Irmak Özhan

9/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 01:32
SPOİLER İÇERİR! Ebulfazl Enveri gibi bu çağda mucizeler arayan bir kaba sofuyu ikna için ona kuyu dibinde bir cennet bahçesi göstermekten başka çare yoktu. Nurullah Hasip böyle hareket etti. Mevlüde’yle evlenmeyi başardı. Her insanı, hatta her toplumu hoşlandığı yemle avlarlar. Mesele, böyle oltalara tutulmayacak kadar insanlığımızı terbiye edebilmektedir. Henüz çoğumuz hayatın özünü anlamayarak havada saadet, kuyu dibinde cennet arayan, birbirimizden keramet bekleyen, boş şeylere kapılan, vaatlere aldanan saf kimseleriz. (syf.76-77) Kitabı mutlaka okumanızı öneriyorum. Şiddetle tavsiyemmm️
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 13:32
10 üzerinden 100 puan verilebilecek olsa hiç düşünmez 100 puan verirdim. Bu kitap bir kişisel gelişim kitabından çok “ülkesel ve toplumsal gelişim”kitabı. Açıkçası beklentimin çok çok üzerinde çıktı. Toprakları verimsiz, küçücük bir kara parçasından oluşan Finlandiya’nın halkın aydınlanması ve birlik olmasıyla nasıl bu denli geliştiğini anlatıyor yazar bize. Mustafa Kemal Atatürk’ün de askeri okullarda okutulmasını istediği bir kitap olduğunu bildiğimden midir bilmiyorum kitabı okurken Gazi atamızın Türk milletine yazmış olduğu bir öğüt mektubuymuş gibi hissettim. Bu kitap bende vatanımız adına bir şeyler yapabilmemiz için umut uyandırdı. Gelelim kitapta konusu geçen birkaç noktaya: “ Sır, çalışma tarzında saklıdır. Bir tarafta öküze ve boğaya, tükenmiş bir beygire bağlı, kaba güce dayalı çalışma sistemi varken diğer tarafta on, yüz, bin kere bilgiyle donatılmış zihin ve eğitim çalışması vardır.” İşte çoğu Avrupa ülkesinde ve Türkiye’de ortaya çıkan sorunlardan biri budur. Eğitimi nitelikleştirmektense çalışma yükünü arttırmak. Oysa “Finlandiya’da halkın zihni derin bir uykuya dalmaz, devrilen bir ağaç gibi çürümez. İnsanlar fakirliğe razı gelmeyi istemiyorlar. Başkasının iradesine bel bağlamazlar. Ülke, üst tabakadan alt tabakaya kadar canlıdır.” Kışla’nın toplum içerisinde yarattığı algı değiştirilmeye çalışılır. Halk, kışlayı kötü niteliklerle tanımlarken; Finlandiyalılar kışlayı bir üniversiteye dönüştürmeye başlarlar. Halkın en alt tabakasından en üst tabakasına kadar herkes işini en iyi şekilde yapmaya uğraşır ve birbirlerini bilgilendirme üzerine düşerek yepyeni bir Finlandiya ortaya çıkarırlar. Ebeveynlik, askerlik, eğitim, spor faaliyetleri , kilise gibi ülkeyi şekillendiren her normda yenilenmeye adarlar kendilerini. “ Vatan için yaşamak da vatan için
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Can Yayınları · 2023124,6bin okunma
10/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 15:48
Son Ada romanında ana fikir “Çoğulcu Diktatörlük”. Zülfü Livaneli, günümüz ülke yapısında görülen olay ve kişileri bu denli metaforlaştırarak gerçeği o kadar iyi yansıtıyor ki kitap sonunda “ biz gerçekten bunu yaşıyoruz” diyorsunuz. !!!SPOİLER İÇERİR!!! Anlatıcımız, eşi, yakın arkadaşı olan yazar ile az nüfuslu, çalışma sıkıntısının egemen olmadığı cennet gibi bir adada yaşıyor. Ada komşuları birbiriyle uyum içinde. Adada her yerde martı sesleri, deniz dalgalarının kıyılara vuruşu ve upuzun ağaçların altındaki sessiz huzur hakim. Ta ki Başkan adaya gelene kadar. Hareketli ve siyasi hayattan uzaklaşmak isteyen Başkanımız, bu cennet adaya yerleşiyor ve olayların kayışı orada kopuyor. Bölgede yaşayan hayvanların katliyle başlayan serüven, adadaki ekolojik dengenin bozulmasıyla sonuçlanıyor. Akarsulara siyanür karışması, adanın insan yaşamına elverişliliği kaybetmesi, yılan nüfusunun çoğalması ve istenerek çıkarılan yangın maalesef ki bu adanın boşaltılmasını gerektiriyor. En hayattan bulduğum nokta ise, bu duruma karşı çıkan ada sakinlerinin en sonunda nasıl manipüle olduğu ve tıpkı başkan ve yancıları gibi katliamı savunarak birlik halinde fikir değiştirerek kötüye yönelmeleriydi. İşte cennet adamız, bu şekilde ellerimizden kayıp gitti. “Zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur…”
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,1bin okunma
8/10
·210 syf.··
2024 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 23:04
Yaşamak… Bazen sorulur ya uzun yaşamak mı daha iyidir yoksa kısa yaşamak mı diye. Uzun yaşayıp sevdiğim herkesin ölümünü göreceksem kısa yaşamayı tercih ederim derim hep. İşte bu kitap da okurlarına bu ana fikri sunuyor. Başkarakterimiz Fugui, savaştan dahi sağ dönen; çocuklarının, karısının, damadının, torunlarının ölümünü gören ve onları tek tek mezara gömen yaşlı bir adam. Kitabı okurken hissettiğim, küçük bir kapana kısılmışlık ve yalnızlık hissi. Yazar hepimizin belirli dönemlerde yaşadığı duyguları çok iyi yansıtmış.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 17:06
Alamut ve Haşhaşilerle alakalı öğrendiğim bir bilgiyi sizinle paylaşmak istedim, oldukça şaşırdım. İngilizcedeki “assassin( suikast) “ kelimesi “haşhaşi” sözcüğünün zaman içinde değişmesiyle türemiş bir kelimeymiş.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma