8/10
·170 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
Eski ismi Zangirt yeni ismi Bilge olan bir köy. Tarih 04.05.2009 saat 20:30-21:00 civarı.Olay nişan törenin silahla basılması çocuk,kadın(3'ü hamile ) ve erkek 44 kişinin öldürülmesi. Yani kitlesel cinayet kısaca katliam. Bu kitap HEGEM (Hayatboyu Eğitim Gelişim Derneği ) Mardin Raporu. Kapsamlı bir çalışma. Bu konu ile ilgili çeşitli kişi ve kuruluşların görüşüne başvurulduğu gibi başka kuruluşların hazırladığı raporlardan da alıntılar yapılmıştır. Şiddet sosyolojisi türüne yakın olduğunu düşündüğüm bu kapsamlı çalışmayı bu tür alana,konulara ilgi duyanlara öneririm.
Bilge Köyü OlayıAdem Solak · Hegem Yayınları · 20095 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 11. kitabı
Merhaba arkadaşlar... Evet, bu kitabı geçen hafta elime almıştım ancak, yaşadığım sağlık sorunlarından dolayı okumaya pek vakit ayıramadım. Kitabı dün okumaya başladım ama ne yazık ki az önce bitirdim... Ne yazık ki diyorum çünkü kitap o kadar akıcı ve etkileyici ki, açıkçası kitabı bitirmek istemedim... Evet roman, anne ve babası ayrı olan, annesiyle birlikte yaşayan genç Antonio'nun beklenmedik bir anda sebebi belirsiz bir krizi yaşadıktan sonra Antonio'a epilepsi tanısı konulmasıyla başlıyor... Antonio babasıyla, alanında uzman olan bir doktora muayene olmak için Marsilya'ya gidiyor ve romanın akıcılığı da, işte burda başlıyor: farklı gibi görünen ama aynı karektere sahip olan baba ve çocuk arasındaki diyaloglar ile ... Doktor muayeneden sonra durumun geçici olduğunu ancak geçici olduğundan emin olmak için son bir testin yapılması gerektiğini söylüyor... Evet arkadaşlar, incelemenin tam burasıydayken -21.05.2026/18:05- çalan telefonla kötü bir haber geldi -teyzem vefat etmişti-, teyzemin vefatına inanmayarak şok içinde yazmayı bırakmak zorunda kaldım... Hala kabullenemiyordum o ayrı ama şimdi, bu saatte incelemeye dewam etmek istiyorum... Çünkü Antonio ve babası arasındaki yıllar içinde uzayıp giden o buz gibi soğuk mesafe, doktorun tanıyı belirlemek için şart koştuğu "2 günlük uyanık kalma" testiyle son buldu... Antonia önyargı ile eleştirdiği, aslında tanımadığı babasını, 'gerçekten' tanımaya başladı; babasının sıcaklığını, samimiyetini, sanat ruhunu ve en önemlisini sevgisini, evet sonsuz evlat sevgisini hissederek... Evet yazar, bir baba ile oğul arasında geçen yolculuğu ve o yolculukta başlarına gelen olayları anlatırken, aslında hayatın en derin meselelerine dokunuyor: korkular, seçimler, büyümek ve kendinle yüzleşmek gibi… Saatler ilerledikçe yapılan
Hayata Dair
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,072 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
İlelebet Cumhuriyet
10/10
·264 syf.·
2025 34. kitabı
"Bazı kişilerle hiç karşılaşmamış olsanız da oldukça iyi tanırsınız. Hani bir darbımesel vardır, 'Köroğlu gelmeden namı gelir.' denir; işte Orkun Özeller öyle biridir. Kendisini görmeden namını bilenlerdenim." Bu sözler Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'a ait. Ve bu yorumunda hislerimiz tamamen ortak. Onu "Amerika'nın verdiği madalyayı almayan şerefli komutan" olarak tanıyanlar çoksa da ben Orkun komutanımı sosyal medyadaki paylaşımlarıyla tanımıştım. Sanki fikirlerimi her seferinde yazılı olarak okuyor ya da dinliyor gibi hissediyordum onun paylaşımlarını gördüğümde. Her seferinde de durup onun yorumlarına kulak kabartmışımdır. Bunlarla beraber tabii kendi kitabını tanıttığını ve fuarlarda imzaladığını gördüm. "Hemen almalıyım" diyerek imza takvimini takip ettim. Ankara'ya geldiğini öğrendim ama imza gününde maalesef orada olamadım, bu yüzden ağabeyimden alması için rica ettim. Sağ olsun, isteğimi kırmadı ve kitabı benim adıma edindi. Komutanımı telefonla dinleme fırsatı buldum. Onun etrafındaki insanların aksine genç bir kız olduğumu öğrenince epey şaşırmış ve saygı duymuştu. Bütün konuşma boyunca gülümsemeden ve heyecanlanmadan edemedim. Bu görüşme benim için çok özel bir anıdır, yüz yüze bile olmamasına rağmen onu çok iyi tanıdığımı hissetmiştim: Hem fikirlerini hem duruşunu hem kalemini... Ona olan büyük saygımdan kitabı için doyurucu bir inceleme yapmalıyım diye düşünüyorum. Bu yüzden bu incelemeye saatlerimi, hatta günlerimi, ayırdım. Umarım inceleme hak ettiği değeri görür diyerek başlıyorum. Öncelikle "İncirlik Ağacı" ismini sorgulamakla başlamak gerek. Kitap 2 bölümden oluşuyor. Birisi -kitabın büyük bir bölümü de oluşturan- İncirlik Üssü (güncel ve tam adıyla 10. Ana Jet Üs Komutanlığı), diğeri de sığınmacılar. İncirlik Üssü ve "ocağa incir ağacı dikmek"
Siyaset
İncirlik AğacıOrkun Özeller · Nergiz Yayınları · 2024134 okunma
Oğuz Kağan Destanı
Puan vermedi·120 syf.··
2025 48. kitabı
Bildiğiniz üzere milletlerin en eski kültür hazinelerinden biri destanlardır. Türk tarihi de şükür ki; bu türün bolluğuyla dikkat çekiyor. Oğuz Kağan Destanı da en önemli anlatılarımızın başını çekiyor. Çocukluk çağındayken masal olarak algılanarak okunacak bu destanı, biraz büyüdüğümüzde tarihi bir metin olarak algılamaya başlayacağız. Fakat yaşın ve yaşamın getirdiği olgunluğa eğer birazcık kültür ve mantık ekleyebilirsek destanların ne tarihi bir belge, ne de masal olmadığını görürüz. Destanlar, ait oldukları topluluğun yaşayış, inanç ve mitlerinin derlenerek o milletin özünü ortaya koyan yüzlerce yıllık bir birikimin verimleridir. Oğuz Kağan Destanı da bünyesinde barındırdığı birçok gerçeküstü durumun yanı sıra bize bu yüzlerce, hatta belki de binlerce yıllık özü sunduğu için kıymet biçilemez bir birikimdir. Tarihinde 16 büyük devlet kurmuş Türk milletinin bu şanlı destanını okurken aklıma Cemil Meriç'in mısraları geldi: "Kıtaları ipek kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar…" Ne alakası var diyenler için destanımızın bana bu çağrışımı yaptıran kısmını da yazayım: "Ben sizlere oldum kağan Alalım yay ile kalkan Nişan olsun bize buyan Bozkurt olsun bize uran Av yerinde yürüsün kulan Daha deniz, daha müren Güneş, bayrak, gök, kurıkan" Kendilerine güneşi bayrak, göğü de çadır yapmak isteyen bir milletin destanı Oğuz Kağan! Her cümlesi özgür ve avcı ruhlu bozkır insanının türküsü gibi adeta. İlkokul sıralarındayken eminim ki herkes okumuştur ama sanırım olgunluk devrinde tekrar okuyarak yeni çıkarımlar yapmak ve mitlerimizi tekrar anımsayarak büyülü mazimiz üzerine derin düşüncelere dalmak keyifli olur kanaatimce. Kitapla ve sağlıcakla kalın... A.Kadir UYSAL - 21.05.2025
Oğuz Kağan DestanıKolektif · Kapı Yayınları · 202256 okunma