B.

B.
27 Haziran 1991
275 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Dostoyevski diyor ki:"Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum..."
Edebiyat
Reklam
Sen öte bahçede açalı gülüm/ Bütün bülbülleri yandı içimin''
Puan vermedi·112 syf.··
2018 68. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2018 12:59
Akif İnan, Yedi Güzel Adam'dan olduğu söylenen bir şair ve yazardır. Onlardan biri midir bilmem ama güzel bir insan olduğu muhakkak. Yazdığı satırlar, ardında kaliteli ve vakur bir kişilik olduğunu gösteriyor ve ancak nahif bir insana ait olabilirler. Uzun zamandır bu yedili ile ilgilenmekteyim. Hayal ettiğim haklarında uzunca bir araştırma ve okuma yapıp büyük bir ileti yayınlamaktı. Lakin bu dediğim çok uzun zaman alacak bir şey, ben de hayalimden vazgeçmek yerine, bu yolu yavaş yavaş yürümeye karar verdim ve Akif İnan da bu yolda yoldaşlarımdan biri oldu. Lise son sınıfta bir öğretmeni sürekli zulmedince, en sonunda onunla kavga etmiş ve Maraş'a sürgün edilmiş genç öğrenci. Haksızlığa uğramasındaki hayır hepimizin malumudur. Orada Cahit Zarifoğlu, Alaeddin Özdenören, Erdem Bayazıt ve diğerleriyle tanışmış. Hepsinin gencecik bir fidan olduğu o güzel dönemde kurulmuş arkadaşlıkları. Bu genç delikanlılar II. Yenicilere yoğun bir ilgi beslerken, Urfa'dan gelen bu gençliğinin içinde olgunluk, olgunluğunun içinde gençlik olan delikanlı, eski şiirden olan yanını korumuş. Divan edebiyatını çok sever, Ahmet Haşim'in de birçok şiirini ezbere bilirmiş. Elbette arkadaşlarının anlayışına kayıtsız kalmamış, II.Yenicilerin de şiirlerini okumuş ama eski şiirden yana olan tavrını korumayı seçmiş. Sezai Karakoç hariç sol çizgide yer almaları, içerik olarak onların yazdıklarını kabul etmemesine sebep olmuş. İlginçtir ki Sezai Karakoç'un Körfez kitabı ona deli saçması gelmiş. Yeni şiire kapalı olmasının temeli Urfa'nın onun karakterine yerleşmiş olması. Büyüdüğü kentin davranış kalıpları onun ruhunda yer etmiş ve bunun değişmesi uzun yıllar almış. Burada onun gelişmelere ve değişime kapalı olduğu anlamı çıkmasın lütfen. Urfa kapalı bir havzadır, köyüyle merkezi arasında dahi
ŞiirlerAkif İnan · İz Yayıncılık · 20141,372 okunma
Ona göre Türkiye, sevip de kavuşamayanlardan çok kavuşup da sevemeyenler ülkesiydi.
Sayfa 63
Edebiyat
Yeryüzünün kirine, günahına, lanetine karşı yapabileceğimiz tek şey şefkate, sevaba, hayra hicret etmekten başka bir şey değildir.
Sayfa 268·Kitabı okudu
9/10
·317 syf.·
2019 37. kitabı
Es Selam Dostlar! Eserimiz yine bir İsmet Özel şaheseri… Kendine has uslübu ile aykırı bir kitap. Kavramlar ve düşünceler arasında adeta tepetaklak oluyorsunuz... ''İslam kitaplarda ve Müslümanlar mezarlarda.'' Sözüne istinaden yazılmış bir eser de diyebiliriz. Özelllikle İslamın yeni bir düşünme ürünü olmayıp bizatihi doğru düşünme ürünü olduğunu ve Kur’an-Sünnet çerçevesinde hareket ettiğimizde sağlam bir kimlik/karakter inşasında bulunabileceğimizi net ifade ediyor. En çok dikkate şayan veya olması elzem olan ise şu söz diyebilirim Muamelata dair; Helal ve haram bize sadece azgınlığımızı zaptetmek için değil; yeryüzünde yaşadığımız hayatın anlamını kavrayalım diye , mevcudiyetimizin sebebine yaklaşalım diye vardır… Hasılı; Kitabın özeti mahiyetinde olan genel bir çerçeve ile net mesaj veren son bölümü TAŞLARI YEMEK YASAK yazısı ile sizleri başbaşa bırakıyorum.. Ve İsmet ÖZEL... Son zamanların en nitelikli mütefekkirlerinden olup takip edilesi bir yazar derim... ''Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: “Taşları Yemek Yasaktır !” Bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. Levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış: -Zihnine takılan soruyu biliyorum. Şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. İnsanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye ? İnsanlar arasında taş yeme adeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var ? Ancak şuna dikkat et: İnsanlar arasında adet haline gelmiş öyle
Din
Taşları Yemek Yasakİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 20244,072 okunma