1gazeteci

1gazeteci
@1gazeteci
Tek ideolojik silahım kalemim.
Analitik derinlik mi, ruh eksikliği mi?
7/10
·208 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 12:22
İletişim fakültesi mezunu olarak, artık iletişim kitaplarının gurmesi olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak bu durum, okuduğum eserleri kolay kolay beğenmememi de beraberinde getirdi. Neyse, gelin kitap yorumuma geçelim. Öncelikle kitabı beğendim, fakat bana fazlasıyla analitik geldi. Bilimsel kaynaklara dayalı anlatım önemli ve kıymetli olsa da, insan arada biraz da empati ve yorum arıyor. Kitap, teknik anlamda oldukça doyurucu olmasına rağmen yazarın kendi sesini yeterince duyurmadığını düşünüyorum. Okurken içimden sık sık şu soruyu geçirdim: "Be adam, senin yorumun nerede?" Ethos, pathos ve logos üçlemesi üzerine kurulu teknik bilgiler detaylı ve açıklayıcıydı. Bilgilerimi tazeleme fırsatı buldum ama yepyeni bir şey öğrendiğimi söyleyemem. Tek istisna, biri bana kartvizit verdiğinde kibarlıktan inceleme yapıp soru sormam gerektiğini öğrenmem oldu. Açıkçası, ben hep incelemeden cebime koyardım. Bu anlamda ufak bir aydınlanma yaşadım diyebilirim. Kitaba bir gurme gözüyle bakacak olursam, tüm malzemeler eksiksiz fakat tuzu az. Okurken bu eksikliği hissediyorsunuz. Yine de okumaktan zarar gelmez! Tavsiye ediyorum, okuyun ve okutturun.
Ekonomi-Emek-İş Dünyası İnsan ve Toplum
Etkili İletişimAlan Barker · Nova Kitap · 202182 okunma
Reklam
Medyanın karanlık yüzü
8/10
·239 syf.··
2025 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 00:08
Bu kitap, 2000’li yıllardaki medya sistemini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda gazetecilerin yaşadığı mağduriyetleri de ele alıyor. Yazarın sosyoloji bölümü mezunu olmasının etkisini her sayfada hissetmek mümkün. Bir yandan gazetecilerin haklarını savunurken, diğer yandan mesleğini layıkıyla yapmayanları sert bir şekilde eleştiriyor. Kitap boyunca en fazla eleştiri alan sektör ise yine medya sektörü oluyor. Medya sektörünün nasıl tekelleştiğini ve bu süreçte neler yaşandığını "Satılmış Medya" kavramı üzerinden çarpıcı bir şekilde ele alan yazar, okurlara medya dünyasının iç yüzünü gözler önüne seriyor. Günümüzde pek karşılaşmasak da (iyi ki karşılaşmıyoruz), o yıllarda gazetelerin sansürsüz bir şekilde ceset fotoğrafları yayımladığını ve toplumun büyük bir kesiminin bundan olumsuz etkilendiğini vurguluyor. Açıkçası, ben 2000’li yıllarda çocuktum ve bu kadar detaylı bilmiyordum, ancak yazar düşüncelerimi adeta aydınlattı. Kitapta dikkat çeken bir diğer konu ise “niteliksiz bilgi” meselesi. Peki, niteliksiz bilgi derken ne kastediyorum? Günümüzde özellikle internet aracılığıyla hızla yayılan, gerekli bilgilerin gölgesinde kalan, gereksiz ve doğruluğu şüpheli bilgilere fazlasıyla maruz kalıyoruz. Yazarın da vurguladığı gibi, çığ gibi büyüyen gereksiz bilgiler yerine az ama öz, nitelikli bilgiyi tercih etmek çok daha değerli. Özetle, bu kitap medya sektörüne dair farkındalık kazanmak isteyen herkes için önemli bir kaynak. Özellikle medya sektöründe çalışanlara ve iletişim fakültesi öğrencilerine mutlaka tavsiye ederim.
Medya ve iletişim
2000’ler Türkiye’sinde Gazetecilik ve Medyayı AnlamakL. Doğan Tılıç · Su Yayınevi · 20011 okunma
Kadın olmak, gerçekten ne demek?
10/10
·232 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 13:38
Kadın olmak, sadece bir isimden ibaret değil, bir kimlik meselesi… Toplumun bize dayattığı kalıplara, inançlara ve tutumlara ne kadar hâkimiz? Duygu Asena, bu kitabında, kadının yaşadığı dünyayı sorgulatıyor ve tüm bu "normal" kabul edilen şeylerin aslında ne kadar yüzeysel olduğunu gözler önüne seriyor. Evlilik, iş, başarı, aile… Tüm bu kavramlar, kadınların özgürleşmek yerine kısıtlandığı bir düzene evrilmişken, sevgi adı altında birçok sınırın çizildiği bir gerçeklikte kadın olmanın anlamını yeniden keşfetmeye davet ediyor bizi. Asena, güçlü bir kadının portresini çizerken, bu gücün arkasındaki derin bedelleri, yalnızca maddi değil, ruhsal ve duygusal açıdan da nasıl ödendiğini anlatıyor. Bu kitap, kadınların toplum tarafından biçilen rollerle savaşıp, kendi özgürlüklerini inşa etmek için verdikleri mücadeleleri gözler önüne seriyor.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Afa Yayınları · 19878,1bin okunma
“Neyin varsa sen osun”
9/10
·166 syf.··
2023 164. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2023 10:19
John Berger’in okumaya doyamadığım kitaplarından bir tanesini siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum. Kitabın adı “Görme Biçimleri” bu kitabı yaklaşık 2-3 yıl önce okumuştum. Ne yazık ki zaman geçtikçe kitabın eşsiz anlatımı da maziye karıştı. Bende dün itibariyle tekrar okuma kararı verdim. İyi ki de okumuşum. Neyse konuyu uzatmadan kitabın içeriğine geçelim. Kitabın dili biraz ağır olsa da 15-18. Yüzyıllara ait tabloların fotoğraflarına yer verilmiş. Bu sayede yazının akademik üslubunu, fotoğraflar eşliğinde sadeleştirdiğini düşünüyorum. Bu kitabı incelerken dikkat etmeniz gereken bazı anahtar kelimeler var bunlar: Sanat eseri, reklamcılık, kapitalizm ve satış değeri. Bu üç kelime birbirlerinden oldukça farklı olarak gözükse de aslında iç içe olduğunu anlıyorsunuz. Hatta sadece soracağımız tek bir sorunun bile bu dört anahtar kelimeyi birbirine nasıl bağladığına bakalım. “Satış değeri sanat eserinin değerini etkiler mi?” Gelelim ikinci cümlemize, satış değeri sanat eserinin değerini etkiliyorsa kapitalizm bunda nasıl bir rol oynuyor? Ne yazık ki bu iki sorunun cevabı kısa cümlelerle özetlenecek nitelikte değil. Ancak en azından sorduğumuz bu soruların cevaplarını kitapta bulacak ve mevcut sanat eserlerinin kalitesinin belirlenmesinde elitist kesimin yanı sıra kapitalizmin işin içine girip sanatı bile nasıl etkisi altına aldığını göreceksiniz. *Çıplak kadın resmi yapılıyordu çünkü çıplak kadına bakmaktan zevk duyuluyordu; kadının eline bir ayna veriliyordu ve resme ''Kendine Hayranlık'' deniyordu. Böylece çıplaklığı zevk için resme geçirilen kadın ahlak açısından suçlanıyordu., *Aldığınız bu yeni nesne der reklam, sizi bir bakıma daha zenginleştirecektir -aslında o nesneyi almak için para harcayarak biraz daha yoksullaşacak olsanız bile! *Yağlıboya resim her
Deneme-İnceleme Sanat
Görme BiçimleriJohn Berger · Metis Yayıncılık · 20207,6bin okunma
Yaşanılan her şeye rağmen aile olarak kalabilmek
7/10
·372 syf.··
2023 163. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 16:36
İclal Aydın’ın meşhur kitaplarından biri olan “üç kız kardeş” kitabını bugün itibariyle okumuş bulunuyorum. İtiraf etmeliyim ki dizisinin çekildiğini duyduktan sonra okuma kararı aldım. Hem benim açımdan zaman tasarrufu oldu hem de merakımı biraz olsun dindirebildim. İsterseniz kitap yorumuma geçeyim. Ben bu kitapta en çok Derya karakterini sevdim. Yeri geldiğinde başına buyruk gözükse de hassas bir kalbinin bulunuşu çok özeldi benim için. Her şeyden önce verdiği yanlış kararların arkasında durabilecek kadar cesur bir kadındı. Bu yüzden Derya karakteri benim için hep özel olarak kalacak. Gelelim birazda kitap içeriğine: Romanda ortanca kardeş olan Dönüş’ün yaşamış olduklarını kaleme almasıyla birbirinden ilginç hayat hikayelerinden oluşan bu kitap benim oldukça hoşuma gitti. Bence kitabı bu kadar özel yapan şey tüm aile bireylerinin bakış açısıyla yazılmasında. Yine de kitabın bazı yerlerinde ne yazık ki durağanlık hissine kapılıyorsunuz. Nedendir bilinmez ama Mesut’a fazla yer verilmesi beni biraz sıktı doğrusu. En azından birazcık Somer veya Derya’ya kitapta daha fazla yer verilebilirdi diye düşünüyorum. Sizin de benim gibi dizisini izleyecek zamanınız yoksa bu kitabı okumanız daha mantıklı olur. İncelememi bitirmeden önce hoşunuza gideceğini düşündüğüm kitap alıntılarına yer vermek istiyorum. *Bir evi ev yapan, içindeki sesler ve yemek kokularıdır. Sesler azaldıkça, pişen yemeklerde azalıyormuş meğer… * Kendini meşgul edemeyen insan, başkasının hayatıyla meşgul olur. Başkasının utancıyla ayıbını kendilerine abdest suyu yapmaya kalkar, kınaya kınaya kendilerini ak ettiklerini zannederler. *Yazmak kendimle arkadaşlığımın en vazgeçilmez yolculuğu olmuştu. Onlar yaşamış, ben hayal etmiştim. Sonra hayallerimin asla gerçek olmayacağını kabullenmiştim. Kabullenişimi
Roman
Üç Kız Kardeşİclal Aydın · Artemis Yayınları · 202011,1bin okunma
Reklam