Romayı Gerçekten Neron mu yaktı?
Dünyanın bizim bulunduğumuz bölgelerinde Yahudiler; Schopenhauer'ı, Nietzsche'yi ve Kant'ı anında öldürürlerdi. Eğer Bolşevikler 200 yıldır bize hükmetseydi tarihimizden hangi eserler gelecek nesillere kalırdı? Büyük insanlarımız unutulur giderdi yahut gelecek kuşaklara suçlu olarak tanıtılırdı. Birçok insanın Roma imparatorları ile ilgili kafasında çizdiği imajın doğru olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Neron'un Roma'yı ateşe vermediğine eminim. Nasıl ki avam tabakası 1871'de Paris'i ateşe verdiyse, nasıl ki komünistler 1932'de Reichstag'ı ateşe verdiyse bunu yapan Hristiyanlar, Hristiyan Bolşeviklerdi.
Sayfa 149·Kitabı okuyor
Alıntı
200 yıl sonra da değişen bir şey yok
Beni en çok etkileyen şey, Türk halkının kendi tarihi ve İslâm tarihi hakkında çok az şey bildiğini fark etmekti.
Sayfa 22
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
-200.000 İngiliz ve tahminen 60.000 Türk" (bunlar da aç fena teçhiz edilmiş ve yırtık elbiseli (!).)
Sayfa 190·Kitabı okudu
Halid Ziya'nın Kırk Yıl'ını okuyorum. "Amatör tutkusu" üzerinde işliyorum. Edip her kitabı sevemediğini söylüyordu sözgelimi. Bu doyumsuzluk bende de olduydu bir ara. Sonra bir amatör gibi okumaktan vazgeçmemin tehlikelerini sezdim. En çok da Adalet uyardıydı beni. "Kötü okuyucularız," diyordu. İyi okuyucular ancak amatörlerdir. Bu bilinçle Kırk Yıl'ı okuyunca (200 sayfadan sonra) sevdim. Aslında hayatı da öyle sevmek gerek. Hayatın bütün ayrıntılarına öyle bakmak gerek, bir amatör tutkusuyla, hevesiyle. Yani çocukça bir şaşkınlık ve hayranlıkla.
Sayfa 602·Kitabı okudu
Radyodaki yetenek programlarını hatırlıyorum. 196 Marina Vlady'nin Odile Versois'nın kız kardeşi olduğunu (ve ikisinin ressam Poliakov'un kızları olduğunu) hatırlıyorum. 197 Köpek Rin-Tin-Tin'in oynadığı, Shirley Temple'ın rol aldığı ve Minou Drouet'nin şiirlerinin seslendirildiği filmleri hatırlıyorum. 198 Takımıyla Fransarugby ligi şampiyonluğunukazanan “Pipette" lakaplı Puig-Aubert'i hatırlıyorum. 199 Parlamento sözcüsü André Le Troquer'nin karıştığı “Ballets roses" skandalını hatırlıyorum. 200 La Bûcherie'de eskiden -genişletilmeden önce- Jean Lurçat imzalı bir duvar halısı bulunduğunu ve üzerinde şu dizenin yazdığını hatırlıyorum: “Gündüz gecenin karanlığında gizlenir."
Sayfa 51·Kitabı okudu
Hayata Dair
Atina'da MÖ 5. ve 4.yüzyıllarda yaklaşık 200 drahmiye bir köle alınabiliyordu.Bu para bir zanaatkarın bir yıllık ücretinin aşağı yukarı yarısıydı. Sağlıklı bir köle otuzlu yaşlarına varmadan hayatını yitiriyordu.