Tüm bu tablolardan anlaşılan şudur:
İslam dünya genelinde 1970'ten bugüne kadar en hızlı ya vilan dindir. 2010-2050 arasında orantısal olarak yayılması beklenen tek dindir.
Kontrolsüz nüfus artışı fosil enerji kaynaklarının tükenmeye başlaması son 60 yılda gıda için sulanan Toprak miktarının 4 katına çıkması su kaynaklarının %70'inin bu toprakların sulamasında kullanılıyor olması ve sürekli devam eden bir tüketim hali dünya için tedbirler almayı mecbur kılmaktadır.
Artan nüfus Japonya ve Güney Kore haricinde genellikle Doğu toplumlarında gerçekleşmiş ve bu aşırı nüfus ise çalışan insanların düşük ücret almasını kadınların da iş yaşamına dahil olmasıyla yüksek işsizlik rakamlarını ve yüksek oranlarda sınır ötesi göçleri de beraberinde getirmiştir.
Aslına bakılırsa nüfus sorunu bile kültürel bir problemdir ve toplumların eğitim düzeyleri arttıkça bireyler medeniyete uyum sağladıkça bu artış hızı da azalacaktır.
2050'de dünya için beklenen nüfus 9-10 milyar arasındadır ve bu sayıda denge bulacağını iddia eden sosyal bilimcilerde vardır.
Peki son 60 yılda neredeyse 3 katına çıkan nüfus ortalama yaşam süresi artmışken tıp gelişmiş gıda sorunu endüstriyel tarımla çözümlenmiş ve ortada Büyük bir savaş ihtimali bile yokken ve nüfus olarak sürekli artıyor olmayı kültürel alışkanlıkları haline getirmiş Bu kadar Ulus varken nasıl olacak da kalan sürede sadece 2 milyar artacaktır?
Küreselleşen dünya bir medeniyet projesidir birçok kültür değişime uğramaktadır ve haliyle geçmişten getirdikleri birçok alışkanlık ortadan kalkacaktır kalkmalıdır.
Küreselleşme süreci her ülkeye farklı türden gerçekleri dayatmaktadır ve bütün kültürlerin kendilerine göre artıları ve eksileri vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ANOTHER FALLACIOUS ARGUMENT holds that it will be necessary in the future for aging countries with low fertility rates like those of Europe and North America to import enormous numbers of immigrants to maintain the “dependency ratio”—the ratio of workers to retirees and other dependents, including children. This argument is intuitively plausible—and dead wrong.
How many immigrants would be needed to maintain today’s dependency ratio in the US indefinitely? In 2000, the UN Population Division calculated that in order to maintain the worker-to-retiree ratio in the US, the US would have to increase legal immigration from roughly 1 million a year to 12 million a year, adding more than half a billion additional net immigrants to the US population by 2050.28 Using more recent data, the Center for Immigration Studies has estimated that maintaining the US worker-to-retiree ratio would require increasing immigration fivefold, more than doubling the US population between now and 2060, to 706 million.29 Even worse, in order to maintain a fixed dependency ratio of workers to an ever-growing number of retirees, the US would need to import ever-growing numbers of immigrants until the unsustainable demographic Ponzi scheme collapsed when the rest of the world was depopulated.
Denize ulaşan yıllık 8 milyon ton civarı plastik atığın büyük bölümünün nehirlerle taşındığı görülüyor. En çok atık taşıyan ilk on nehrin de bu yolla denize ulaşan atıkların %90’ını taşıdığı hesaplanıyor. Sadece Chang Jiang Nehri 6.370 kilometre boyunca Çin Halk Cumhuriyeti’nden topladığı yıllık 1,5 milyon ton plastik atığı Sarı Deniz’e ulaştırıyor.15 Şu andaki eğilim devam ederse 2050 yılında denizlerimizde balıktan çok plastik atık olacağı öngörülüyor.