Eski bir anıtın görkemini seyrederken o başarıyı bir tek kişiye yorumluyorsak, ruhsal bir zimmet suçu işliyoruz demektir. Çünkü bilinmeyen ve anılmayan sayısız sanatçıların o kişiden önce gelip geçtiğini, geçmiş çağların ortaya koyduklarını (çünkü kahramanlık her zaman tevazu doludur), her birinin kendi çağına ait ortak hazineye kendince katkıda bulunduğunu unutuyoruz. Büyük bir bina,şu ya da bu dâhi tarafından bireysel olarak yaratılmış değildir. Yalnızca tüm insanların ruhunun bir yoğunlaşmasıdır.
Eğer yaşamak kelimesinin mânası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse,her an küçülmek ve bunu nefsinde her lâhza duymaksa,bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa,süphesiz ben de,benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.