Zihinsel Bir Devrim ve Ruhsal Bir Uyanış: Farklı Düşün İyi Yaşa
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:34
Zihninizin labirentlerin de taze bir rüzgâr estirecek, kelimeleriyle ruhunuza dokunacak ve hayata bakış açınızı kökten değiştirecek enfes bir keşifle karşınızdayım. Mehmet Numan Tanır’ın kaleme aldığı ve İnsan ve Hayat Kitaplığı’ndan çıkan Farklı Düşün İyi Yaşa, sadece sıradan bir kişisel gelişim kitabı değil; zihinsel prangaları kıran, bizi kalıpların dışına davet eden adeta bilge bir pusula. Yazar; "Masa Başı", "Saha" ve "Usuller" başlıklarıyla bizleri muazzam bir zihinsel yolculuğa çıkarırken, modern çağın aceleci kararlarından sıyrılıp derinlemesine odaklanmanın o huzurlu limanına nasıl sığınacağımızı zarafetle fısıldıyor. Tarihin tozlu sayfalarından süzülen ilham verici anekdotlar ve bilimsel gerçeklerle örülü bu satırlar, hayatı sıradanlıktan çıkarıp bir sanat eserine dönüştürmenin gizli formülünü sunuyor. Kitabın en can alıcı noktası ise gelişimi sadece maddiyatta veya zihinsel oyunlarda değil, çok daha derinlerde araması: __"İnsanın asıl kişisel gelişimi, manevi keyfiyete ulaşmasıyla mümkündür." (Sayfa 206)__ Eğer siz de zihninizin kapılarını yeni ufuklara açmak, hayat kalitenizi kalıcı bir estetikle taçlandırmak ve kendinize en entelektüel hediyeyi vermek istiyorsanız, bu kitabı kütüphanenizin başköşesine kurmalı ve hemen bugünden itibaren satırlarında kaybolmalısınız. Hayatıma kattığı eşsiz vizyonla kesinlikle kusursuz bir eser.Puanım: 10 / 10 . #FarklıDüşünİyiYaşa #MehmetNumanTanır Mehmet Numan Tanır #İnsanVeHayatKitaplığı #Kitapİncelemesi #KişiselGelişim #KitapÖnerisi #OkudumBitti #ManeviGelişim #1000Kitap #Goodreads
İnsan ve Duygular
Farklı Düşün İyi YaşaMehmet Numan Tanır · Çamlıca Basım · 202535 okunma
7/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:03
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı: KAPLUMBAĞA GÜNLÜĞÜ Yazar Adı: RUSSELL HOBAN Sayfa Sayısı: 206 Kitap Notum: 10 / 7.5 Kitap İNCELEMEM: Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatır ve bir süre sadece boşluğa bakarsınız. Russell Hoban’ın "Kaplumbağa Günlüğü" tam olarak böyle bir deneyim. Modern insanın o meşhur "kendi kabuğuna çekilme" halini, Londra’nın gri sokaklarında iki yabancının kesişen yalnızlığı üzerinden öyle bir anlatıyor ki, okurken kendi akvaryumunuzun camlarına çarptığınızı hissediyorsunuz. Peki ne anlatıyor bu Kaplumbağa Günlüğü? William ve Neaera... İkisi de orta yaşın o tekinsiz sularında, kalabalıklar içinde yapayalnız iki ruh. Ortak bir takıntıları var: Londra Hayvanat Bahçesi’ndeki o dev deniz kaplumbağalarını özgür bırakmak. Aslında kurtarmaya çalıştıkları o kaplumbağalar mı, yoksa kendi "ikinci el okyanuslarla" doldurulmuş hayatları mı? İşte kitabın can alıcı noktası tam da burası. "Ama artık gitgide deliliğin dünyanın doğal koşulu olduğunu, delilikten başka bir şey beklemenin ise katıksız delilik olduğunu düşünüyorum şahsen." Neden 7.5 / 10? Kitap, sadeliğiyle sizi içine çekiyor; Hoban’ın dili o kadar duru ve keskin ki, her cümle bir neşter gibi ruhunuza dokunuyor. Karakterlerin iç dünyasındaki o melankolik ama bir o kadar da mizahi ton muazzam. Eleştiri kısmına gelecek olursak; hikayenin o sakin, neredeyse durağan ritmi bazen sabrınızı zorlayabiliyor. Olay örgüsünden ziyade içsel bir yolculuğa odaklandığı için, "hadi artık bir şeyler olsun" dediğiniz anlar oluyor. Ayrıca finalin o kadar "sessiz" ve gösterişsiz olması, büyük bir patlama bekleyen okuru biraz eksik hissettirebilir. Ama zaten hayat da böyle değil mi? Büyük devrimler değil, küçük ve sessiz özgürlükler... Eğer siz de kendi okyanusunuzu arıyorsanız, bu naif ama
1000Kitap
Kaplumbağa GünlüğüRussell Hoban · Yedi Yayınları · 202094 okunma
Reklam
Puan vermedi
Bahçıvan Ve Ölüm -206 sayfa Georgi Gospodinov Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe. diye başlayan kitap, yazarın babasının kanser olup, ölümüyle sonuçlanan süreci ve sonrasını anlatıyor. İçine geçmişteki anılarını, anlatılan hikayeleri, hisleri katıyor. Ben kitabı okurken babamı kaybettiğim süreç aklıma geldi. Yazarın babası kanseri ilk kez atlatmasıyla diğerinin arasında on yedi yıl var. Babamın da kalp ameliyatıyla onu pandemi de kaybetmemiz arasında on yedi yıl var. Aradan kaç yıl geçse de sevdiklerini kaybetmek zor. Bu nedenle okuyucuyu duygusal yönden etkileyebilir diye düşünüyorum. Kitaptan doğrudan bir roman beklenmemesi gerekiyor. Belki kitabın arka kapağında yazdığı gibi anı-roman denebilir.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
EL KIZI ORHAN KEMAL 404 SAYFA #Ortakokuma #Okudukbitti Yorum ve görsel sevgili Lider Ersan ablama aittir. Alıntılar ise benden. BİZ ALTIN KIZLAR OKUMA GRUBU: Azime Matlı, Gül Güleryüz, Zeliha Erdoğan Demir, Münevver Geniş, TC Arzu Ortaören, Bahar Esen ve Ben Lider ERŞAN ​Bu ay ORHAN KEMAL... EL KIZI okuduk. ​ORHAN KEMAL... Değerli yazar, bu romanında da toplumsal bir yarayı işaret ediyor. • ​Eşini evde ikinci planda gören bir koca; • ​Kendini evin hakimi gören bir kayınvalide; • ​Eşinin kadın tarafıyla ilgilenen gerisini annesine havale eden bir aile reisi... • ​Susmanın, kabul etmenin çözüm olacağını düşünen ve öyle davranan, • ​Layık olmadığı bir hayata mahkum olan bir eş, bir bahtsız kadın. • ​Üzerine titreyerek büyütülürken bir dosta emanet edilen, hayatının en mutlu döneminde, hayatının en büyük travmasını yaşayan bir erkek evlat. ​Kitabın değerlendirmesinde kimimiz kayınvalideye, kimimiz evin erkeğine, kimimiz kendini bir türlü kabul ettiremeyen gelin Nazan'a kızgındık. ​Zeliha Erdoğan Demir: "Yazarın ağlayarak yazdım dediği bir kitap EL KIZI. İçinde yaşadığı toplumu çok iyi gözlemleyen yazarın diğer kitapları gibi 'El Kızı' da toplumsal ve sosyolojik ögeler barındırıyor, Kabuğunu kırıp bu günlere gelen TC nin bir dönemdeki gerçeklerine ışık tutuyor." Grup olarak Zeliha Erdoğan'ın bu görüşüne katılıyoruz.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Ekolojik yıkımın ortasında çürüyen bağlarda kendini bulma çabası
9/10
·256 syf.·
2026 12. kitabı
Fernanda Trías, 1976’da Montevideo, Uruguay’da doğmuş. Roman yazarı, çevirmen ve çeşitli yayınevlerinde editör/okur olarak görev yapmaktadır. 2004 yılında UNESCO'nun yazarlar için verdiği Aschberg bursunu kazanarak beş yılını Fransa'da geçirmiş. 2006'da BankBoston Vakfı Kültür Ödülü'nü, 2012'de ise New York Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık bursunu kazanmış ve o tarihten bu yana pek çok ödüle layık görülmüş. 2023 yılında, ekolojik temalı bir distopya/bilimkurgu olan "Pembe Çamur (2021)" adlı eserini yayımlamış. Yazarın dilimize yakın zamanda çevrilen bir diğer eseri ise "Çatı Katı (2021)"dır. Onu da mutlaka okumayı düşünüyorum. "Pembe Çamur" tuhaf bir felaketin vurduğu ve sakinlerinin karantinaya mahkûm edildiği bir liman kentinde; aşırı tüketimin yol açtığı atıklar ve kirlilikle kuşatılmış bir dünyanın çözülüşünü anlatan; kıyamet sonrası, tekinsiz ve şiirsel bir metin. Gıdaya ulaşmanın günlük bir mücadeleye dönüştüğü bu dünyada, hayatta kalmak için, hayvan atıklarından üretilen o pembe macunu (etibol), "pembe çamuru", mekanik ve iğrenç gıdayı tüketmek zorunludur. İlginç bir şekilde metin, intihara meyilli yaşam tarzımız üzerine bir tefekkür sunarken, felaketlerin tuhaf estetiğine karşı duyulan marazi bir büyülenmeyi de içinde barındırıyor. Öte yandan, Pembe Çamur'un karakterleri dış dünyadaki felaketten ziyade kendi içsel yıkımlarıyla, geçmişleriyle ve birbirleriyle olan kopuk bağlarıyla şekillenen bir yapıya sahip. "Anlatıcı" yani isimsiz bir kahraman romanın merkezinde yer alıyor, ismini asla öğrenemediğimiz genç bir kadın. Arafta kalmışlıkla mücadele ediyor. Şehri terk etme imkânı olmasına rağmen, geçmişine olan bağlılığı ve içsel ataleti nedeniyle ayrılamıyor. Aynı zamanda bakıcı sorumluluğu taşıyor. Mauro’ya para karşılığı bakıyor, hastanede karantinada kalan eski
Edebiyat
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202647 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 20:09
BAHÇIVAN VE ÖLÜM-GEORGI GOSPODİNOV,206 sayfa Yine ekipçe harika bir kitap okuduk.Ben& Sevilay & Mesut Ayaz Kitabı okumama vesile olan bana hediye gönderen canım,gönüldaşım,sevgidaşım Sevilay’ım tekrar çok teşekkür ediyorum sana.Tabiiii ortak okumalarımızın olmazsa olmazı Mesut…Her okumamıza farklı bir bakış açısı getirir.Farklı bir gözle bakmamızı sağlar.Her ikinize de çok çok teşekkür ediyorum canım arkadaşlarım.Daha sırada çok kitabımız var ortak okunacak 🪏🪏 “Babam bahçıvandı.Şimdi bir bahçe.” Sonu baştan belli olan bir roman.Yani başkahraman kitabın sonunda ölüyor.Yazar bunu daha ilk sayfada söylüyor…Hatta sonunda değil ortasında ölüyor diyor… Ama vefatının öncesini ve sonrasını anlatan tüm hikayelerde o yine hayata dönecek. Çünkü, Guastin’in dediği gibi, geçmişte zaman tek yönlü akmaz… Kitap ölüm hakkında değil, sona eren bir hayat için duyulan hüzün hakkında… 🪏🪏🪏 Bahçıvan ve Ölüm baştan sona yazarın yaşamından bir kesiti, yaşamının en zor süreçlerinden birini, kanser teşhisi konan babasını , tedavi ve ölümü sonrasını ve yaşadığı süreçteki ilişkilerini ve en sonunda yasını anlatıyor. Bahçıvan olan baba, yaşamı boyunca toprağa ve doğaya bağlı bir insan olarak yaşamıştır.Hastalığı ilerledikçe hayat yavaş yavaş hastane odalarına ve anılara sıkışır. Yazar , babasının hastalığıyla mücadele ederken geçmişteki anıları hatırlar: 🫜Bahçede geçen çocukluk anları Babasının doğayla kurduğu ilişki Ailenin gündelik hayatı Bu anılar sayesinde okuyucu, baba ile oğul arasındaki güçlü bağı daha iyi hisseder. Bu anılar, ölümün yaklaşmasıyla daha anlamlı hâle gelir. Bahçıvan figürü burada güçlü bir simgedir. Nasıl ki bahçıvan toprağa tohum eker ve bitkilerin büyümesine yardımcı olursa, insan da yaşam döngüsünün bir
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Reklam
Reklam