Hürlüğün hiç aşınmayan iki ana dayanağı vardır: Çile çekme gücü.. Azla yetinebilme alışkanlığı.. Bu iki zenginliği hiçbir kumarcı, hiçbir oyunda kaybedemez. Geleceğimizin umudu bu iki zenginliğe bağlıdır.
Her çeşmenin başında bir kere durmuş, yalnız orada serinlemek hülyasına kapılmış, fakat serin suya dudakları değer değmez, "bu değil muhakkak öbürüdür" diye daha kanmadan başkasına koşmuştu. Böylece soğuk rüzgarların doldurduğu bir arafta kendi vücudunu aramaya mahkum serseri ruh gibi tenden tene girmiş, hiçbirinde bir lahzadan fazla duramamış, şimdi bütün tecrübeleri iflas ettikten sonra Mümtaz ve Nuran'ın aşkların da ısınmağa gelmişti.
Şimdi de cins bir horoz gibi lokantanın dibinde kendi kendine kibirleniyordu. Bu maddesine hürmet ve hayranlıktı. Hakikatte Bir nevi iptidai narsizm ki ayna diye sadece kadının vücudunu alıyor, orada aksini biraz bulanık görünce istikrahla fırlatıp atıyor ve değiştiriyordu. Bunu kadınlarda yapabilirdi belki Nuran da bir gün kendisi için böyle yapacaktı