Spoiler Var Dikkat
5/10
·336 syf.··
2026 21. kitabı
Efsane bir konunun berbat bir yazarın elinde mahvolmasının maddi kanıtı bu kitap. İlk kitabını 10. sınıfta falan okumuştum ve bir liseli olarak (ki o zamanlar burçları vs severdim) sevmiştim lakin o zaman bile anlatımın ne kadar yavan ve yüzeysel olduğunu fark etmiştim. Geçen sene indirimde iki kitabını buldum hemen aldım. İlk kitabını tekrar okuyunca keşke almasaydım dedim. Hatırladığımdan daha kötüymüş. 12 gezegenden oluşan bir galaktik sistem var, her gezegen bir burca göre ayrılmış. Her gezegenin insanının belli özellikleri var dış görünüşleri de ona göre değişiyor. Bu sistemde bazı insanlar yıldızlara bakarak kahinlik yapıyor. Anakarakterimiz de bu sistemde üst düzey akademik eğitim alan genç bir kızımız. Kendisi yengeçli. Mc yıldızlara bakarken bir tehtid görüyor bu da 13. burçmuş. reddedilen burç ve bu burç saldırılar vs yapıyor. Mc de bu sırada yengeçin başına geçiyor. falan filan konu kısaca o kadar güzel ki AMA bu kadar olay olurken kızımız sadece hangi oğlana aşık olsam aman hangisiyle evlensem güzel değilim ben lider olamam vs vs diyor. İkinci kitapta da 13'e karşı savaşmaya çalışıyorlar ama cidden isyan savaş vs o kadar geri plandaki. Hayatımda gördüğüm en karakter gelişimi olmayan MC olabilir. Kız her daim ben başaramam edemem diyip sonra da sözünde durarak dünyanın en aptalca kararlarını alıyor. Çevresindeki herkeste durup durup kızı övüyor. Asla kızdan nefret eden biri yok ilahe sanki. Yazar Hunger Games, Star Wars gibi direniş hikayesi yazabilecekken 16 yaşında kaçak telefonundan wattpade ıslak rüyasını yazan liseli kızlara dönmüş. Bir önceki bölümde gemiye saldırı düzenleniyor birileri ölüyor sonra bi anda anakarakterimiz gidip yeni manitasıyla exini konuşuyor. Kanka iyi misin???? Öleceksiniz kendinize mi gelseniz. Şehirlere bombalar yağardı biz
Gezgin YıldızRomina Russell · Pegasus Yayınları · 201788 okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022700 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Bu kitap ve bu tür kitaplarda Yer almakta olan zihniyeti Dünyaya egemen kılmak için Uğraş vermekte olan kimselerin amacı, Bireyleri daha fazla bencil / bireysel Ve kibirli yapmaktır. Bu 3'ü birbirinin aynı gibi görünse de Esasında her adımda birbirini tetikleyen Ve bir bakıma her aşamada Medeniyeti çökertmek adına Dünyaya servis edilen Ve geniş kitlelerce de kabul görmüş olup İşlerin biraz daha kontrolden çıkmasına Olanak sağlamakta olan Birbirinden ayrı 3 farklı basamaktır. Ve bu 3'ü bir araya gelince Medeniyet çökmeye başlıyor. Bencil bir kimse, sadece kendini düşünür. Bireysel olan, sadece ve sadece Kendi çıkarlarını gözetir ve kibirli olan ise Ben, Ben ve Sadece ben dediğinden, İstediğini yapmayı kendine hak görmektedir. Bunlar da medeniyeti çökertmek için Zaten yeterlidir... Yasa 2 : Dostlarınıza güvenmeyin,
1000Kitap
İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 YasasıRobert Greene · Altın Kitaplar · 20233,642 okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Dedektif Maeve serisinin on ikinci kitabını da büyük bir keyifle okudum. Gizli Oda, serinin önceki kitaplarından farklı bir özellik taşıyor çünkü bu kez polisiyeden ziyade dedektiflerin özel hayatına daha fazla yer verilmiş. Maeve ve Derwent arasındaki ilişki derinleştirilirken, Derwent’in bir olay nedeniyle gözaltına alınması hikâyeye ayrı bir hava katmış. Kitapta en çok sinir olduğum karakter ise Melisa oldu. Okurken kendimi nasıl kitaba nasıl kaptırdıysam artık, bir an onu boğmak istedim Finali ise gerçekten çok iyiydi, yüzümde bir tebessümle bitirdim. Kitap bitti ancak içim buruk çünkü yazarın yeni kitabı henüz yayımlanmadı. Anlaşılan o ki şu an yazım aşamasında ve biz okurlar olarak en az bir yıl daha beklemek zorundayız. Dedektif Maeve Kerrigan serisi ; 0,5 Ölüme Terk Edilenler 1- 5. Kurban 2- Acımasız 3- Sessiz Kurban 4- Parafili 5- Sakın Hata Yapma 6- 11. Kat 7- Ölülerin Konuşmasına İzin Ver 8- Sessizliğin Peşinde 9- Kapalı Kapılar Ardında 10- Çıkmaz 11- Ailede bir yabancı 12- Gizli Oda Jess Tennant Serisi; 1- Kimsenin Freya’dan Haberi Yok 2 - Bundan Kimseye Bahsetme 3 - Üçe Kadar Say Bağımsız;
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
Beklentiniz yoksa, korku hikayelerini de seviyorsanız...
8/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:00
Okunur ama daha çok çocuklar için tabii. Çocuk dediğim de ortaokullu-liseli yaş aralığındaki ergenliğe yeni girmiş çocuklar. (12-14 yaş) Yaklaşık 8 yıl önce serinin 2.kitabını ortaokulumuzun kütüphanesinde okumuştum ve bayağı etkilemişti beni. Korkutmamıştı ama bir miktar rahatsız etmiş, Korku türüne ilgimi pekiştirmişti. Özellikle de sonuyla beğenimi kazanmıştı. Nostalji amacıyla bu sefer tüm seriyi okuyayım dedim. 1. Kitap büyümemden midir, bazı hikayalerin konularının diğer bölümlerle kıyasla tekrar ediyormuş gibi hissetirmesinden (hipnoz edilme, ele geçirilme) midir bilemem sıkıldığım yerler oldu. En güzel kısmı yine son bölümdü. Diğerleri vasat. En sevmediğim diğer kısmı hikayelerin çoğunun sanki yarıda kesilmiş olması. İnsan okurken beklentiye giriyor, haliyle sonuç da bekliyor. Öykü birden bitince hikaye önemini yitirmiş oluyor gözümde. (Yazar son yazmayı umursamamış ben neden hikayeyi umursayayım ki?) Neyseki son kısımda olmadı da kurtardı. Montague'nin hikayesi anlatılmaz diye çok korkuyordum. Böyle anlattım ama...Ama Türkiye'yi içeren bir bölümü var o yüzden 8/10 veriyorum Kısa korku öyküleri sevenler bakabilir. (Beklenti olmadan okuyun.) Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri
Montague Amca'nın Dehşet HikayeleriChris Priestley · Tudem Yayınları · 2009230 okunma
"Tenlerin ayrılığı, canlara ayrılık getirmez."
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
157 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:28
Bayram Ali Öztürk... Hayatını Allah ve Resulü'nün (s.a.v.) yoluna adamış bir Allah kulu. Kendisini Allah'ın yoluna kurban etmiş mübarek bir hoca. Gelin size de hayatını kısaca anlatayım. Bayram hoca, Sakarya Karasu'nun Konacık köyünde doğmuştur. Henüz 5 aylık iken babasını kaybeder. İki yıl sonra tekrar evlenip evden ayrılan annesi de onu bırakınca 2-3 yaşından itibaren halası ve babaannesi'nin himayesi altına girmiştir. 12-13 yaşına basınca şehirde okumak için amcasının yanına yerleşir. Evlenene kadar amcasıyla kalan Bayram hoca, yüreğinde ki yetimlik duygusunu her daim taşır. Bu yüzden sakin bir mizaca sahiptir. Başı bükük, kendi hâlinde, suskun... Okuduğu için hep ders çalışırmış. Kendisine "Kütüphane mi olacaksın" derlermiş. Gerçekten de dedikleri gibi oldu hocamız... Evlenip askerliğini yapan Bayram hoca, üniversiteyi bitirmeye yakın Mahmut Ustaosmanoğlu'na (k.s.) danışarak bundan sonra nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorar ve böylece İstanbul'a gelir. Bir süre imamlık yaparak, sonrasında ise kadrolu olarak göreve başlar. Çektiği yokluk bir yana, marul-ekmek yiyerek hafızlığını tamamlar. Emekli olana kadar da camii görevine devam eder. İlköğretimden itibaren okuduğu kitapları biriktirir. Okuma, ilim, kitap aşkı ile 20.000 ciltlik bir kütüphanesi vardır. Bu kütüphane ile hoca ve öğrencilerin müracaat kaynağı olmuştur. Kendisine "Kürsüde kükreyen, sokakta kedi gibi olan" lakabı takılmıştır. Canım hocam... Verdiği sohbetler içime işledi okurken. İnsanlara karşı koruduğu mizacı ise çok başka... O ise bu cümlenin ezikliğini hep hissetmiştir. Kitapta ise hocamızın hayatı, notları (bu kısımda çok güzel bilgiler vardı), sevdiği şiirler, beyitler, onu tanıyanların gözünde ki yeri ,albüm (şehadet elbiselerinin resmi de dahil) bölüm bölüm aktarılır. Sağolsunlar,
İnceleme
Şehid Bayram Ali Öztürk Hoca 1 (Hayatı ve Hatıraları)Bayram Ali Öztürk · Kubbe Yayınevi · 201892 okunma