Çılgın Kalabalıktan Uzak, İngiltere kırsalında geçen ve Bathsheba Everdene adlı bağımsız, gururlu bir kadının üç farklı erkekle olan ilişkilerini anlatan bir roman.
Başta Bathsheba’ya çok kızmış, sinirlenmiştim. Onun seçimleri, gururu ve bazı hataları bana oldukça sinir bozucu gelmişti. Ancak romanın sonlarına doğru fark ettim ki bu öfkem, onun içsel yolculuğunu ve olgunlaşmasını görmemi engelleyen bir yanılgıymış.
Başlangıçta gururla ve özgürlüğünü korumak adına yaptığı seçimler çoğu zaman bencillik ya da ani heveslere dönüşüyor. Troy’a kapılması bunun en çarpıcı örneği. Çekiciliğin gölgesinde, yanlışlarının bedelini yaşıyor.
Tüm bu yanlışlar, onun için bir dönemeç oluyor. Aşkın yıkıcı yanı, ona yeni bir bakış açısı kazandırıyor; gururun kabuğunu çatlatıyor. Boldwood’un takıntılı ilgisi, Troy’un sorumsuz cazibesi ve Gabriel’in sabırlı sevgisi arasında, aşkın farklı yüzleriyle sınanıyor. Her biri Bathsheba’nın olgunlaşmasına bir iz bırakıyor.
Bana göre, Bathsheba’yı olgunlaştıran şey aşkın tatlı tarafı değil; yaptığı yanlışlar, yaşadığı kayıplar ve bunları sessizce kabullenmesiydi. Sevginin sabrını, tutkunun aldanışını ve gururun bedelini deneyimlemeden, gerçek anlamda kendini bulması mümkün değildi.
Hardy’nin okura vermek istediği mesaj belki de şudur: Aşk insanı büyütür, ancak bunu daima kendi kırılganlıklarından geçerek yapar.
Bir kral ya da general olmak istemiyordu, bu tür basit dilekler onun için büyüktü. Aksine, doğa, kitaplar ve belki birkaç çocukla dolu basit bir hayat istiyordu. Hayatın ilerleyen yıllarında, sessizce bir şeyler okuyabilmek için rahat bırakılmayı isteyeceğini de biliyordu.
Ayrılığın, insana hem eksilttiği hem de büyüttüğü yanları vardır.
Bir tarafını sessizliğe bırakırken, diğer tarafını yeniden kurmaya zorlar.
Sanki eksik bir cümle gibi bitmemiş, ama geride kalan her kelimesiyle ağır.
Vatan severlik sadece bir fikir, kapitalizm ve komünizm de öyle. Fakat fikirler insanlara kendi çıkarlarını unutturabilirler. Baştakiler de fikirlere kendilerini fazla kaptıranları kendi çıkarları için kullanırl
Alçakgönüllü, çalışkan bir insan olmalısın. Herkese merhametli ol. Düşmanlarına bile. Bunu anlıyor musun, Noa? İnsanlar adil olmayabilirler ama Tanrı adildir. Göreceksin. Bir gün göreceksin.