Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 9. kitabı
(Spoiler içermez) Sinan Sürücü'nün ilk romanı EyLüL. Sakın kitap'tan çıkmış. Sinan, İzmir'de avukatlık yapıyor. Aynı dönem staj yaptığımızdan bu yana tanırım kendisini. Severim de. Doğrusu bir kitap yazdığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı. Ceza hukuku ile ilgili zaten bir kitabı vardı ve ikincisini yazmıştır diye düşündüm. Çıkarıp verdiğinde ise bir roman olduğunu gördüm ve oldukça şaşırdım. O gün güzel bir sohbetimiz oldu, konu konuyu açtı. ilk defa edebiyata olan ilgisini ve okuduklarını bu şekilde öğrenmiş oldum, doğrusu çok hoş bir süprizdi. Okumak için heyecanlandım. Hemen basladıysam da araya birşeyler girdi, okuyamadım, iki ay sonra ise kitaba ikinci bir başlangıç yaptim. Ve 300 sayfa iki günde bitti. Oldukça güçlü bir girişi var ve daha ilk sayfada okurum ilgisini yüksek bir seviyeye çeken bir hikaye ile karşılaşıyoruz. O ilgi son sayfaya kadar hiç eksilmiyor. Kitap akıp giden cinsten ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan oluyor. En azından benim için böyle oldu. Yüksek bir ilgiyle giriş yaptığım kitap kurgusu ile üç ayrı zamanda ilerleyen yapısıyla oldukça başarılı. İzmir İstanbul ve Ankara'ya ve o üç farklı zamana gidip geliyoruz. Roman kurgusal olarak bu gidiş gelişler nedeniyle okurla bağını hiç koparmiyor. Üstelik roman boyunca size bir de şarkılar eşlik ediyor. (Karakterlerin sevdiği bu sarkilardan liste de yapmayı düşündüm ben. ) Doğrusu tahmin edilmesi zor bir şekilde romandaki düğüm çözülürken okur olaylarin düşündügü gibi ilerlemedigini görüyor. Yazar ustalıkla bir yerde okuru uyutuyor okudukça olayların nasıl sonlanacagina dair guclu bir tahminiz oluşuyorsa da olaylar düşümug şekilde ilerlemiyor ve kitap farklı bir şekilde bağlanıyor. En önemlisi fazla kelimesi olmayan, okuru yormayan, canlı karakterlerine kolayca bağ
EylülA. Sinan Sürücü · Sakin Kitap · 20261 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1/10
·236 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:46
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, yazarın üslubu çok çiğ. Sürekli kadınlara bir hakaret durumu var. Sürekli kadınlardan kal*ak, or...pu diye bahsetmesi midemi bulandırdı. Bir kerhaneden bahsederken oraya giden erkekleri çapkınlık ve zevk için gelen adamlar diye değerlendirip kadınlara bu şekilde hitap etmesi mide bulandırıcı… Zaten hep böyle değil midir? Namus sadece kadınadır, erkeğin elinin kirdir. O devirde de aynıymış, bugün de aynı… Kitap konusuna gelecek olursak on yedi yaşındaki Kalyopi'nin nasıl genel eve satıldığı ve sonrasında nasıl kurtarıldığını ele alıyor… Ama şu bir gerçek ki 200 küsur sayfa boyunca aynı sözleri dolandırıp dolandırıp duruyor yazar. Sevmedim, hikâyenin cazibesi kalmadı kadınlara ettiği hakaretlerden sonra. Son ana kadar kızdan şüphe duyarak başka erkekleri kapısına göndermesi de cabası… Kimse felsefe yapmasın, vay en çok eser vermiş yazarlardan falan diye… Hiç de öyle değil. Devrine göre çalkalamış bir adam. Okunur mu? Okunmaz. Sevdim mi? Hayır. Berbat. Üstelik o kadınlar kal*aksa, o kadınlara rağbet gösteren erkekler de bir numaralı pez..nktir bunu söylemeyi unutmuş zat-ı şahaneleri. Okumaya değmez, zaman kaybı.
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,426 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:54
"Gönlü neden ondan vazgeçmiyor? Bazı insanlar neden ruhumuza yerleşiyor, boğazımıza düğümleniyor, zihnimize kazınıyor? " (s.324) Yanlış hatırlamıyorsam bu kitabı ismi ve kapağı için almıştım. Önceliğim kitabın adıydı çünkü şu hayatta gezmeyi en çok sevdiğim yerler hep kırtasiye dükkanları oldu. Rengarenk kalemler, kağıtlar, kitap kokuları bana huzurun vücud bulmuş hali gibi gelirdi. Yazarın anne ve babası İranlı ama kendisi Türkiye'de doğmuş. Şu an ise Amerika'da yaşıyor. Kitap, İran'da 1950'lerde başlayan bir aşk hikayesinin 2000'lere Amerika'ya uzanan acısını anlatıyor. Çok klasik bir İran edebiyatı aşk romanı örneği olduğunu düşünüyorum. Şu kitaptan 1000 bölümlük falan dizi çıkarmış olmaları gerekirdi :)) Dizisi yapılsa izlenme rekorları kırar. Bul kitabı Ay Yapım :)))) Lise çağlarında yaz tatilinde ilk aşkınızın ardından kalp sancıları çekiyorsanız kitabı ayıla bayıla okursunuz. Yaşınız kemale ermiş, derin bir kavuşamama öykünüz varsa gözleriniz dolar. Bunların dışında çok klasik geleceği için beklentiyi düşük tutmakta fayda var. İlgilisine tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim.
Kırtasiye DükkânıMarjan Kamali · Remzi Kitabevi Yayınları · 2020397 okunma
Güzel ama çok uzun!
8/10
·320 syf.··
2026 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 18:42
Kitap çok güzel ama çok uzun. Arkadaşlar. Çoook uzun 200. Sayfadan sonra bana bi darlanma geldi valla son 100 sayfayı hocanın hatrına okudum. Ama 200e kadar güzel aktı gitti. Bir sürü şeye dikkat ediyorsun okudukça. Farkındalığın artıyor ever ama ÇOOOK UZUN Bİ KİTAP BU.
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,8bin okunma
10/10
·400 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:17
Violeta "Isabel Allende" Violeta,Şilili yazar Isabel Allende'nin 2022 yılında yayımlanan son romanı.Benim de yazarla büyük bir keyifle tanışmış olduğum ilk kitabı. Kurgusal otobiyografi olan bu kitap mektup biçiminde bir anlatım özelliğine sahip. Yazarın anlatım biçimini Gabriel Garcia Marquez'e çok benzeten hatta ona öykündüğü yönünde haksızca eleştirenlerin sayısı da çok.Allende'nin anlatımı Marquez ile kıyaslanamayacak kadar özgün bence. Marquez'in sembolleri daha çok kullandığını söyleyebilirim örneğin. Bu türden bir kıyaslamaya girmek bence bu iki yazara da büyük haksızlık yapmak olur. Allende'nin anlatımında mizahı ustaca kullanışı da büyük bir fark yaratıyor aralarında. Yaşamı boyunca çok çarpıcı olaylara tanıklık etmiş bir yazar olarak ;tarihi anlatmadaki işlek, akıcı, samimi, doğal, içten aktarımı ve sembolleri kullanmadaki ustalığıyla size hiç yorulmadan keyifli bir yolculuk deneyimleme imkanı sunuyor. Yazarın kendi hayatında tanıklık ettiği siyasi çalkantıların izlerine kaleminde rastlamamak imkansız. Isabel Allende, Şilili sosyalist bir siyasetçi olan Salvador Allende'nin yeğeni. Salvador Allende, Latin Amerika'da seçimle göreve gelen ilk Marksist devlet başkanıdır. Kendisinin göreve getirdiği General Augusto Pinochet'nin askeri darbesi ile yönetimden indirilmiştir. Isabel Allende 2007 yılında K Edebiyat Dergisi' ne verdiği röportajda ABD destekli bu askeri darbe için şunları söylemiştir: "Mapacho nehrinde yüzen cesetleri, askerlerin yaktıkları kitap yığınlarından yükselen ateşi, tutuklularla dolu kamyonları, başkanlık sarayının bombalanmasını korku dolu birçok görüntüyü unutmayacağım. Hala askerlerin yürüdüğü kabuslarla uyanıyorum." Yazarın deneyimlediği bu acımasız manzaraya dair pek çok iz var, sarsılarak okuyacağınız Violeta'da. Violeta, 1920
Edebiyat
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023359 okunma