"Bir varmış bir yokmuş, dünyada acayiplikler çokmuş. Bir gece beş farklı ülkede, beş prens aynı rüyayı görmüşler: Bir genç kız, kadim bir kentin alacakaranlık sokaklarında ışıktan bir güzellik halinde dolaşıyormuş. İşte o kızı gördükten sonra, artık ne eski hayatları kalmış ne de eski hakikatleri" diye başlayan satırlar okuyucuyu mistik bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın masal türünde yazdığı kitabı tam bir haftasonu battaniye altında kahve eşliğinde okunacak, haftasonunuzun eşlikçisi bir kitap.
Her masalda olduğu gibi bu masalda da çıkarımda bulunulacak çok güzel konular mevcut. Yazar kitabında özellikle iyilik, kötülük, egemen kadın konularını ustalıkla vurgulamış.
Kitap kapağındaki "Özgürlük yoksa aşk da yoktur" cümlesi son noktayı koyar nitelikte
Biraz da büyüklere masallar diye düşünüyorsanız kitabı okumanızı öneririm
…biz insanlar onun gibi değiliz, bizim için kötülük her zaman daha caziptir. Her firsatta iyilik makamını terk eder, kolayca kötülüğe meylederiz. Ne yazık ki, yine öyle yaptık. Yine zarafet yerine kabalığı, güzellik yerine çirkinliği, fedakârlık yerine bencilliği, yiğitlik yerine korkaklığı seçtik. Yüreklerimiz kurudu, merhametimiz soldu, vicdanımız kayboldu.
…en direngen tohum iyiliktir, ne kadar unutturulmaya çalışılırsa çalışılsın, ne kadar derine gömülürse gömülsün bir gün mutlaka filiz verir.
"Bütün insanlar yanlış anlıyor. Üstelik sadece bizi değil hayatı da yanlış anlıyorsunuz. Başımıza gelen felaketlerin çoğu işte bu yanlış anlamadan."
"Aradığını ancak gördüğün yerde bulabilirsin."