Sence en büyük zaman kaybı nedir kendini başkalarıyla karşılaştırmak dedi köstebek
“İşin doğrusu hep resim olsun istiyorum, birer ada gibiler, sözcüklerin denizinde onlara sığınabiliriz.” (s.8)
“Tilki genellikle sessiz ve hayat onu incittiği için temkinli.” (s.9)
“Maceraları baharda, bir an kar yağarken öbür an güneşin çıktığı bir zamanda geçiyor, hayat da biraz böyle – bir anda değişebiliyor.” (s.10)
“‘Aslında herkes el yordamıyla ilerliyor.’ O yüzden ben derim ki kanatlarınızı açın ve hayallerinizin peşinden gidin.” (s.11)
“‘Başarı ne sence?’ diye sordu çocuk.
‘Sevmek,’ dedi köstebek.” (s.19)
“‘Çok sevdiğin bir söz var mı?’ diye sordu çocuk.Evet,’ dedi köstebek.Neymiş?’
‘Başta başaramazsan biraz pasta ye.’
‘Anladım, işe yarıyor mı peki?’
‘Her seferinde.'” (s.21)
“‘Sence en büyük zaman kaybı nedir?’
‘Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,’ dedi köstebek.” (s.24)
“‘Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?'” (s.25)
“‘Tanıdığım yaşlı köstebeklerin çoğu, keşke korkularımızı daha az dinleseydik, hayallerimize daha çok kulak verseydik diyor.'” (s.27)
“‘Daha az korksak nasıl olurduk bir düşünsene.'” (s.29)
“‘Sahip olduğumuz en büyük özgürlüklerden biri, olaylara nasıl tepki verdiğimiz.'” (s.35)
“‘Anda nasıl yaşanacağını öğrendim.’
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki,
2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.
3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?
4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.
5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar.
7. Göz şimşek çaktığında,
8. Ay tutulduğunda,
9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde,
10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?"
11. Hayır, yok sığınacak yer!
12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.
13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.
14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
İİnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz; Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat ise, işte katlayanlar onlardır.”
1914-18 arasındaki 1.Dünya Savaşı’na hazırlayan gelişmeler, hiç şüphe yok “ blokların çatışması” dediğimiz, 1904-1914 arasındaki gelişmelerdir.
Milletlerarası politikaya yepyeni biri yapılanma getiren 1939-45 2. Dünya Savaşı ise, 1. Dünya Savaşı’nı sona erdiren barış antlaşmalarının yarattığı dengesizliklerin sonucu olduğu kadar, özellikle 1933-39 arasındaki gerginlik ve gelişmelerinde bir eseri olmuştur.
1990-91’den itibaren, dünyanın yeni bir yapılanma kazanmaya başladığını ise artık hiç kimse inkar etmiyor. 21. yüzyıla girerken, dünyanın yepyeni bir yapılanma yolunda ilerlediği gerçeği ise, herkesin kabulü olmuştur. Tabi, bu yapılanma henüz kesin şeklini almamıştır ve şu anda da bir oluşumun içinde bulunuyoruz. Fakat bu oluşumun, bu yeni yapılanma sürecinin başlangıcını ise, 1980-90 arası gelişmeleri teşkil eder. Bu gelişmeler, “ bugün”ü doğurmuştur.
1980-90 arası milletler arası politika gelişmelerinin iki ağırlık noktası vardır. Bunlar, Orta Doğu bölgesi ile, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasına ve dağılmasına varan Sovyet Rusya gelişmeleridir.