3/10
·336 syf.··
2026 15. kitabı
Nerden başlasam bilemiyorum. Öncelikle 336 sayfalık kitap 200 sayfa olabilirdi ve puanım üçten altılara kadar çıkabilirdi. Neden böyle söylüyorum. Çünkü karakterlerin hissetmiş oldukları duyguları çok fazla betimledi ve beni empati kurmaktan kopardı. Kitabı bi kere yarım bırakıp araya başka bir kitap alarak bitirdim, yoksa bitiremezdim. Olay güzel, mahalle sıcaklığı hissediliyor fakat kitap kapağında da olan 2 genç dışında yan karakterlerin hikayelerine çok değinilmedi diye hatırlıyorum. Oysaki o mahalleyi sıcak hissettirmek bence bu şekilde olurdu o zaman da puanım 7-8 olurdu :)
Salkım Sokak No:3İclal Aydın · Artemis Yayınları · 02,537 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Ahmet Ümit kitaplarına hayran birisi olarak bir kere daha ağzımı açık bırakan bir kitap okumuş oldum. Alışılmışım dışında bir kitaptı bence ilk defa Başkomser Nevzat’ın kendisinin yer aldığı bir polisiye okudum. Normalde kitaplarının en az 150-200. sayfasında katili bulmuş olurdum ama bu kitapta son ana kadar kafamdaki soru işaretleri oturmadı ve neredeyse elimden bırakmadan bitirdim kitabı. Polisiye seven herkese dehşetle öneririm, alın okuyun.
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,2bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Çoğunlukla güncel!
9/10
·160 syf.··
2026 12. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:20
Neredeyse 200 yıl önce yazılmış bu kitap, muhteşem bir içgörü içeriyor. Kitabın orta bölümü biraz kaotik olsa da açılış ve kapanış fazlasıyla iyi. Buradaki düşüncelerin çoğunun hâlâ güncel olmasıysa üzücü bir durum. Ayrıca çeviri çok yorucu (son sayfalarda düzeliyor neden bilmiyorum). Okunmalı, okutulmalı.
Kadınların KöleleştirilmesiJohn Stuart Mill · Bilge Kültür Sanat · 2017235 okunma
Linçleyin sorun değil
5/10
·517 syf.··
2026 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 10:16
O kadar sıkılarak okudum ki kitabı anlatamam… Herkes “mutlaka okumalısın” dediği için başladım ama bende asla o etkiyi yaratmadı. Herkesin dediği gibi elimden bırakamadığım bir kitap olmadı, hatta yarım bırakmamak için kendimi zorladığım yerler bile oldu. Sayfalar boyunca sanki yazar olma çabası, nasıl yazılır, para, yazarlık üzerine düşünceler okudum. Yaklaşık 200 sayfa bunu hissettirdi bana. Ruth ve Martin kısmı da kitapta biraz fazla geri planda kaldı gibi geldi. Diyeceksiniz ki “Ama tüm bunları Ruth için yaptı…” Tamam yaptı da, onun için gerçekten bir şeyleri göze koyduğunu da hissedemedim. Bir de son… Kızı istememesi falan… Kitabı bitirdiğimde etkilendim değil de daha çok yoruldum. Sanırım bu kitapla ben aynı frekansta değildim
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:56
Şoklar içinde bitirdiğim bir kitap İlk 200 sayfası evet sıkıcıydı bunu itiraf edebilirim. Gelen mektuplar sorular sorduruyor. Acaba anne ölmeden önce yazıp birisine verdi ve ölümünden sonra göndermesi için tembihledi mi? Yoksa saplantılı bir hayran mı? Yoksa dedektif bir şeyler biliyor da onu bu yolla mı açıklayacaktı? Ya da Kenzie deliriyor mu? İkinci bölümünden sonra daha da heyecanlandıran. Hayretler içerisinde bırakan bir kitap. Okurken kendimi Kenzie’nin yerine koyunca yeri geldiğinde de de üzen bir kitaptı.
Sevgiler, AnnenIliana Xander · Juno Kitap · 2026296 okunma
Masama yumruk attırdı.
9/10
·667 syf.··
2026 147. kitabı
Bu kitapla ilişkim kolay olmadı. Uzun süre boyunca konunun gereğinden fazla uzatıldığını, olayların bir türlü ilerlemediğini hissettim. Tam bir düğüm çözülecek derken hikâye yeniden dolanıyor, gerilim erteleniyor ve bu da yer yer ciddi bir okuma yorgunluğu yaratıyor. Yazarın olayları bu kadar uzun süre aynı eksen etrafında döndürmesi benim okuma zevkime çok hitap etmiyor. Yüksek tempo içinde bile olay ilerlemesinin yavaş kalması, özellikle orta bölümlerde belirgin bir sıkılma hissi oluşturdu. Cadı bölümleri ise başta en zorlandığım kısımdı. Bu bölümlerin ritmi ve odağı bana uzak geldi ve uzun süre hikâyeden kopuk hissettirdi. Ancak kitabın sonuna yaklaştıkça anlaşılıyor ki bu bölümler boşa değilmiş; karakter gelişimi ve büyük kurgu için ilmek ilmek işlenmiş. Son 200 sayfada hikâye belirgin şekilde hızlanıyor. Düğümler çözülmeye, parçalar birleşmeye başlıyor ve o ana kadar örülen yapı nihayet görünür hâle geliyor. Rowan ve Aelin karakter yazımı bu kitapta özellikle güçlü. Celaena’dan Aelin’e dönüşüm yalnızca isim değişimi değil; karakterin dili, tavrı ve ağırlığı da olgunlaşmış. Yan karakterler de derin ve işlevsel; hiçbiri sadece sahne doldurmak için varmış gibi durmuyor. Bazı karakter kararlarının temeli yer yer daha güçlü kurulabilirdi. Ancak büyük resme bakıldığında, yazarın kurduğu olay örgüsünün genişliği ve zekâsı etkileyici. Sonlara doğru fark ediliyor ki ilk kitaplardan beri örülen yapı, aslında çok daha büyük bir hikâyeye hizmet ediyormuş. Başta sabır zorlayan yavaşlık, geriye dönüp bakınca anlam kazanıyor. Sonuç olarak: Gölgeler Kraliçesi, yer yer zorlayan temposuna rağmen serinin kurgu gücünü en net gösteren kitaplardan biri. Sabreden okuru, geniş ve ustaca örülmüş bir hikâyeyle ödüllendiriyor. Ve sonunda, bu evrenin neden bu kadar sevildiğini güçlü biçimde
Gölgeler KraliçesiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20182,304 okunma