Albert Camus'un henüz 22 yaşındayken yazdığı bu eseri yazar her ne kadar kendinin çok övülmemesi gerektiğini söylese de bence 22 yaşındaki bir bireyin hayatı bu şekilde analiz edebilmesi ciddi farkındalık gerektirir.
Camus felsefesini daha iyi anlayabilmek için okuduğum bu kitabı her ne kadar kısa olsa da aslında yazarın felsefesinin kısaca toplanmış halidir .
Kitabın konusuna gelecek olursam kitap 5 adet denemeden oluşuyor bu denemeler genel olarak ölüm, hayatın basitliği, yaşlılık, yalnızlık, yabancılaşma, umutsuzluk ve yaşama tüm açıklığıyla bakabilmek gibi konuları işlemiştir.
İlk denemesi olan Alay adlı denemede insanın tüm umudunun gelecekte olduğu bir yaşam düzeninde yaşlandığında ve o gelecek geldiğinde aslında hiç de beklediği gibi olmadığı, kendisini adadığı tanrısı veya yaptığı bir meslek sayesinde insanların ilgisini çektiği, gelecekte de bunun böyle olacağı düşüncesi ancak yaşlandığında ne kadar yalnızlaştığını fark etmesi üzerine yaşadığı yalnızlık. Yani insanın adadığı bu hayatın sonunun basit bir ölüm olduğunu fark etmemiz gerektiğini anlatır yazar.
İkinci deneme olan "Evetle Hayır Arasında" adlı denemede hayatın çok basit olduğu insanların bu işleri karıştırması ile hayatı anlamlı bir hale getirmeye çalışması aslında durumu zorlaştırır. Camus yaşama tamamı ile objektif bir şekilde bakmayı bu basitlikle yüzleşmeyi söyler. Kitapta geçen alıntı ise şöyledir:
"Evet, her şey basit. İnsanlar karıştırıyor işleri. Masal anlatmasınlar bize. Ölüm mahkumu için"topluma borcunu ödeyecek,"demesinler,"kafası kesilecek,"desinler. Hiç önemli değilmiş gibi görünüyor. "
Üçüncü denemesi olan "Ruhta Ölüm" adlı denemede karakterin Bir tatile çıkması ve parasının olmaması bir sürü sorunla cebelleşmesi sonucu yaşadığı bu buhranı anlatır ancak karakter İtalya'ya yani