalabalığı silkelemekten ve tek başıma kalmaktan başka bir isteğim olmadığını anlayıverdim.” Aynı değil mi. Ara ara gelmiyor mu hepimize bu. Evin sürekli dağılmasından, yemek seçen çocuklardan, her gün ne yedirsem diye düşünmeklerden falan bir kaçasımız geliyor. Yapmıyoruz ama. Çünkü daha yaşlanmadık. Çocuklar büyümedi. Ve bir sürü başka sebep. Yaşlılık psikolojisi böyle bir şey mi acaba? Yeniden başlamak için çok geç olması, her şeyden vazgeçiş, hayatın değersizleşmesi sonumuz bu olacaksa ne için çabalıyoruz bu kadar yıl? Ama kitaptaki yaşlıları bizim yaşlılık algımızdan ayıran bir şey var. İçiyorlar. Çakırkeyfler. Yaşlanınca işleri bitmiş. Dünyalık hevesleri kalmamış ama bir amaçları da kalmamış. İnsan yaşlı da olsa bir amaca bağlanmalı. Ahiret inancı bu buhrandan kurtarıyor bence insanı. Ölene kadar uğruna çabaladığın bir şeyler var. Din güzel şey ya. İslam güzel bir şey.
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020602 okunma