Uyuyorsun ve ben sana tüm bu aykırılıklarına rağmen dünyanın bana karşı en olağan ihtimaliymiş gibi bakıyorum.
...
Sen hiçbir şeyim olmadığını düşünürken doğurup büyütüp öldürdüğüm nice şeyden biri oluyorsun. Hiçbir parça kabul etmiyorsun hayatına, belki bir parçadan ziyade benden bir parçayı. Olsun. İnandığım bir yalan olmandan daha iyi kabullendiğim bir gerçek oluşun.
...
Ben birazdan gideceğim ve sen, hiçbir parçasına ilişemediğim bir hayata devam edeceksin. Olsun. Hiç bilmediğim bir şehir oluşundan daha iyi uğradığım bir sokak oluşun. Bir gün beni hiçbir yere çıkarmayan ve önüme duvarlar dizen çıkmazım olacak da olsan, vazgeçemeyeceğim seni bildiğim bir sokak saymaktan.
...
Koridorda asılı duran, zamanla varlığına alışıp orada durduğunu unutarak bakmadan geçtiğimiz resimler gibi kalsın yüzüm sende. Kırılganlığıma karşı savaş açıyorum seninle. Seninle kalabilmek için kırılmamayı öğretiyorum kendime. Senin yaptığın gibi tutunmayı ama hiçbir zaman sıkı sıkı sarılmamayı öğretiyorum. Bir yandan güçleniyorum bir yandan da bilmediğim bir yerimden inceliyorum. Sen bu kargaşanın en güçlü dayanağı olduğunu bilemeyeceksin hiçbir zaman ve ben bir gün üstesinden geldiğim her şey gibi bunu da dindireceğim. Sessizce, hiçbir yara almadan, hiçbir yara vermeden. Geçip gitmiş ve her şey gibi bir gün bitmiş olacaksın sen de. Ama ben seni, koridorda artık bakmadan geçtiğim bir resim gibi değil, başucumda duran bir çerçeve olarak hatırlayacağım. Böyle kalsın, istediğin gibi.
...
Yaşama inanmasam da olguların düzeni ve değer verdiğim kadın beni düş kırıklığına uğratsa da her şeyde bir düzensizlik, lanet ve belki de şeytani bir kargaşa olduğundan emin olsam da bir insanın yaşayabileceği en korkunç düş kırıklıkları üzerime yığılsa da ben yine de yaşamak isteyeceğim.
...
Kendime birçok kereler sormuşumdur: Bu coşkulu ve belki de ayıp denilecek yaşama arzumu yenebilecek bir umutsuzluk var mı dünyada? Ve karar verdim: Yok,
...
Kimi veremli, sümüklü ahlakçılar, özellikle de şairler bu yaşama arzusuna sıklıkla alçakça diyorlar.
...
Mantığa aykırı da olsa yaşamak istiyorum ve yaşıyorum.
Mike tam o sırada bir doktor olmak istediğini söylemişti Tia'ya. Tia'da buna ne zaman karar verdiğini sormuştu.
"Sanki doğduğumdan beri bunu istiyorum," demişti Mike.