B.

Uzaklaşmak da kaderden yaklaşmak da. Sen yürüyerek uzaklaştım sanarsın o sana koşarak yaklaşır. Nasip denilen seni bulur, kaçamazsın.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Rabbinde arar isen hiçbir iş güç değil; kendinde arar isen hiçbir iş kolay değil.” İbn Ataullah el-İskenderi
Din
Kötü çok, çünkü iyi az!
“Kötüler ne kadar cüretkar” dedi elindeki gazeteyi masaya bırakarak, “ve iyiler ne kadar da habersiz iyi olduklarından!” Rabbimiz’in nimetlerini hep bizlere verdiği şeylerden biliyoruz; oysa sadece vermeyerek bizi nimetlendirdiği şeyler de var. İsyanı vermediği için teslim olmaya kabiliyetli oluyoruz. Yalanla oyalanmaya rıza göstermediğimiz için hakikati aramaya yöneliyoruz. Zulmün yollarından yürümediğimiz için adaletten ve hakkaniyetten bir nasip umuyoruz. Nankörlük etmeye cüretimiz olmadığından razılardan olmayı niyaz edebiliyoruz. Nefsimize çok defa mağlup olduğumuz doğrudur gerçi, ama bu zelil halimizden memnun da olmuyoruz. Günahlarımız var, hem hiç de az değil, ama o günahlarla barışıklığımız yok çok şükür. Cahilce davranıyoruz belki kimi zaman ama cahillerden de değiliz. Çokça hata yapıyoruz, halis bir kula, kulluğa yakışmayan nice halin içine sokuyoruz kendimizi, ama rabbimizin rahmetinden, bereketinden umudumuzu da hiç kesmiyoruz. Ayrılığımız çok, tefrikaya düşüyoruz, birbirimize karşı kardeşliğe yakışmayan nice ayıbımız var, ama yine de Bir’den birlik yeşertecek patlamamış bir tohum var. Zayıfsak da, aciz düşmüşsek de, kabarıp kabarıp yeryüzünün namertlerini kayalara çarpıp parçalayacak dalgaları biriktiremiyor olsak da, namert de olmuyoruz çok şükür. Rabbimiz isyanı, zulmü, nimete nankörlüğü, günahını görmeyecek bir körlüğü, insaftan yoksunluğu bütün karakterimizi kaplayacak çoklukta vermemiş bize. Ne kadar aciz olsak da, ne kadar günah işlesek de, ne kadar yolumuzu şaşırsak da, hakikat bir şekilde kendini gösteriyor üstümüzde. Hamdolsun, şükürler olsun! Bunu bilmek, bunu idrak etmek mecburiyetimiz var. Ve bu bilince erince, bizi buradan ‘daha iyi’ye doğru götürecek yollar, çareler, vasıtalar aramaya geliyor sıra. Martin Lings’in ‘Onbirinci Saat’
Edebiyat
Yarabbi çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden öldürüyorlar. Yarabbi ümmetin kanını döküyorlar. Yarabbi İsraili kahreyle, İsraili kahreyle, İsraili kahreyle.
Din
“Birilerini mutlu etmek için varsındır belki. Ya da varsan birilerini mutlu et. Gidersen mutlu etmiş olarak git. Yaşama birden fazla anlam katabiliriz. Ve ki, milyarlarca anlamı var yaşamın.”
Edebiyat