Öncü Sûfîler (3 Cilt Takım)’den 29 sayfa okudum. Ha gayret oğlum Tâhir, bu ay 2.cildi bitiresin inşallah. Şimdi sıra Âşıklara Yer Yok’da… ** BÜYÜK VE KALIN PUNTOLARLA NOT: Bunları buraya sayfa sayfa yazma sebebim; kendime motivasyon sağlamasını murad etmemdir. Görmek istemeyen sessize alabilir, takipten çıkabilir hatta engel bile atabilir. Ve’s-selam ** 🙂
1000Kitap
Cananını Kasteder
Bağda gülden bahseden yanağını kasdeder Serviden söz açanlar endamını kasdeder Dilbere vasıl olmak dar-ı dünyadan murad Aşık aşkın derdi ile dermanını kasdeder Bu fani dünya için değmez kuru kavgaya Ecel ki bu dünyanın ziyanını kasdeder Yıldızlardan yücedir gözyaşı eşiğinde Bu bulutlar ahımın dumanını kasdeder Ey Avni beyti bozma bahsi ağyar eyleyip Şiir o ki sadece cananını kasdeder Bu fani dünya için değmez kuru kavgaya Ecel ki bu dünyanın ziyanını kasdeder Gözümden akan yaş mıdır kan mıdır Lebun yadına lal-u mercan mıdır Gönülde ne var ise faş etti göz Seni sevdiğim yar pinhan mıdır Gözüm ile derya nice bahseder Gözüm gibi ol gevher efşan mıdır Gönül ızdırap ile oldu helak Gelin görün ol afeti can mıdır
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KUR'AN NE YAPACAĞIMIZI SÜNNET NASIL YAPACAĞIMIZI MI ÖĞRETİR?
Paylaşan paylaşana... ❗️Güya: ➤ KUR’AN ne yapacağımızı, ➤ SÜNNET ise nasıl yapacağımızı öğretir”miş! — Prof. Esat Çoşan Sorgulamadan okuduğunuzda şirin bir tespit değil mi? Hatta ilk bakışta "doğru sanki" diyesiniz gelir. — Ama sorgulamadan okuduğunuzda! — Ve Kur'an'ı yeterince bilmediğinizde! [Kur’an, tam aksini söyler çünkü.] Hemen belirteyim, belki sonra unuturum: ➤ Eğer "nasıl" sorusunun cevabı Kur'an'da yoksa: O 'nasıl'ın şekli dinde bir zorunluluk değil, bir KOLAYLIK alanıdır. Allah bizi bir şekle mahkûm etseydi, onu da en ince detayına kadar yazardı. Oysa bu kafa, Allah'ın serbest bıraktığı 'nasıl' alanını rivayet zincirleriyle birer prangaya çeviriyor... Neyse. Nasıl sorgulanır birkaç örnek verelim mi? — Verelim abi. [Boru reklamı geldi de aklıma; hani şu "döşeyelim abi" diyordu ya 😊] O zaman buyur: 1️⃣ Esat Coşan’dan esinlenerek önce "ne yapacağımızı" Kur’an’dan öğrenelim.
2.Murat / Ebulhayr
Tenim nizâr olalı bilmedim karar nedir.Bilemeyince beni bilmedim ki yâr nedir.Miyân-ı âb ile hâki koyup halas oldum ;Edib ü ismet ile çün edeptedir bu Murad.Kelâmın anlamayan bilmedi vekar nedir.
Duygu ve Düşünce
Feridun M. Emecen Sultan Selim'in ikinci önemli adımı Doğu Anadolu'da hakimiyet alanını genişletmek oldu. Bunun için aralarında çekişme ve gerginliğin eksik olmadığı Kürt beylerini Osmanlı tabiyeti altına alma yolunda ciddi propaganda faaliyetlerinde bulundu. Kürt beylerinin adet ve geleneklerini çok iyi bilen tarihçi ve münşi İdris-i Bitlisi Osmanlı lehine bölgede taraftar toplamak üzere görevlendirildi. İdris-i Bitlisi, öncelikle Urmiye'ye giderek, burada padişahın zaferini bildiren fetihname ve mektupları Kürt beylerine dağıttı. aşiretleri Osmanlılara ısındıran İdris-i Bitlisi, daha sonra Hasankeyf, Siirt, Bitlis ve Hizan taraflarına giderek propagandasını devam ettirdi. Osmanlıların teklifini kabul ettiklerini bildiren bölgedeki beyler, kendi aralarında eşit konumda bulunduklarından başlarına bir Osmanlı beyini tayin edilmesini talep ettiler. Bu propagandanın da bir neticesi olarak Osmanlılara bağlılık arz eden Kürt aşiretleri bölgelerdeki Safevileri uzaklaştırmayı başardılar. Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuruluş ve Yükseliş Tarihi Feridun M. Emecen Sert rüzgarlar yüksek dağlarda eser." Fetih ve Kıyamet 1453 Feridun M. Emecen İstanbul Diğer bütün kentler ölümlüdür ama İstanbul sanırım insanlar var oldukça yaşayacaktır. Fetih ve Kıyamet 1453 Feridun M. Emecen Orhan Bey’in askeri gücü Pelekanon Savaşı’nı izleyen yıllarda kademe kademe Üsküdar’a oradan Karadeniz kıyısına kadar uzanmıştı Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuruluş ve Yükseliş Tarihi Feridun M. Emecen bütün kentler ölümlüdür ama İstanbul insanlar var oldukça yaşayacaktır."
Tarih
EHL-İ SÜNNET'İN HADÎS ANLAYIŞI ve Kur'âniyyun... (2)
Mehmet Görmez'in mâlûm beyânı üzerine itirazlarımdan olan "Bu sıradan insanın kendisini Allah ile Peygamberi (a.s.m.) arasında hakem tayin etmesidir!" cümlemi bir parça daha açmak istiyorum. Cenab-ı Hak tevfikini refik eylesin. Şöyle bir yerden kapıyı aralayacağım: Hatırlayalım: Biz, yâni standart Sünnî Müslümanlar, hadîslerin fem-i mübarekten sâdır oluş sürecine nasıl bakıyoruz? "Canı ne isterse onu söylerdi!" mi diyoruz? Yoksa "Alîm-i Mutlak'ın kontrolü altındaydı!" mı diyoruz? Abese sûresi gibi misâller öğretiyor ki denetleniyordu. Zaten din-i mübîne dâir beyânlarında Efendimiz aleyhissalâtuvesselâm ya "vahy-i metluv" ile yahut da "vahy-i gayr-i metluv" ile söz söylerdi. Hevasından konuşmazdı. (Bunu bize haber veren de yine Kur'ân'dır.) Fakat bunun dışındaki muamelatında da gayet kontrol altındaydı. Murad-ı İlahîye uygun olmayan sözde/tavırda uyarılırdı. Yâni? Hadîslerin beyân oluş süreci zaten, Kur'ân'a arzı bırakın, bizzat Kelâmullahın Sahibi Celle Celaluhu tarafından denetlenmekteydi. Bu hadîsler böyle bir süreç hıfzında beyân edildiler. Bizzat Kadîr-i Zülcelâl'in kontrolünde söylendiler. Biz, yâni standart Sünni Müslümanlar, "senedi sahih" hadîsten bahsettiğimiz zaman, bu süreçten geçmiş kelâm-ı mübareklerden bahsederiz. Hâşâ, sellemehüsselâm ağızdan çıkmış beyânlardan bahsetmeyiz. Bu nedenle onları artık hadîslikten azledemeyiz. (Böyle bir yetki uhdemize bırakılmış değildir.) Ancak, müşkülatı varsa, anlaşılması zorsa, İslam'ın bütünündeki muhkem ruhla çözmeye çalışırız. Ulemâmız da, sahabeden bu yana, hep bu yolu takip etmişlerdir. Sorun yaşamamışlardır. Allah onlardan razı olsun. __Şimdilerdeyse âhirzaman Müslümanı, hadîslerin ortaya çıkış sürecinde zaten böyle bir kontrol mekanizması yokmuş gibi/imâsıyla, yeniden bir arz-onay süreci başlatmak
Kuran ve Sünnet