Yaklaşık 110 yıl önceden bugünleri tutturma oranı cidden müthiş. Kitabın kendine çeken bir anlatısı var çerezlik kitap diyebiliriz. Bir daha 2020 gibi bir yılı da yaşamayız.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,9bin okunma
*Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi:
*Hayat ve Varlık Üzerine*
- *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."*
- *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."*
- *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."*
*Dil ve Düşünce Üzerine*
- *"Sözcükler, düşüncenin evidir."*
- *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."*
- *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."*
*Zaman ve An Üzerine*
- *"An, zamanı delen noktadır."*
- *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."*
- *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."*
_Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri.
Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea
İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları:
*Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine*
- *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."*
- *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."*
- *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."*
- *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3
*İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,7bin okunma
*Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi:
*Hayat ve Varlık Üzerine*
- *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."*
- *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."*
- *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."*
*Dil ve Düşünce Üzerine*
- *"Sözcükler, düşüncenin evidir."*
- *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."*
- *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."*
*Zaman ve An Üzerine*
- *"An, zamanı delen noktadır."*
- *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."*
- *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."*
_Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri.
Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea
İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları:
*Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine*
- *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."*
- *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."*
- *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."*
- *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3
*İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,6bin okunma
Belki üstümüzden bir kuş geçer *Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi:
*Hayat ve Varlık Üzerine*
- *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."*
- *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."*
- *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."*
*Dil ve Düşünce Üzerine*
- *"Sözcükler, düşüncenin evidir."*
- *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."*
- *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."*
*Zaman ve An Üzerine*
- *"An, zamanı delen noktadır."*
- *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."*
- *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."*
_Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri.
Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea
İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları:
*Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine*
- *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."*
- *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."*
- *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."*
- *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3
*İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
Merhaba arkadaşlar. İki Yıl Okul Tatili, yine çocukluğumuza dair Jules Verne klasikleri arasında yerini alsa da 2020 Covid dönemi sonrasını yaşayanlar için aslında sadece bir macera kitabı değil, yazarın neredeyse bunu da tahmin eder gibi kaleme aldığı eserlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak ana fikrimiz çocukların hep beraber bir hayatta kalma savaşı olarak karşımıza çıkarken son yıllarda bütün insanlığın hastalık ve savaşlardan sonra hayatta kalma çabalarına baktığımızda bu kitabın etkisi şimdi çok daha farklı oluyor. Ufak bir not eklersek, batının çocuklarının rahat yaşaması için doğunun çocuklarının ölmeye devam etmeleri de bu çabaya dahil ve batının çocukları o yüzden bu çıkarıma asla dahil değiller.
İki Yıl Okul Tatili kitabını incelediğimizde, bir kişinin hatası bin kişinin savaşı nasıl oluyor derseniz işte bunu söyleyerek başlayabiliriz. 1888 yılına uzandığımız bu hikaye bizlere Chairman yatılı okulundaki bir grup çocuğun Yeni Zelanda’da Auckland’da içki içmek amacıyla çıktıklarını ama sonra gemilerinin halatının koptuğunu, kaybolmasını ve bir adaya düştükten sonraki mücadelesini anlatıyor. Jules Verne için zaten mekan olarak bir ‘Ada’ verin ve ortaya nasıl ürünler sunabileceğini görün desek yeridir.
Hiçbir yetişkin olmadan 15 çocuğun neler yapabileceğini göstermeye çalışması da hikaye için incelenecek ayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Burada yetişkinlere yönelik bir eleştiri mi yoksa onlara duyulan bir ihtiyaç mesajı mı verildi derseniz, bunun cevabını sadece kitabı okuyanlar bilsinler diyeceğiz. Sloughi’nin Pasifik’te fırtınaya yakalanması ve parçalanması, çocuklarının bir adaya düşmesi sonrası ise hikaye başlar. Ama şu noktaya çok hayran oldum ki, çocuklar öncelikle hayatta kalmaları gerektiğinin bilincindeler. Yani öyle önüne
(Spoiler içermez)
Sinan Sürücü'nün ilk romanı EyLüL. Sakın kitap'tan çıkmış. Sinan, İzmir'de avukatlık yapıyor. Aynı dönem staj yaptığımızdan bu yana tanırım kendisini. Severim de. Doğrusu bir kitap yazdığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı. Ceza hukuku ile ilgili zaten bir kitabı vardı ve ikincisini yazmıştır diye düşündüm. Çıkarıp verdiğinde ise bir roman olduğunu gördüm ve oldukça şaşırdım. O gün güzel bir sohbetimiz oldu, konu konuyu açtı. ilk defa edebiyata olan ilgisini ve okuduklarını bu şekilde öğrenmiş oldum, doğrusu çok hoş bir süprizdi. Okumak için heyecanlandım. Hemen basladıysam da araya birşeyler girdi, okuyamadım, iki ay sonra ise kitaba ikinci bir başlangıç yaptim. Ve 300 sayfa iki günde bitti. Oldukça güçlü bir girişi var ve daha ilk sayfada okurum ilgisini yüksek bir seviyeye çeken bir hikaye ile karşılaşıyoruz. O ilgi son sayfaya kadar hiç eksilmiyor. Kitap akıp giden cinsten ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan oluyor. En azından benim için böyle oldu. Yüksek bir ilgiyle giriş yaptığım kitap kurgusu ile üç ayrı zamanda ilerleyen yapısıyla oldukça başarılı. İzmir İstanbul ve Ankara'ya ve o üç farklı zamana gidip geliyoruz. Roman kurgusal olarak bu gidiş gelişler nedeniyle okurla bağını hiç koparmiyor. Üstelik roman boyunca size bir de şarkılar eşlik ediyor. (Karakterlerin sevdiği bu sarkilardan liste de yapmayı düşündüm ben. )
Doğrusu tahmin edilmesi zor bir şekilde romandaki düğüm çözülürken okur olaylarin düşündügü gibi ilerlemedigini görüyor. Yazar ustalıkla bir yerde okuru uyutuyor okudukça olayların nasıl sonlanacagina dair guclu bir tahminiz oluşuyorsa da olaylar düşümug şekilde ilerlemiyor ve kitap farklı bir şekilde bağlanıyor.
En önemlisi fazla kelimesi olmayan, okuru yormayan, canlı karakterlerine kolayca bağ