2/10
·256 syf.··
2026 42. kitabı
Kitap bildiğin "The Bond That Tie" serisinin çakması. Yazar o seriyi okuyunca bende yazayım ama benimkinden ejderhalar olsun bir de yanına bdsm serpiştireyim demiş. Kişilerin bir karakteri yok. Önceki gün soğuk olan bir anda aksi yöne dönüyor. Olaylar düzgünce olmuyor. Hele duygular asla yok. 2 günde adamların söylediği her şeye tamam diyor, onların evine gidiyor. Bunları da "içimdeki ses" diyerek savunuyor. Çok saçmaydı harbiden başta dediğim serisinin çakması. Ama en azından o seride kız direkt erkeklerin kucağına atlamıyordu ve duygular güzeldi. Üstüne ben artık kadin karakterin ya hiç ya da az ilişkileri olmuşken erkeklerin her türlü boku yemiş olma olayından bıktım. Yetmezmiş gibi kızın yaşı 19 en büyük erkek karakter ise 32 yaşında. Yani deneyim farkı o kadar fazla ki insan rahatsız oluyor. Çok merak ettiyseniz The bond that tie serisini okuyun pek fark yok zaten, en iyisi orjinali okuyun.
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 2026101 okunma
8/10
·480 syf.·
2026 34. kitabı
İttifak serisi 2ci kitap. King ve Savannah'ın hikayesi. Bildiğimiz gibi bu serinin kitapları ana erkek karakterin ismini taşıyor. Ve ben bu kitabı ilk kitaba göre daha çok sevdiğimi düşünüyorum. Tabii ki rahatsız olduğum bazı kısımlar oldu, eğlendiğim kısımlarda oldu, genel olarak beğendim diyebilirim. Ana karakterler 1.King-45 yaşında, mafya 2.Savannah-32 yaşında, ressam Konusu Savannah Lee adında biriyle henüz yeni date'e çıkmağa başlıyor. 3cü buluşmalarında birlikte Savannah'ın arkadaşının evine ziyarete gidiyolar ve orada aslında Lee'nin bekar değil evli olduğunu, karısını aldattığını bizzat öğreniyor. Peki bilin bakalım bu Lee'nin karısı kim? Evet, King'in ablası. Yani tam olarak, şöyle söylesek King ablasının kocasının sevgilisiyle evleniyor hshshjsjd. Kulağa çok kötü geliyor. Peki, evlilik nasıl baş veriyor? Savannah arabasının anahtarını almak için Lee'nin evine gidiyor, orda King'in Lee'ni öldürmesine şahit oluyor ve kaçmak isterken King onu yakalıyor ve evine-malikanesine götürüyor. King bu kadından çok fena hoşlanmağa başlıyor ve onu evliliğe razı olması için ailesiyle, arkadaşlarıyla, heyatı ile tehdit ediyor. Sonuç evleniyorlar. Puanım 8 puan verdim. Sevdiğim kısımlar İlk kitabın ana karakterleri Nero ve Payton'u bu kitapta da okumak çok güzeldi. Özellikle Nero King'in en yakın arkadaşı olduğu için onun her zaman yanında olmasını, kadınlar konusunda biraz daha tecrübeli olduğu için Savannah konusunda King'e tavsiyler vermesini, King'in yaptığı işlerin arkasını toplaması, savaşa beraber gitmelerini okumak çok iyi hissetdirdi gerçekten. Bu dostluğu çok sevdim. Hatta Savannah'la Nero da çok iyi arkadaş oldular bence. King'in Savannah'a resim atölyesi yaptırması, onun sanat işlerinde her zaman destek olması, çizdiği resimlere, sanat
1000Kitap
KingS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2026105 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Yaratıcı bir düşünceye, içsel bir coşkuya ve sonsuz iyimserliğe sahip bir dehanın yaşam öyküsü. Werner heisingberg 32 yasında Nobel ödülü almış, milliyetçi bir alman. Savaştan hemen önce alman otto hahn bir nötronun çarptığı uranyumun 2 eşit ağırlıkta atoma artı buyuk miktarda enerjiye ve 3 nötrona ayrıldığını keşfetti. Heisingberg alman uranyum projesinin basına getlrildi. Zincirleme reaksiyon başladılar fakat enerji üretmek için 120 bin kadar çalışana, yüksek paraya ihtiyaçları vardır. Savaş çıkınca ödenek durur. Sağ duyulu alman bilim adamlarından birisi gidip hitlete bir bomba ingiltereti ortadan yarar deseydi Hitler hemen ödenek verirdi fakat hiçbir bilim adamı bunu yapnayıp enerji üretme amacı taşır. Sonra ki yılda tutuklanır, göz hapsine alınır barışçıl fizik yapmak amacı ike serbest kalır. Evrensel formül üzerinde çalışır fakat dönemin matematiksel eksikliği ile yapamaz öldükten sonra Evrensel modelin yanlış, arkadası gell man un kuarklı modeli doğru çıkar. 75 yasında ölür.
Werner Heisenberg (1901-1976)Armin Hermann · Alfa Yayınları · 20256 okunma
Hiçbir vakit gelmeyecek olan ruhunun eşini bekleyen budala kız!
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 20:48
Halide Edip gerek edebi kişiliği gerekse özel hayatı çerçevesinde sevdiğim, kalemine saygı duyduğum, kitaplarını beğendiğim bir yazar. Hayatının bir döneminde kadın haklarını savunurken yazıdğı yazılar yüzünden geniş çevrelerce dışlanmış... Yine hayatının bir döneminde savaş vakti hastanelerde çalışmış... Herkesin hayatında inişler çıkışlar olur. Halide Edip özel hayatıyla tam bu minvalde birisi. Yeniden belirteceğim gibi kalemine ayrıca hayranlık duyarım. Kitaplarında eski Türkçe, Arapça -Farsça çok fazla kelime kullanır. Bu da anlaşılmasını ve akıcı okunmasını zorlaştırır. Belkide böylece seçkin bir okuyucu kitlesi vardır kim bilir... Ben ziyadesiyle seviyorum. Eski kelimelere aşinalığınız, kulak dolgunluğunuz varsa okuyanı yormaz diyebilirim, hatta değişik bir haz uyandırır. Benim yazardan okuduğum ilk kitap bu değil, muhtemeldir ki son da olmayacak... Daha evvel ayıla bayıla okuduğum Kalp Ağrısı , Zeyno'nun Oğlu , Âkile Hanım Sokağı , Sevda Sokağı Komedyası ve İstanbul'da Bir Yabancı eserlerinden sonra sıra Harap Mabetler'e geldi. Öznel olarak beğendim, nesnel olarak anlaşılması zor buldum. Kitap 19 farklı bölümden oluşuyor. Bölümlerin bazıları mensur şiir formatında bazıları hikaye şeklinde bizlere sunulmuş. 9 tane mensur şiir, 10 tane birbirinden güzel hikayesi var Halideciğimin... Orijinalinde Osmanlı Türkçesi ile yazılmış olan kitapta oldukça fazla yabancı kelime var. En basitiyle bir örnek bırakacak olursam, "Dünyayla revabıtım kesildiği zamanları çok severim. Gözlerim ziyalara, kulaklarım sedalara tıkalı, mevcudiyetim bütün temaslardan uzak, yalnızca yaşarım."(s.45) cümlede anlamı bilinmeyen kelimeler olmasına rağmen anlam öyle derin ve hisli ki, zorlayıcı kelimeler olsa bile okurken estetik bir haz veriyor. Bu açıdan kitabın genelinde duygu yoğunluğu her hikaye özelinde çok güzel verilmiş.
Harap MabetlerHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2020140 okunma
“Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” Üzerine
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 22:50
Spoiler İçerir!!! Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nu bitirdiğimde içimde uzun süre dinmeyen bir hüzün kaldı. Bu yalnızca karşılıksız bir aşk hikâyesi değildi benim için; görülmemiş olmanın, tanınmamış olmanın ve bir insanın başka bir insanın hayatında silik bir gölgeye dönüşmesinin hikâyesiydi. Mektubun hitap kısmından itibaren bunun hissi yüzüme çarptı: “Beni hiç tanımamış olan sana” Bir mektubun böyle başlaması bile insanın içine işliyor. Çünkü daha en başta, bir ömrün kırgınlığı tek bir cümleye sığdırılmış oluyor. Kitaptaki en sarsıcı şeylerden biri, kadının sürekli aynı noktaya dönmesiydi: “Sen beni hiç tanımadın.” Oysa adamla üç gece geçiriyor, hatta çocuğunun babası o adam. Buna rağmen hâlâ onun zihninde yalnızca kısa süreli bir yabancı olarak kalmış olması çok acıydı. “Beni tanımamıştın. O an tanımadın, hiçbir zaman, hiçbir zaman beni tanımadın. O anın hayal kırıklığını sana nasıl anlatabilirim, bilmiyorum sevgilim. Çünkü o zaman böylesi mukadderatı, senin tarafından tanınmamak gibi ömrüm boyunca mahkûm olacağım kaderin acısını ilk defa yaşıyordum. Şimdi de o yazgıyla hayattan göçüyorum. Hâlen senin taraf tarafından tanınmamış olarak. Bu hayal kırıklığını sana nasıl tasvir edebilirim ki?” (Syf 26-27) Burada içim gerçekten sıkıştı. Çünkü yalnızca romantik bir hayal kırıklığı yok, bir insanın varlığının fark edilmemesi gibi çok daha derin bir yalnızlık var. Kadının aşkını okurken zaman zaman büyülendim, zaman zaman da ürktüm. Çünkü bu sevgi, alıştığımız türden bir sevgi değil. Daha on üç yaşındayken adama saplantılı bir hayranlıkla bağlanıyor, evine girip çıkan insanları “hoşlandıklarım” ve “bana itici gelenler” diye ayırıyor. Bu noktada aşk, masum bir duygudan çıkıp neredeyse kimliğini yutan bir bağlılığa dönüşüyor. Hatta hiç kimsenin onu kendisi gibi köle misali ve köpeğin
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 2017266,8bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma