AYLİN BALBOA OKUMAK İÇİN 10 SEBEP
6/10
·129 syf.··
2026 31. kitabı
Aylin Balboa 1.Belki Bir Gün Uçarız, Ateş Sönene Kadar ve Bu Hikâye Senden Uzun Osman adlı kitaplara imza atan Aylin Balboa, günümüz Türk edebiyatında özellikle "anlatı" ve "öykü" arasındaki gri bölgede kalem oynatan, samimiyeti ve ironiyi bir hayatta kalma mekanizması olarak kullanan nev-i şahsına münhasır bir yazardır. 2. Balboa’nın üslubunun en belirleyici özelliği, son derece sade ve doğrudan bir dil kullanmasıdır. Yazar, ağdalı cümlelerden ve edebiyat yapma kaygısından uzak durarak okuruyla bir "dost sohbeti" samimiyetinde bağ kurar. 3. Balboa, en trajik anları (ölüm, hastalık, ayrılık) anlatırken bile araya sıkıştırdığı ironik gözlemlerle okuru ters köşe yapar. Örneğin; Belki Bir Gün Uçarız’da yer alan Çiş, bir ölüm haberini aldığında hissettiği ilk şeyin "çişinin gelmesi" olması, insanın en derin acı anlarında bile biyolojik ve absürt gerçeklikten kaçamayacağını gösteren çarpıcı bir öyküdür. 4. Anlatımı, uzun betimlemeler yerine kısa, eyleme dayalı ve duyguyu bir yumruk gibi indiren cümlelerden oluşur. Balboa Tımarhane Notları’nda "metaforları sevmediğini" ve "hayatın zaten yeterince karmaşık olduğunu" belirtir. Lafı dolandırmaz. Sayfalar sürecek bir ruh halini üç kelimelik bir cümleyle kalbinize mühürler. Bu da onun metinlerini son derece akıcı ve akılda kalıcı kılar. 5. Özellikle baba ve abi figürleri üzerinden şekillenen kayıp teması, yazarın tüm kitaplarında merkezi bir yer tutar. Ancak bu yas, kutsanan veya yüceltilen bir duygu değil; bazen "kusmuklar içindeki bir baba" görüntüsüyle , bazen de "içindeki elektriklerin kesilmesi" gibi mekanik bir boşlukla anlatılır. 6. Bu Hikâye Senden Uzun Osman kitabında somutlaşan "Osman" figürü, biten bir aşkın ardından tutulan yasın evrensel ve bir o kadar kişisel temsilcisidir. Burada ayrılık, sadece bir kalp ağrısı değil,
Edebiyat
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022701 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma
Puan vermedi
Bu kitap ve bu tür kitaplarda Yer almakta olan zihniyeti Dünyaya egemen kılmak için Uğraş vermekte olan kimselerin amacı, Bireyleri daha fazla bencil / bireysel Ve kibirli yapmaktır. Bu 3'ü birbirinin aynı gibi görünse de Esasında her adımda birbirini tetikleyen Ve bir bakıma her aşamada Medeniyeti çökertmek adına Dünyaya servis edilen Ve geniş kitlelerce de kabul görmüş olup İşlerin biraz daha kontrolden çıkmasına Olanak sağlamakta olan Birbirinden ayrı 3 farklı basamaktır. Ve bu 3'ü bir araya gelince Medeniyet çökmeye başlıyor. Bencil bir kimse, sadece kendini düşünür. Bireysel olan, sadece ve sadece Kendi çıkarlarını gözetir ve kibirli olan ise Ben, Ben ve Sadece ben dediğinden, İstediğini yapmayı kendine hak görmektedir. Bunlar da medeniyeti çökertmek için Zaten yeterlidir... Yasa 2 : Dostlarınıza güvenmeyin,
1000Kitap
İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 YasasıRobert Greene · Altın Kitaplar · 20233,643 okunma
5/10
·240 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:38
Merhaba vegan değilim ve kitabı hayvan hakları hakkında bilgimi geliştirmek istediğim için aldım. incelememi kısmen ortalardayken yazacağım belki ikinci bir tane daha eklerim. Öncelikle kitabın ilk 90 sayfası veganlığı diğer insanlara anlatmak üzere iletişim tavsiyeleri veriyor burasının bana henüz çok bir katkısı olmadı ancak ikinci bölümde düşük gelirli topluluklarda vegan aktivizmi üzerine ilginç yazılar var. Özellikle eklenen Türkiye'de dezavantajlı gruplarda vegan aktivizmi kısmını çok başarılı buldum eksiksiz bir şekilde her noktaya değinmişler, işte altyapı eksikliği olsun, bizim kültürel olarak bu ideolojiye uzaklığımız olsun vb. Daha ileri kısımlarda hoşuma gitmeyen iki nokta oldu öncelikle birincisi: ben köpeklerin (fırsatçı etçiller) ve kedilerin (ya da herhangi beslediğiniz et tüketen bir hayvanın) böyle bir etik duruşta bulundurulmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Köpekler için beslenme cinsten cinse tartışılır olsa bile kedilerde taurin aminoasidi yetersizliği körlüğe ve kardiyomiyopatiye sebep olabilir. Taurin dediğim aminoasit ise çok yüksek oranlı bir şekilde hayvansal besinlerden elde edilir. Kısacası herhangi bir kedinin hayvansal gıdadan arı bir diyetle beslenmemesi gerekiyor. İkinci muhalefet olacağım nokta ise sayfa 149da iki sunucunun arasındaki muhabbet üzerine. Öncelikle tartıştıkları konu 2014te Robinson adındaki bir adamın kedi tekmeleyerek kamuoyunda infiale sebep olması üzerinedir. Sunucu 1, sunucu 2'ye şu ifadeyi kuruyor "sen et yediğine göre başka hayvanların ölümünde doğrudan rol alıyorsun o zaman robinsondan neden daha beter olmayasın?" İnsanın kediye duyduğu empati ve yediği hayvana duyduğu empati doğduğu anda gelmedi, bin yıllar süren bir süreç sonucunda şekillendi ve genetiğine işledi. Kediler ve köpekler evcilleştikleri süre
Hayvan Haklarını SavunmakGary L. Francione · Yeni İnsan Yayınevi · 20245 okunma
10/10
·1000 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:17
Esselamualeykum … Incelemeden cok kitabin bende biraktiklari…bu kiymetli eserin kolay kolay anlatilabilecegini dusunmuyorum… Raflarımda duran kitaplar arasında Mektûbât-ı Ma’sûmiyye’nin yeri bambaşka. Rahmetli Bayram Ali Öztürk Hocamızın Mektûbât-ı Rabbânî derslerinde bu isimleri duyduğumda içime düşen o niyet, bugün kütüphanemin en kıymetli incisi oldu. 'Nur üstüne nur'diyorlar ya, bu kitabı okurken tam olarak bunu hissettim. İnsan bazen kelimelerle anlatamadığı, sadece kalbinde bir düğüm gibi taşıdığı duygular yaşar; işte bu mektuplar o düğümü çözen, ruhu ferahlatan cinsten. İmam-ı Rabbani Hazretleri'nin kıymetli oğlu Muhammed Ma’sûm Fârûkî Hazretleri'ne rahmet ve minnetle... Sanki o, yüzyıllar öncesinden bugün bizim dünyamıza, tam ihtiyacımız olan o şefkatli dokunuşu yapıyor. Bu eseri dilimize kazandıran Süleyman Kuku hocamızdan, bu kıymetli eseri titizlikle basan Çeşme Kitabevi'nden Allah razı olsun. 'Okudum ve bitti' diyemeyeceğim bir eser bu. Anlamakta zorlansamda , sadece o iklimde bulunmak, satırlardaki o Ehl-i Sünnet kokusunu içime çekmek için tekrar tekrar açacağım. Eserden gönlüme düşen şu satırlar aslında her şeyi özetliyor: “Azîz kardeşim! Kıyâmetin yaklaştığı zamandayız. Zulmetler, karanlıklar gittikçe artıyor. Dünya bu zulmetlerin girdabına gömülmüş gidiyor. Bir kahraman lâzımdır ki, böyle bir zamanda sünneti ihyâ, bid'ati imha etsin. Resûlullah'ın sünnetinin nûr ve ışıkları olmadan doğru yolu bulmak muhâldir. Resûlullah'a tâbi olmadan kurtuluş aramak kuru hayaldir.” Eğer gönlünüzde tasavvufa dair bir yer, hakikat arayışına dair bir niyet varsa, bu eseri sadece okumayın, onu bir dost gibi yanınızda taşıyın. Rabbim şefaatlerine nail eylesin… Bu eserin bereketine hürmetle... İlk inceleme benden, daha sonra okuyacak olanlara
Mektûbât-ı Ma'sûmiyye (2 Cilt Takım)Muhammed Ma'sûm Fârûkî · Alioğlu Yayınevi · 20192 okunma